Yetkisiz Estetik İşlem Dava: Disiplin Süreci, Yaptırımlar Ve Dava Etkisi İzmir

Sağlık hukuku estetik işlem dava

İzmir, estetik ve sağlık turizmi alanında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Ancak bu popülerlik, yetkisiz kişiler tarafından veya bir hekimin uzmanlık alanı dışında yapılan estetik işlemlerden kaynaklanan mağduriyetleri de beraberinde getirmektedir. Yetkisiz veya uzmanlık alanı dışında yapılan estetik işlemler, hastalar için ciddi sağlık riskleri oluştururken, bu işlemi gerçekleştiren hekimler açısından ise hem hukuki hem de mesleki disiplin sorumluluğunu doğurmaktadır. Bu yazıda, İzmir özelinde yetkisiz estetik işlemlerin disiplin süreçleri, olası yaptırımlar ve bu sürecin tazminat davalarına olan etkisi ele alınacaktır.

Yetkisiz Estetik İşlem ve Hekimin Sorumluluğu

Tıp mesleğini icra etme yetkisi, ilgili kanunlar çerçevesinde tıp fakültesinden mezun olan ve diploması Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edilen hekimlere aittir. Ancak her hekimin her türlü tıbbi müdahaleyi yapma yetkisi bulunmamaktadır. Özellikle cerrahi nitelik taşıyan estetik operasyonlar gibi özellikli işlemler, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’ne göre ilgili alanda uzmanlık eğitimi almış hekimler tarafından yapılmalıdır. Bir hekimin, kendi uzmanlık alanı dışında kalan bir estetik müdahaleyi gerçekleştirmesi, “yetkisiz işlem” olarak kabul edilir ve bu durum hekimin hem hukuki hem de disiplin sorumluluğunu gündeme getirir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, estetik amaçlı tıbbi müdahaleler, hukuki olarak “eser sözleşmesi” niteliğindedir. Bu, hekimin yalnızca gerekli özeni göstermekle yükümlü olmadığı, aynı zamanda hastanın beklentileri doğrultusunda belirli bir sonucu (estetik görünümü) taahhüt ettiği anlamına gelir. Yetkisiz bir şekilde yapılan işlemde istenmeyen bir sonuç ortaya çıktığında, hekimin bu taahhüdünü yerine getiremediği kabul edilir ve bu durum, tazminat sorumluluğunun temelini oluşturur.

İlgili Mevzuat ve Disiplin Süreci

Hekimlerin mesleki faaliyetlerinden doğan disiplin sorumluluğu, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmektedir. Yetkisi veya yeterliliği olmadığı halde estetik işlem yapan bir hekim hakkında, hasta şikayeti veya durumun başka bir yolla öğrenilmesi üzerine ilgili Tabip Odası tarafından disiplin soruşturması başlatılır.

Disiplin soruşturması süreci genel olarak şu adımları içerir:

  • Şikayet ve Ön İnceleme: Mağdur hasta veya durumdan haberdar olanlar, İzmir Tabip Odası’na şikayette bulunabilir. Yönetim kurulu, şikayeti inceleyerek soruşturma açılıp açılmayacağına karar verir.
  • Soruşturma: Yönetim kurulu tarafından bir soruşturmacı atanır. Soruşturmacı, tarafların ifadelerini alır, tıbbi kayıtları inceler ve gerekli diğer delilleri toplar.
  • Onur Kurulu’na Sevk: Soruşturma dosyası tamamlandıktan sonra, hekimin disiplin suçu işlediğine dair yeterli kanıt bulunursa dosya, karar verilmek üzere Tabip Odası Onur Kurulu’na sevk edilir.
  • Karar: Onur Kurulu, dosyayı inceleyerek hekim hakkında disiplin cezası verilip verilmeyeceğine karar verir. Verilen kararlar, TTB Yüksek Onur Kurulu’nun onayı ile kesinleşebilir.

Uygulanabilecek Disiplin Yaptırımları

Yetkisiz veya tıp kurallarına aykırı estetik işlem yaptığı tespit edilen hekimlere, eylemin ağırlığına göre Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’nde belirtilen çeşitli cezalar verilebilir. Bu cezalar şunlardır:

  • Uyarma Cezası: Hekimin mesleki davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
  • Para Cezası: Kanunda belirtilen sınırlar dahilinde idari para cezası uygulanmasıdır.
  • Geçici Olarak Meslekten Men: Hekimin, belirli bir süre boyunca (genellikle 15 günden 6 aya kadar) mesleğini icra etmekten alıkonulmasıdır.
  • Oda Bölgesinde Çalışmaktan Men: Daha ağır vakalarda gündeme gelebilen bir yaptırımdır.

Bu disiplin cezaları, hekimin siciline işlenir ve mesleki kariyerini olumsuz etkiler.

Disiplin Sürecinin Tazminat Davasına Etkisi

Disiplin soruşturması ve sonucunda verilen bir ceza, hekim aleyhine açılacak maddi ve manevi tazminat davası için önemli bir delil niteliği taşır. Tabip Odası Onur Kurulu tarafından hekimin kusurlu bulunduğuna dair verilen bir karar, hukuk mahkemesinde hâkimin kanaatini büyük ölçüde etkileyebilir. Çünkü bu karar, meslektaşlarından oluşan bir kurulun, yapılan işlemin tıp kurallarına ve meslek etiğine aykırı olduğunu tespit ettiği anlamına gelir.

Hasta, disiplin süreci devam ederken veya sonuçlandıktan sonra, Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil veya eser sözleşmesine aykırılık hükümlerine dayanarak tazminat davası açabilir. Bu davada hasta; hatalı işlem nedeniyle yapılan masrafları, tedavi giderlerini, iş gücü kaybını maddi tazminat olarak; yaşadığı acı, elem ve ıstırap için ise manevi tazminat talep edebilir. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre estetik operasyonlar bir “eser sözleşmesi” olduğundan, hekimin vaat ettiği sonucu gerçekleştirememesi, tek başına kusurlu kabul edilmesi için yeterlidir. Disiplin kurulu kararı, bu kusurun ispatını kolaylaştıran güçlü bir delil olacaktır.

Sonuç olarak, İzmir’de veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde yetkisiz estetik işlem mağduru olan hastaların, haklarını hem mesleki disiplin hukuku hem de özel hukuk yollarıyla aramaları mümkündür. Sürecin karmaşıklığı ve teknik detayları nedeniyle, bu alanda uzman bir sağlık hukuku avukatından destek almak, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Sağlık hukuku estetik işlem dava
Anahtar Kelime : yetkisiz estetik işlem

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız