Dövme Sildirme İşlemi Sonrası Yanıklar Ve Tazminat

dovme-sildirme-islemi-sonrasi-yaniklar-ve-tazminat

Dövme Sildirme İşlemi Sonrası Yanıklar ve Tazminat Hakkı

Dövme sildirme işlemleri, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte lazer başta olmak üzere çeşitli yöntemlerle yapılmaktadır. Ancak bu işlemlerin hatalı uygulanması sonucunda bazı hastalar ciltlerinde yanık, kalıcı iz ya da pigment bozukluğu gibi istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilmektedir. Bu durumda, hastaların yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve zararlarının tazmini gündeme gelmektedir. Yazıda, dövme sildirme işlemi sonrası oluşan yanıklar ve bu zararların tazmini hakkındaki temel hukuki çerçeve ele alınacaktır.

Dövme Sildirme İşleminin Hukuki Niteliği

Dövme sildirme işlemi, tıbbi bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Sağlık Bakanlığı da bu tür estetik ve kozmetik işlemlerin yalnızca ilgili mevzuatta öngörülen tıbbi donanımlara sahip sağlık kuruluşlarında ve hekim tarafından yapılabileceğini belirtmektedir. Bu tür işlemler, hastanın onamı alınarak gerçekleştirilmeli ve hasta, işlemin riskleri hakkında tam ve doğru şekilde bilgilendirilmelidir.

Yanık ve Diğer Komplikasyonlar: Sorumluluk Doğar mı?

Dövme sildirme işlemi sırasında ya da sonrasında ciltte oluşan yanıklar ve benzeri komplikasyonlar, çoğu zaman tıbbi uygulama hatası (malpraktis) kapsamında değerlendirilir. Bu tür durumlarda zarar gören hasta, kusurlu sağlık personeline ve işlem yapılan kuruma karşı tazminat talebinde bulunabilir. Borçlar Kanunu’na göre (6098 s. TBK m. 49), bir kimsenin hukuka aykırı olarak başkasına zarar vermesi durumunda tazminat sorumluluğu doğar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, sağlık hizmetlerinde hatalı uygulama sonucu meydana gelen zararlar, kusurlu bulunursa tazminatla karşılanır.

Tazminat Hakkının Şartları

  • Hukuka aykırı bir fiil: Dövme sildirme işlemi, mevzuata veya tıp kurallarına aykırı şekilde uygulanmış olmalıdır.
  • Zararın meydana gelmesi: Hastanın cildinde yanık, iz veya pigment kaybı gibi zararların oluşması gereklidir.
  • Nedensellik bağı: Meydana gelen zararın doğrudan yapılan işlemin sonucu olması gerekir.
  • Kusur: İşlemi yapan sağlık personelinin veya kurumun kusuru bulunmalıdır.

Yargıtay içtihatları gereğince, tıbbi müdahale sonucu zarara uğrayan hasta, kusur ve zarar arasındaki bağlantıyı ispatlamakla yükümlüdür. Ancak işlem sağlık kuruluşunda yapılmışsa, kurumların “görülmedik veya önceden öngörülemeyen bir komplikasyon olmadığı sürece” sorumluluğu esastır.

Tazminat Talep Süreci ve Dikkat Edilecek Hususlar

Yanık gibi komplikasyonlar oluştuğunda, hastanın öncelikle uzman bir hekimin raporunu alarak durumunu belge altına alması, olayın hemen ardından sağlık kuruluşuna yazılı şikayet başvurusu yapması önem arz etmektedir. Olası bir tazminat davasında ise, adli tıp raporları ve sağlık bakanlığı denetimleri önemli delil niteliği taşır. Maddi ve manevi tazminat talepleri, işlem tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ilgili mahkemede açılabilir.

Yargıtay’ın benzer olaylardaki görüşü, hastanın bilgilendirilmemesi veya işlemin standartlara uygun yapılmaması halinde, işlemi uygulayanın ve çalıştığı kurumun sorumluluğunu doğurabileceği yönündedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Dövme sildirme işlemi sonrasında yanık veya kalıcı iz gibi zararların oluşması halinde, hastaların hak arama yolları açıktır. Sağlık personelinin kusurlu uygulamaları, hem mevzuat hem de Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği tazminat sorumluluğu doğurur. Bu gibi durumlarda, mağduriyetin etkili biçimde giderilebilmesi için sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması tavsiye edilmektedir.

dovme sildirme tazminat
Anahtar Kelime : dovme sildirme tazminat

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız