Kamu Hastanesinde Malpraktis Nedeniyle Tam Yargı Davası: Görevli ve Yetkili Mahkeme, Dava Yolu
Sağlık hizmetlerinin kamu kurumlarında sunulması sırasında yaşanan tıbbi uygulama hataları, yani malpraktis iddiaları, hastalar ile hekimler açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Hastaların uğradığı zararın tazmini için başvurulacak yol, olayın gerçekleştiği kurumun kamu veya özel sektör olmasına göre farklılık göstermektedir. Bu yazıda, kamu hastanelerinde meydana gelen malpraktis iddialarında izlenecek dava süreci, görevli ve yetkili mahkemelerin belirlenmesi temelinde açıklanmaktadır.
Malpraktis ve Sorumluluk Türleri
Malpraktis, hekimin bilgi, deneyim veya dikkat eksikliği gibi nedenlerle tıbbi standartlara aykırı biçimde hareket etmesi ve bu nedenle hastanın zarar görmesidir. Kamu hastanelerinde çalışan sağlık personelinin görevlerini yerine getirirken neden olduğu zararlar, idarenin hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir. Bu durum, Türk Borçlar Kanunu’nda belirtildiği üzere (6098 s. TBK m.49), haksız fiil sorumluluğu ile karıştırılmamalıdır.
Kamu Hastanesinde Malpraktis Davalarında Dava Yolu
Kamu hastanesinde görevli bir hekimin sebep olduğu iddia edilen zarardan dolayı, doğrudan hekime karşı adli yargıda dava açılamaz. Bu tür durumlarda zararın tazmini için idareye, yani hastanenin bağlı olduğu kamu kurumuna (örneğin Sağlık Bakanlığı’na) karşı tam yargı davası açılması gerekmektedir.
- Davacı, öncelikle ilgili idareye yazılı başvuruda bulunur ve zararının giderilmesini talep eder.
- İdare üç ay içinde bir cevap vermezse veya talep reddedilirse, ret cevabının tebliğinden ya da sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde idari yargıya başvuru hakkı doğar.
- Bu dava, tazminat davası olup maddi ve manevi zararlar için istenebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kamu hastanelerinden kaynaklanan malpraktis iddialarında görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Adli yargıya değil, idari yargıya başvurulması gereklidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, kamu görevlilerinin hizmet kusurundan kaynaklanan zararların tazmini amacıyla açılacak davalarda adli yargı değil idari yargı görevli kabul edilmektedir.
Yetkili mahkeme ise, zarara neden olan işlemin yapıldığı kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Örneğin, zarar Ankara’daki bir kamu hastanesinde gerçekleştiyse, yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemesi olacaktır.
Yargıtay ve İdari Yargı İçtihatları
Yargıtay’ın ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında, kamu hastanelerinde meydana gelen zararlarda idarenin hizmet kusurunun idare mahkemelerinde tam yargı davası yoluyla ileri sürülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hasta ya da hasta yakını, zararın tazmini için doğrudan idareye ve idare mahkemesine başvurmalıdır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin hak arama hürriyetini ve etkin başvuru yollarını vurgulayan kararları da bu süreci desteklemektedir.
Dava Sürecinin Özeti: Adımlar
- Kamu hastanesinde zarara uğrayan kişi, önce ilgili idareye başvurur ve zararının karşılanmasını talep eder.
- İdarenin olumsuz veya hiç cevap vermemesi durumunda idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.
- Dava dilekçesine, zararı ve malpraktis iddiasını ispatlayacak tıbbi belgeler ve bilirkişi raporları eklenmelidir.
- Mahkeme, olayda hizmet kusuru olup olmadığını inceleyerek maddi ve/veya manevi tazminata hükmedebilir.
Sonuç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kamu hastanesinde malpraktis iddiası ile zarar gören hastaların, tazminat talebinde bulunmak için izlemesi gereken yol, başvuru öncesi idareye müracaat ve sonrasında idare mahkemesinde tam yargı davası açmaktır. Dava yolunun ve sürelerin doğru takip edilmesi büyük önem taşır. Hekimler ve hastalar, dava sürecine ilişkin detayları, mevcut mevzuatı ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarını göz önünde bulundurmalıdır.

Anahtar Kelime : malpraktis davası sağlık hukuku

