Diş hekimi ile hasta arasındaki ilişki, yalnızca tıbbi bir süreç değil, aynı zamanda hukuki bir temele dayanan güven ilişkisidir. Türk hukuk sisteminde bu ilişki, genel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilir. Vekalet sözleşmesinin en temel unsuru ise taraflar arasındaki karşılıklı güvendir. Peki, bu güven zedelendiğinde veya farklı uyuşmazlıklar ortaya çıktığında bir diş hekimi hastanın tedavisini tek taraflı olarak sonlandırabilir mi? Bu yazımızda, diş hekiminin hangi durumlarda tedaviyi yasal olarak sonlandırabileceğini sağlık hukuku perspektifinden ele alacağız.
Hukuki Dayanak: Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Borçlar Kanunu
Diş hekiminin tedaviyi sonlandırma yetkisi sınırsız değildir. Bu durum, hem meslek ahlakı kuralları hem de yürürlükteki mevzuat ile sınırlandırılmıştır. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin ilgili maddelerine göre, tabip ve diş tabibi, acil vakalar hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle tedaviyi reddedebilir veya yarıda bırakabilir. Ancak bu durumda hekimin, hastanın sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde hareket etmesi ve yeni bir hekim bulabilmesi için hastaya makul bir süre tanıması şarttır.
Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri uyarınca, taraflar sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshedebilir. Ancak feshin “uygunsuz bir zamanda” yapılması durumunda, karşı tarafın uğradığı zararların tazmin edilmesi gerekebilir. Bu nedenle hekimin tedaviyi sonlandırırken “haklı bir sebebe” dayanması hukuki güvenliği açısından kritik önem taşır.
Diş Hekiminin Tedaviyi Sonlandırmasını Haklı Kılan Durumlar
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve sağlık hukuku uygulamasında, diş hekiminin tedaviden çekilerek süreci sonlandırmasını haklı kılan başlıca durumlar şunlardır:
1. Güven İlişkisinin Tamamen Ortadan Kalkması
Hasta ile hekim arasındaki iş birliğinin temeli karşılıklı güvendir. Hastanın hekime karşı aşırı şüpheci yaklaşması, sürekli müdahalelerde bulunması veya hekimin uzmanlığına saygı göstermemesi durumunda güven ilişkisi sarsılır. Güvenin kalmadığı bir ortamda tıbbi sürecin sağlıklı yürütülmesi mümkün olmadığından, hekim tedaviyi sonlandırabilir.
2. Hastanın Tedavi Planına ve Talimatlara Uymaması
Diş tedavilerinin başarısı, hastanın hekim tarafından verilen talimatlara (ilaç kullanımı, ağız hijyeni kuralları, randevu sadakati vb.) uymasına doğrudan bağlıdır. Hastanın bu yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesi, tedavinin başarısız olmasına yol açar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hastanın kendi kusuruyla tedaviye zarar verdiği durumlarda hekimin sorumluluğu ortadan kalkar ve hekim tedaviyi sonlandırma hakkına sahip olur.
3. Şiddet, Tehdit ve Hakaret İçeren Davranışlar
Hekimin veya klinik çalışanlarının güvenliğini, onurunu veya çalışma huzurunu bozan her türlü fiziki veya sözlü şiddet, tehdit ve hakaret meşru bir çekilme sebebidir. Sağlık Bakanlığı’nın “Beyaz Kod” uygulamaları ve ilgili mevzuat çerçevesinde, şiddet veya tehdit durumunda hekim acil müdahaleler dışında tedaviyi derhal durdurma hakkına sahiptir.
4. Hekimin Mesleki veya Şahsi Engelleri
Hekimin ani gelişen rahatsızlıkları, fiziksel yetersizlik yaşaması veya mesleki faaliyetini sürdürmesini engelleyecek mücbir sebeplerin ortaya çıkması durumunda da tedavi sonlandırılabilir ya da başka bir hekime devredilebilir.
Tedaviyi Sonlandırırken Uyulması Gereken Yasal Kurallar
Bir diş hekimi haklı bir gerekçeyle tedaviyi sonlandırmak istediğinde, hukuki bir yaptırımla karşılaşmamak için şu kurallara kesinlikle uymalıdır:
- Acil Durum Kontrolü: Hastanın hayati tehlikesi veya akut, dayanılmaz bir ağrı gibi acil müdahale gerektiren bir durumu varsa, tedavi kesinlikle yarım bırakılamaz. Önce acil durum kontrol altına alınmalıdır.
- Hastaya Bildirim Yapılması: Tedavinin sonlandırılacağı hastaya yazılı veya ispat edilebilir bir şekilde (mümkünse ihtarname veya imzalı form ile) önceden bildirilmelidir.
- Makul Süre Tanınması: Hastanın mağdur olmaması ve tedavisine devam edebilecek başka bir diş hekimi bulabilmesi için kendisine makul bir süre tanınmalıdır.
- Tıbbi Kayıtların Teslimi: Hastanın o ana kadar yapılan tedavilerine ilişkin tüm röntgen, epikriz raporu, ölçü ve tıbbi kayıt örnekleri eksiksiz bir şekilde hastaya teslim edilmelidir.
Sonuç olarak, diş hekiminin tedaviyi sonlandırma hakkı bulunmakla birlikte, bu hakkın kullanımı belirli hukuki prosedürlere ve haklı gerekçelere tabidir. Hem hekimlerin hem de hastaların hak kaybına uğramaması adına bu kurallara riayet etmesi büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : dis hekimi tedavi sonlandirma

