Diş hekimliği uygulamalarında tanı ve tedavi süreçlerinin en önemli yapı taşlarından biri radyolojik görüntülemedir. Panoramik röntgen ve dental tomografi (BT) kayıtları, hastanın tedavi öncesi fizyolojik tablosunu, tedavi sürecindeki müdahaleleri ve tedavi sonrasındaki durumu ortaya koyan en objektif tıbbi verilerdir. Diş hekimliği alanındaki tıbbi uygulama hatası (malpraktis) iddialarına dayalı tazminat ve ceza davalarında bu kayıtlar, uyuşmazlığın çözülmesinde davanın kaderini belirleyen en kritik delil niteliğini taşımaktadır.
Tıbbi Görüntüleme Kayıtlarının Hukuki Niteliği
Hukukumuzda tıbbi kayıtlar, bir davanın gidişatını doğrudan etkileyebilecek nitelikteki yazılı ve elektronik delil hükmündedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeler teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişi incelemesine başvurur. Panoramik röntgen ve tomografi kayıtları, hekimin hastaya uyguladığı tedavinin tıp biliminin kurallarına ve mesleki standartlara uygun olup olmadığını denetleyen bilirkişi heyetleri (Adli Tıp Kurumu, üniversite kürsüleri ve uzman hekim bilirkişiler) için birincil inceleme materyalidir.
Bu kayıtlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde hekimin özen borcunu yerine getirip getirmediğinin tespiti açısından büyük önem taşır. TBK m. 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu veya TBK m. 112 kapsamında sözleşmeye aykırılık iddialarında; hekimin kusursuzluğunu kanıtlaması veya hastanın uğradığı zararın hekimin müdahalesinden kaynaklandığını ispatlaması büyük oranda bu görüntüleme sonuçlarına bağlıdır.
Hekimin ve Sağlık Kuruluşunun Kayıt Saklama Yükümlülüğü
Sağlık mevzuatımız uyarınca, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının hastaya ait tüm teşhis ve tedavi kayıtlarını arşivleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hasta Hakları Yönetmeliği ve Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, hastaların kendilerine ait tıbbi kayıtlara ve dolayısıyla röntgen/tomografi görüntülerine erişim hakkı vardır.
- Arşivleme Süresi ve Güvenliği: Kamu ve özel sağlık kuruluşları, ilgili sağlık mevzuatı gereğince hasta dosyalarını ve radyolojik görüntüleri asgari saklama süreleri boyunca güvenli bir şekilde muhafaza etmekle yükümlüdür.
- İspat Yükünün Yer Değiştirmesi: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, gerekli tıbbi kayıtların (özellikle tedavi öncesi ve sonrası röntgenlerin) dava sürecinde mahkemeye sunulamaması, hekimin aleyhine bir durum yaratabilir. Kayıtların hiç tutulmamış olması veya kaybolması durumunda ispat yükü hekime geçebilir ve hekimin özen borcuna aykırı davrandığı yönünde bir hukuki kanaat oluşabilir.
Bilirkişi İncelemesinde Röntgen ve Tomografinin Rolü
Tıbbi malpraktis davalarında hakimler, tıp biliminin kurallarını doğrudan bilemeyecekleri için adli tıp uzmanlarının veya alanında uzman bilirkişi heyetlerinin raporlarıyla bağlı kalmasalar da bu raporları kararlarına dayanak yaparlar. Bilirkişiler, hastanın tedaviye başladığı andaki kemik yapısını, diş köklerinin durumunu ve anatomik sınırları panoramik röntgen veya tomografi üzerinden inceler.
Örneğin, bir implant tedavisinde sinir hasarı (nöropati) meydana geldiği iddiasıyla açılan bir tazminat davasında, işlem öncesinde çekilen dental tomografi hekimin anatomik sınırları doğru tespit edip etmediğini gösterir. İşlem sonrası çekilen panoramik röntgen ise implantın konumunu ve yerleştirilme açısını net bir şekilde ortaya koyarak hekimin bir uygulama hatası yapıp yapmadığını kesin olarak belirler. Bu nedenle, teşhis aşamasından tedavi sonrasına kadar tüm radyolojik aşamaların eksiksiz kaydedilmesi ve arşivlenmesi hayati önem taşır.
Sonuç: Hekimler ve Hastalar İçin Hukuki Tavsiyeler
Panoramik röntgen ve tomografi kayıtları, diş hekimliği uyuşmazlıklarında adeta davanın seyrini çizen sessiz tanıklardır. Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, hekimin sorumluluğunun sınırlarını çizen ve tıp bilimine uygunluğu gösteren en net kanıt bu tıbbi kayıtlardır.
Bu doğrultuda;
- Hekimler için: Tedaviye başlamadan önce endikasyonu destekleyici panoramik röntgen veya gerektiğinde tomografi çekilmesi, tedavinin her aşamasının dijital ortamda yedeklenmesi ve hastanın aydınlatılmış rıza formuyla birlikte bu kayıtların arşivlenmesi yasal bir güvencedir.
- Hastalar için: Herhangi bir tıbbi uyuşmazlık şüphesinde, anayasal bir hak olan kişisel sağlık verilerine erişim hakkı kapsamında tedavi gördükleri klinikten tüm röntgen ve tomografi görüntülerini talep etme hakları saklıdır. Bu kayıtlar, hak kaybının önüne geçilmesinde en güçlü kanıt olacaktır.

Anahtar Kelime : röntgen delil değeri

