Eczacılar, sağlık sisteminin en önemli ve ulaşılabilir danışmanlarından biridir. İlaçların doğru ve güvenli bir şekilde hastalara ulaştırılmasında kritik bir role sahiptirler. Ancak, bu önemli görev beraberinde büyük bir sorumluluk da getirmektedir. Eczacının mesleki faaliyeti sırasında yaptığı bir hata, hastanın sağlığı üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu gibi durumlarda, hastanın maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için “Eczacı Hatası Tazminat Davası” gündeme gelmektedir.
Eczacı Hatasının (Malpraktis) Hukuki Dayanağı Nedir?
Eczacının hukuki sorumluluğu, temel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanmaktadır. Eczacı ile hasta arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu kabul edilir. Eczacının, bu hizmeti sunarken mesleğinin gerektirdiği özeni gösterme yükümlülüğü vardır. Bu özen yükümlülüğünün ihlali sonucu bir zarar meydana gelirse, eczacının tazminat sorumluluğu doğar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da eczacının “yüksek özen” borcu altında olduğu ve bu borca aykırı davranışlarının sonuçlarından sorumlu tutulacağı sıklıkla vurgulanmaktadır.
Tazminat Davasına Yol Açabilecek Eczacı Hataları Nelerdir?
Uygulamada, tazminat davalarına en sık konu olan eczacı hataları şunlardır:
- Yanlış İlaç Verilmesi: Reçetede yazan ilaç yerine başka bir ilacın hastaya verilmesi en yaygın hata türüdür. Bu durum, hastanın tedavisinin aksamasına, hastalığının ilerlemesine veya beklenmedik yan etkilerle karşılaşmasına neden olabilir.
- Yanlış Dozda İlaç Verilmesi: İlacın, hekimin belirttiği dozdan farklı bir dozda hazırlanması veya hastaya o şekilde sunulması ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
- Aydınlatma Yükümlülüğünün İhlali: Eczacının, verdiği ilacın nasıl kullanılacağı, olası yan etkileri, saklama koşulları gibi konularda hastayı yeterince bilgilendirmemesi de bir sorumluluk nedenidir. Özellikle reçetesiz satılan ilaçlarda bu yükümlülük daha da önem kazanır.
- Miadı Geçmiş İlaç Verilmesi: Kullanım süresi dolmuş bir ilacın hastaya verilmesi, ilacın etkinliğini yitirmesine veya hastaya zarar vermesine neden olabilir.
- İlaçların Uygun Koşullarda Saklanmaması: İlaçların üretici firmanın belirttiği ısı ve nem gibi koşullarda muhafaza edilmemesi, bozulmalarına ve etkinliklerini kaybetmelerine yol açabilir.
Ayrıca, eczacılar, yanlarında çalışan kalfaların veya diğer personelin yaptığı hatalardan da Türk Borçlar Kanunu’nun “Adam Çalıştıranın Sorumluluğu” hükümleri uyarınca müteselsilen sorumludur. Yani hasta, zararının tazmini için doğrudan eczacının kendisine dava açabilir.
Eczacı Hatası Tazminat Davası Süreci Nasıl İşler?
Eczacı hatası nedeniyle zarara uğradığını düşünen bir hasta, öncelikle bu hatayı ve uğradığı zararı ispatlamakla yükümlüdür. Süreç genel olarak şu adımları içerir:
- Delillerin Toplanması: Reçete, verilen ilacın kutusu, fiş veya fatura gibi belgeler, varsa tanık ifadeleri ve zararı gösteren tıbbi raporlar toplanmalıdır.
- Dava Açılması: Toplanan delillerle birlikte, zararın niteliğine göre Tüketici Mahkemeleri veya Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde maddi ve manevi tazminat davası açılır.
- Yargılama ve Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, dava sürecinde genellikle Adli Tıp Kurumu’ndan veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Bu raporda, eczacının bir kusuru olup olmadığı, standart mesleki uygulamaya aykırı davranıp davranmadığı ve meydana gelen zararla eczacının eylemi arasında bir nedensellik (illiyet) bağı bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
- Karar: Mahkeme, bilirkişi raporu ve diğer delilleri değerlendirerek davanın kabulüne veya reddine karar verir. Davanın kabulü halinde, uğranılan zarara göre bir tazminat miktarı belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Eczacı, doktorun reçetede yazdığı muadil (eşdeğer) bir ilacı verirse bu hata sayılır mı?
Hayır, bu durum genellikle bir hata olarak kabul edilmez. Eczacıların, hekim tarafından reçete edilen ilaçla aynı etkin maddeyi içeren, aynı farmasötik forma sahip ve biyoeşdeğerliği kanıtlanmış muadil bir ilacı verme yetkisi bulunmaktadır. Ancak, hekim reçeteye “muadili verilemez” şeklinde bir şerh düşmüşse, eczacı bu talimata uymak zorundadır.
Tazminat davasında ne kadar tazminat alabilirim?
Tazminat miktarı, somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Maddi tazminat, yanlış tedavi nedeniyle yapılan ek tedavi masrafları, hastane giderleri, ilaç paraları ve çalışma gücü kaybından doğan zararları kapsar. Manevi tazminat ise, hastanın çektiği acı, elem, keder ve yaşama sevincindeki azalma gibi manevi zararların karşılığı olarak takdir edilir. Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın ağırlığını ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurur.
Dava açmak için bir süre sınırı var mıdır?
Evet, vardır. Eczacı hatasından kaynaklanan tazminat davaları, haksız fiil hükümlerine tabi olduğundan, zararın ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan, sürenin geçirilmemesi büyük önem taşır.

Anahtar Kelime : eczacı hatası tazminat davası

