Manuel terapi, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan etkili ve bilimsel bir yöntemdir. Ancak bu uygulamanın, gerekli tıp eğitimini almamış ve yasal yetkinliğe sahip olmayan kişiler tarafından yapılması, halk sağlığı açısından ciddi riskler taşımakta ve Türk Ceza Hukuku kapsamında önemli sorumlulukları gündeme getirmektedir.
Manuel Terapi Uygulamaya Yetkili Kişiler Kimlerdir?
Türkiye’deki yasal düzenlemelere göre, tıbbi müdahalelerde bulunma yetkisi yalnızca tıp fakültesinden diploma almış hekimlere aittir. Manuel terapi gibi tedavi yöntemleri de birer tıbbi müdahale kabul edilir. Bu nedenle, bu tür uygulamaların hekimler veya hekim kontrolünde, bu alanda özel eğitim almış fizyoterapistler gibi sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları adı altında bu tür tedavileri düzenleyen yönetmelikler çıkarmıştır ve bu yönetmelikler de uygulamayı yapacak kişilerin hekim veya diş hekimi olmasını şart koşar. Dolayısıyla, hekim veya fizyoterapist gibi yasal yetkinliğe sahip olmayan kişilerin manuel terapi uygulaması yasa dışıdır.
Yetkisiz Uygulamanın Hukuki Sonuçları
Gerekli tıp diploması ve yasal yetkinliği olmadan hasta tedavi eden kişiler, ciddi hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalırlar. Bu durum, kamu sağlığını doğrudan tehdit eden bir eylem olarak kabul edilmektedir.
- Yetkisiz Hekimlik Suçu: 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 25. maddesi bu konuda oldukça nettir. Maddeye göre, diploması olmadığı halde, herhangi bir menfaat amacı gütmese bile hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşması için hastanın zarar görmesi dahi gerekmez; yetkisiz tedavi eyleminin yapılmış olması yeterlidir.
- Ruhsatsız Sağlık Hizmeti Sunma: Ayrıca, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na göre, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunmak veya yetkisiz kişilere sağlık hizmeti verdirmek de suçtur. Bu suçu işleyenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile karşı karşıya kalabilirler.
Uygulama Sonucu Zarar Oluşması Durumu
Yetkisiz kişiler tarafından yapılan manuel terapi uygulamaları sonucunda hastanın sağlığının bozulması veya daha ciddi zararların ortaya çıkması durumunda, failin cezai sorumluluğu daha da ağırlaşmaktadır. Bu durumda, temel yetkisiz hekimlik suçuna ek olarak, ortaya çıkan sonuca göre farklı suç tipleri de gündeme gelir.
Taksirle veya Kasten Yaralama/Öldürme
Eğer yapılan yanlış bir müdahale sonucunda hasta yaralanırsa, uygulayan kişi Türk Ceza Kanunu kapsamında “Taksirle Yaralama” suçundan da sorumlu tutulur. Durumun özelliklerine göre, öngörülebilir bir neticeyi göze alarak hareket edilmesi halinde “Bilinçli Taksir” hükümleri uygulanabilir ve bu da cezayı artırır. Eğer uygulama sonucunda hasta hayatını kaybederse, bu durumda fail “Taksirle Öldürme” suçundan yargılanacaktır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu gibi durumlarda faillerin her iki suçtan (hem yetkisiz hekimlik hem de yaralama/öldürme) ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğini belirtmektedir.
Hastalar ve Hekimler İçin Öneriler
Hastalar İçin: Manuel terapi veya benzeri bir tedavi almayı düşünen hastaların, uygulamayı yapacak kişinin diplomasını, uzmanlık alanını ve Sağlık Bakanlığı tarafından verilen yetki belgelerini mutlaka sorgulaması hayati önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, yetkisiz bir kişinin müdahalesine rıza göstermek, o müdahaleyi hukuka uygun hale getirmez.
Hekimler ve Sağlık Profesyonelleri İçin: Hekimler ve yetkili sağlık profesyonelleri, halkı bu konuda bilinçlendirme sorumluluğuna sahiptir. Yetkisiz kişilerin halk sağlığını nasıl tehdit ettiğini ve olası hukuki sonuçları anlatarak, hastaların doğru ve güvenilir sağlık hizmetine yönlendirilmesine yardımcı olmalıdırlar.
“`

Anahtar Kelime : manuelterapicezasorumlulugu

