Geç Teşhis Tazminat Davası: Kapsam, Süreç Ve Sık Sorulan Sorular

Geç teşhis tazminat davası süreci.

Sağlık hakkı, en temel insan haklarından biridir. Bu hakkın en önemli unsurlarından biri de doğru ve zamanında teşhis almaktır. Ancak ne yazık ki, bazen hekimlerin veya sağlık kuruluşlarının ihmal veya hatası sonucu hastalıklar geç teşhis edilebilmektedir. Geç teşhis, hastanın tedavi şansının azalmasına, hastalığın ilerlemesine, hatta kalıcı sakatlıklara veya ölüme yol açabilen ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu gibi durumlarda, hastaların ve hasta yakınlarının hukuki yollara başvurarak uğradıkları zararların tazminini talep etme hakkı bulunmaktadır.

Geç Teşhis (Tıbbi Malpraktis) Nedir?

Geç teşhis, tıp biliminin güncel standartlarına ve tecrübelere göre, ortalama düzeyde bir hekimin koyması gereken tanıyı zamanında koyamaması ve bu gecikme nedeniyle hastanın zarar görmesi durumudur. Türk Tabipleri Birliği Meslek Etiği Kuralları’nda da belirtildiği gibi, hekimin bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastaya zarar vermesi “hekimliğin kötü uygulanması” (malpraktis) olarak kabul edilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de, teşhis ve tedavi sırasında tıp biliminin standartlarına uygun hareket edilmemesi, hekimin sorumluluğunu doğurur.

Geç Teşhis Tazminat Davasının Kapsamı

Geç teşhis nedeniyle açılacak tazminat davaları, hastanın uğradığı zararın niteliğine göre iki ana başlıkta toplanır:

  • Maddi Tazminat: Geç teşhis nedeniyle hastanın yapmak zorunda kaldığı ek tedavi masrafları, hastanede kalış süresinin uzaması, ilaç giderleri, bakıcı masrafları, çalışma gücü kaybı ve kazanç kaybı gibi tüm maddi zararları kapsar. Hastanın vefatı durumunda ise mirasçıları, destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri gibi kalemleri talep edebilir.
  • Manevi Tazminat: Hastalığın ilerlemesi, tedavi sürecinin zorlaşması, yaşanan fiziksel acı, elem, keder ve psikolojik çöküntü nedeniyle talep edilen tazminattır. Manevi tazminat, hastanın yaşadığı manevi ızdırabı bir nebze de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Davanın Hukuki Dayanağı

Geç teşhis nedeniyle açılan tazminat davalarının hukuki temeli, hekim ile hasta arasındaki ilişkiye göre şekillenir. Özel hastaneler veya muayenehanelerde bu ilişki genellikle bir “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilir ve hekimin özen borcuna aykırı davranması (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri) esas alınır. Yargıtay’a göre hekim, bir vekil gibi özenle hareket etmekle yükümlüdür ve en hafif kusurundan dahi sorumludur. Kamu hastanelerinde ise durum “hizmet kusuru” olarak değerlendirilir ve dava idareye (Sağlık Bakanlığı veya ilgili Üniversite Rektörlüğü) karşı idari yargıda açılır.

Dava Süreci Nasıl İşler?

Geç teşhis tazminat davası süreci, özenle takip edilmesi gereken adımlardan oluşur:

  1. Delillerin Toplanması: Tüm tıbbi kayıtlar, raporlar, tahlil sonuçları, epikriz raporları ve reçeteler eksiksiz olarak toplanmalıdır.
  2. Uzman Görüşü Alınması: Alanında uzman başka bir hekimden veya bir kurumdan (Örn: Adli Tıp Kurumu) tıbbi uygulamanın standartlara uygun olup olmadığına ve geç teşhisin zarara yol açıp açmadığına dair bir mütalaa alınması, davanın ispatı açısından kritik öneme sahiptir.
  3. Dava Açılması: Toplanan delillerle birlikte, görevli ve yetkili mahkemede dava dilekçesi hazırlanarak dava açılır. Özel sağlık kuruluşları için Tüketici Mahkemeleri, kamu hastaneleri için ise İdare Mahkemeleri görevlidir.
  4. Yargılama ve Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, dava sürecinde dosyayı genellikle Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilen bilirkişi heyetlerine göndererek hekim kusurunun olup olmadığını, teşhisteki gecikmenin zarara etkisini ve zararın boyutunu tespit ettirir.
  5. Karar Aşaması: Mahkeme, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve diğer tüm delilleri değerlendirerek bir karar verir.

Sık Sorulan Sorular

Geç teşhis davası açmak için zaman aşımı süresi ne kadardır?

Hekim ile hasta arasında bir sözleşme ilişkisi varsa (özel hastane), vekalet sözleşmesi hükümlerine göre zamanaşımı süresi genellikle 5 yıldır. Haksız fiil durumlarında ise zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıldır. Kamu hastanelerine karşı açılacak tam yargı davalarında ise zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvurulması gerekmektedir.

Her gecikme tazminat hakkı doğurur mu?

Hayır. Tazminat sorumluluğunun doğması için teşhisteki gecikmenin hekimin kusurundan (ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik) kaynaklanması ve bu gecikme ile hastanın uğradığı zarar arasında uygun bir neden-sonuç (illiyet) bağının bulunması gerekir. Tıp biliminin kabul ettiği riskler (komplikasyon) dahilinde gelişen ve hekimin kusuru olmayan durumlarda tazminat sorumluluğu doğmaz.

Dava kime karşı açılmalıdır?

Hata, özel bir hastanede veya muayenehanede yapılmışsa dava doğrudan hekime ve/veya hastane işletmesine karşı açılabilir. Kamu hastanesinde (devlet veya üniversite hastanesi) ise dava, hekimin kendisine değil, hizmet kusuru nedeniyle ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı, Üniversite Rektörlüğü) karşı açılır.

“`
Geç teşhis tazminat davası süreci.
Anahtar Kelime : gecteshistazminatdavasi

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız