Tam Yargı Davası Doktor Hatası Tazminat: Görevli–yetkili Mahkeme Ve Dava Yolu Rehberi İzmir

Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu

Tıbbi malpraktis, yani halk arasında bilinen adıyla doktor hatası, bir hekimin veya sağlık kuruluşunun teşhis, tedavi veya bakım sürecinde standart uygulamalara aykırı, hatalı veya ihmalkâr bir eylemde bulunması sonucu hastanın zarara uğraması durumudur. Bu gibi durumlarda, zarar gören hastaların veya yakınlarının maddi ve manevi zararlarının karşılanması için açtıkları davalara “tam yargı davası” denir. İzmir özelinde bu sürecin nasıl işlediği, hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu, hem hastalar hem de hekimler için büyük önem taşımaktadır.

Doktor Hatası Kaynaklı Tazminat Davalarında Hukuki Dayanak Nedir?

Doktor hatası nedeniyle açılan tazminat davalarının hukuki temeli, zarara uğranılan sağlık kuruluşunun niteliğine göre değişmektedir. Temel olarak, özel sağlık kuruluşlarına karşı açılan davalar Borçlar Kanunu’ndaki “haksız fiil” veya “sözleşmeye aykırılık” hükümlerine dayanırken, kamu hastanelerine karşı açılan davalar idare hukukunun “hizmet kusuru” ilkesine dayanır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, hekimin mesleki standartlara uygun, özenli ve dikkatli bir tedavi uygulaması beklenir. Bu özen yükümlülüğünün ihlali, tazminat sorumluluğunu doğurabilir.

Görevli Mahkeme: Hangi Mahkemede Dava Açılmalıdır?

Doktor hatası nedeniyle tam yargı davası açarken en kritik adımlardan biri, doğru mahkemeyi belirlemektir. Görevli mahkeme, tıbbi hatanın gerçekleştiği sağlık kuruluşunun statüsüne göre belirlenir.

1. Kamu Hastaneleri ve Üniversite Hastaneleri

Devlet hastaneleri, şehir hastaneleri, araştırma hastaneleri ve devlet veya vakıf üniversitelerine bağlı tıp fakültesi hastaneleri gibi kamu kurumu niteliğindeki sağlık kuruluşlarında gerçekleşen doktor hatalarında görevli mahkeme İdare Mahkemeleridir. Bu kurumlara karşı açılacak dava, idarenin hizmet kusuruna dayanan bir tam yargı davası niteliğindedir. Anayasa gereği, memur statüsündeki hekime doğrudan dava açılamaz; dava, hizmetin yürütücüsü olan ilgili idareye (örneğin Sağlık Bakanlığı veya ilgili üniversite rektörlüğü) karşı açılır.

2. Özel Hastaneler, Tıp Merkezleri ve Muayenehaneler

Özel bir hastane, poliklinik, tıp merkezi veya bağımsız bir hekimin muayenehanesinde gerçekleşen tıbbi hatalarda ise görevli mahkeme adli yargıdır. Bu tür davalarda hasta ile sağlık kuruluşu/hekim arasındaki ilişki, bir tüketici işlemi olarak kabul edildiğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Eğer bir Tüketici Mahkemesi bulunmuyorsa, dava Asliye Hukuk Mahkemesi’nde “Tüketici Mahkemesi sıfatıyla” açılır.

Yetkili Mahkeme: Dava Nerede Açılmalıdır?

Görevli mahkemenin belirlenmesinin ardından, davanın coğrafi olarak nerede açılacağını ifade eden yetkili mahkemenin de doğru saptanması gerekir.

  • İdare Mahkemelerinde (Kamu Hastaneleri): Kamu hastanelerine karşı açılacak tam yargı davalarında genel yetkili mahkeme, zarara yol açan idari eylemin (tıbbi müdahalenin) yapıldığı yerdeki idare mahkemesidir.
  • Tüketici Mahkemelerinde (Özel Hastaneler): Özel sağlık kuruluşlarına karşı açılacak davalarda yetki konusunda hastaya daha geniş seçimlik haklar tanınmıştır. Dava;
    • Davalının (hastane veya doktorun) yerleşim yerindeki,
    • Sözleşmenin ifa edildiği, yani tıbbi müdahalenin yapıldığı yerdeki,
    • Davacının (hastanın) kendi yerleşim yerindeki Tüketici Mahkemesi’nde açılabilir.

İzmir’de Dava Süreci Nasıl İşler?

İzmir’de bir kamu hastanesinde yaşanan doktor hatası için dava, İzmir İdare Mahkemelerinde açılmalıdır. Süreç, zararın öğrenilmesinden itibaren belirli sürelere tabidir ve dava açmadan önce ilgili kamu kurumuna yazılı bir başvuru yaparak zararın tazmininin talep edilmesi zorunludur. İdarenin bu talebi reddetmesi veya 60 gün içinde cevap vermemesi halinde tam yargı davası açma hakkı doğar.

Eğer tıbbi hata İzmir’deki özel bir hastanede gerçekleşmişse, dava İzmir Tüketici Mahkemelerinde açılacaktır. Özel hastanelere karşı açılan davalarda, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmaktadır.

Her iki durumda da, dava sürecinde mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından oluşturulan bilirkişi heyetlerinden tıbbi hatanın olup olmadığına dair rapor alınması esastır. Bu raporlar, davanın sonucunu belirlemede kilit rol oynar.

“`
Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu
Anahtar Kelime : saglikhukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız