Üniversite Hastanesinde Malpraktis Sorumluluğu

Üniversite hastanesi malpraktis hukuki sorumluluk malpraktis sorumluluğu

Üniversite hastaneleri, hem ileri düzey sağlık hizmetlerinin sunulduğu hem de tıp eğitiminin ve bilimsel araştırmaların yürütüldüğü karmaşık kurumlardır. Bu hastanelerde meydana gelen tıbbi uygulama hataları (malpraktis), hem hasta hakları hem de hekimlerin hukuki sorumluluğu bakımından özel bir hukuki rejim gerektirir. Üniversite hastanesinde malpraktis sorumluluğu değerlendirilirken, öncelikle ilgili hastanenin devlet üniversitesi mi yoksa vakıf üniversitesi mi olduğunun doğru tespit edilmesi şarttır.

Üniversite Hastanelerinin Hukuki Statüsü ve Sorumluluk Rejimi

Sağlık hukukunda malpraktis davalarının hangi yargı kolunda ve kimin aleyhine açılacağını belirleyen temel unsur, hizmetin verildiği kurumun hukuki yapısıdır. Türkiye’deki üniversite hastaneleri iki ana gruba ayrılır:

  • Devlet Üniversitesi Hastaneleri: İdari hukuk tüzel kişiliğine sahip kamu kurumlarıdır. Buralarda görev yapan öğretim üyeleri, uzman hekimler ve asistan hekimler kamu görevlisi statüsündedir.
  • Vakıf Üniversitesi Hastaneleri: Özel hukuk hükümlerine tabi olan, tacir veya özel kuruluş niteliğindeki yapılardır.

Devlet Üniversitesi Hastanelerinde Malpraktis Davaları

Devlet üniversitesi hastanelerinde gerçekleşen tıbbi müdahale hatalarında kamu hukuku kuralları uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 129. maddesinin 5. fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları doğrudan hekime veya sağlık personeline açılamaz. Dava, doğrudan ilgili idareye (Üniversite Rektörlüğüne) yöneltilmelidir.

İdari Dava Süreci ve Hizmet Kusuru

Devlet üniversitesi hastanesindeki hatalı tıbbi uygulama nedeniyle zarar gören hastaların izlemesi gereken süreç şu şekildedir:

  • Zorunlu İdari Ön Başvuru: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 13 uyarınca, İdare Mahkemesinde dava açılmadan önce zararın tazmin edilmesi talebiyle ilgili Üniversite Rektörlüğüne yazılı başvuru yapılması zorunludur.
  • Tam Yargı Davası: İdarenin başvuruyu reddetmesi veya kanuni süresi içinde yanıt vermemesi durumunda, yetkili İdare Mahkemesinde idare aleyhine “tam yargı davası” (tazminat davası) açılır.
  • Hizmet Kusuru İlkesi: İdare, sunduğu sağlık hizmetinin organizasyonundaki eksiklikler, personelin bilgi/beceri yetersizliği veya denetim yükümlülüğünün ihlali nedeniyle “hizmet kusuru” esasına göre maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü tutulur.
  • Rücu Mekanizması: İdare, ödediği tazminatı, tıbbi hatada kastı veya ağır kusuru bulunan hekime mevzuat sınırları dahilinde rücu edebilir.

Vakıf Üniversitesi Hastanelerinde Malpraktis Sorumluluğu

Vakıf üniversitesi hastaneleri özel hukuk tüzel kişisi sayıldığından, buralarda gerçekleşen malpraktis vakaları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde değerlendirilir. Hasta ile vakıf üniversitesi hastanesi arasındaki hukuki ilişki genel olarak vekalet veya hizmet sözleşmesi niteliğindedir.

Vakıf üniversitelerinde zarar gören hasta veya hasta yakınları, Tüketici Mahkemelerinde (veya duruma göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde) hem müdahaleyi yapan hekime hem de vakıf üniversitesi tüzel kişiliğine karşı birlikte veya ayrı ayrı tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Malpraktis ve Komplikasyon Ayırımı

Yargıtay ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında açıkça vurgulandığı üzere, bir tıbbi müdahale sonucunda istenmeyen bir durumun ortaya çıkması tek başına malpraktis varlığını göstermez. Tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun hareket edilmesine rağmen önlenemeyen riskler komplikasyon olarak kabul edilir.

Hukuki sorumluluğun doğabilmesi için şu koşulların varlığı aranır:

  • Tıbbi Standart İhlali: Hekim veya sağlık personelinin özen ve dikkat yükümlülüğünü ihlal etmiş olması.
  • Aydınlatılmış Onam Eksikliği: Hastaya işlem öncesinde riskler, alternatif tedavi yöntemleri ve olası sonuçlar hakkında usulüne uygun bilgilendirme yapılmamış olması. Aydınlatılmış onam alınmadan yapılan müdahaleler, komplikasyon gelişse dahi hekimin ve idarenin sorumluluğunu doğurabilir.
  • Nedensellik Bağı: Hatalı uygulama ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisinin bulunması.

Zamanaşımı Süreleri

Devlet üniversitelerine karşı açılacak idari davalarda zamanaşımı, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıldır. Vakıf üniversitelerine karşı açılacak özel hukuk davalarında ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil veya sözleşmeye aykırılığa ilişkin zamanaşımı hükümleri esas alınır.

Değerlendirme

Üniversite hastanelerinde karşılaşılan tıbbi uygulama hataları; idare hukuku, borçlar hukuku ve tıp etiğinin birlikte değerlendirilmesi gereken hassas süreçlerdir. Hak kayıplarının önüne geçilebilmesi ve sürecin doğru yönetilebilmesi adına, hem hastaların hem de hekimlerin idari ve adli yargı mercilerinin yerleşik içtihatları doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

Üniversite hastanesi malpraktis hukuki sorumluluk
Anahtar Kelime : malpraktis sorumluluğu

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız