Tıbbi teşhis ve tedavi süreçleri, multidisipliner bir yaklaşım gerektirebilir. Hastanın durumunu bütüncül bir şekilde değerlendirmek ve en uygun tedavi yöntemini belirlemek amacıyla, tedaviyi yürüten hekimin (müdavi hekim) farklı bir uzmanlık alanındaki bir hekimden (konsültan hekim) görüş alması “konsültasyon” olarak adlandırılır. Ancak bu süreçte yaşanan gecikmeler, hastanın sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir ve bu durum, “geç konsültasyon” nedeniyle bir tazminat davasının konusunu oluşturabilir.
Geç Konsültasyon Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
Geç konsültasyon, bir hekimin, hastanın tıbbi durumu gerektirdiği halde, başka bir uzman hekimin görüşüne zamanında başvurmaması veya bu başvurunun makul süreyi aşacak şekilde geciktirilmesi durumudur. Bu gecikme, teşhisin gecikmesine, tedavinin yanlış planlanmasına veya gerekli müdahalenin zamanında yapılamamasına neden olarak hastanın zarar görmesine yol açabilir. Bu durum, bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) olarak kabul edilir.
Geç konsültasyon nedeniyle açılacak tazminat davalarının hukuki temeli, hekimin özen yükümlülüğünün ihlaline dayanır. Hekim, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almakla yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, hekimin bu yükümlülüğe aykırı davranarak gerekli konsültasyonu zamanında istememesi, bir kusur olarak değerlendirilmekte ve tazminat sorumluluğunu doğurabilmektedir. Bu sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel hükümlerine dayanmaktadır.
Tazminat Davası Süreci Nasıl İşler?
Geç konsültasyon iddiasıyla bir tazminat davası açılabilmesi için belirli şartların bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu süreç, titiz bir hazırlık ve doğru adımların atılmasını gerektirir.
Dava Şartları Nelerdir?
- Tıbbi Standartlara Aykırılık: Davanın temelini, hekimin tıbbi standartlara aykırı davrandığının ispatı oluşturur. Yani, benzer koşullardaki basiretli bir hekimin, aynı durumda konsültasyon isteyecekken, davalı hekimin bunu yapmadığının veya geç yaptığının ortaya konulması gerekir.
- Zararın Varlığı: Konsültasyonun gecikmesi nedeniyle hastanın maddi (tedavi masrafları, kazanç kaybı vb.) veya manevi (acı, elem, ızdırap vb.) bir zarara uğramış olması şarttır.
- Nedensellik (İlliyet) Bağı: Hastanın uğradığı zarar ile hekimin konsültasyonu geciktirmesi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Başka bir deyişle, zararın, konsültasyonun zamanında yapılması durumunda önlenebileceğinin veya daha hafif atlatılabileceğinin kanıtlanması gerekir.
- Kusur: Hekimin, konsültasyonu geciktirmekte kusurlu olduğunun, yani gerekli özeni göstermediğinin ispatlanması önemlidir.
Süreç Adımları
Dava süreci genellikle şu adımları içerir: Öncelikle hasta veya vekili, dava dilekçesi ve delillerle birlikte yetkili mahkemeye başvurur. Devlet hastanelerindeki uygulamalar için idari yargıda tam yargı davası, özel hastaneler için ise Tüketici Mahkemeleri’nde tazminat davası açılır. Yargılama sırasında mahkeme, Adli Tıp Kurumu’ndan veya üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından bir bilirkişi raporu alınmasına karar verir. Bu rapor, hekimin uygulamasının tıbbi standartlara uygun olup olmadığını, bir kusur bulunup bulunmadığını ve zarar ile eylem arasındaki nedensellik bağını bilimsel olarak değerlendirir. Mahkeme, bu raporu ve diğer delilleri değerlendirerek bir karara varır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Konsültasyonun ne kadar sürede yapılması gerekir?
Acil durumlar dışında konsültasyon talebinin genellikle 24 saat içinde yanıtlanması, tıbbi bir standart olarak kabul edilmektedir. Ancak her vakanın kendi özel koşulları bu süreyi etkileyebilir.
Her gecikme tazminat hakkı doğurur mu?
Hayır. Tazminat sorumluluğunun doğması için gecikmenin bir ihmal veya kusurdan kaynaklanması ve bu gecikme sonucunda hastanın somut bir zarara uğraması gerekmektedir. Tıbbi müdahalelerde öngörülemeyen ve önlenemeyen istenmeyen sonuçlar olan “komplikasyon” durumu ile kusura dayalı “malpraktis” ayrımının yapılması esastır.
Dava açma süresi ne kadardır?
Haksız fiillerde genel zamanaşımı süresi, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak bu süreler, davanın niteliğine göre (örneğin sözleşmesel ilişki olup olmaması) değişiklik gösterebilir.
Hangi deliller önemlidir?
Hasta dosyası, epikriz raporları, konsültasyon notları, tetkik sonuçları, tanık beyanları ve özellikle de alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan raporlar davanın en önemli delillerini oluşturur.

Anahtar Kelime : sağlık hukuku

