Dental implant tedavileri, günümüzde diş eksikliklerinin giderilmesinde en sık başvurulan yöntemlerden biridir. Ancak, özellikle üst çene arka bölgedeki (posterior) uygulamalarda, maksiller sinüs adı verilen anatomik boşluklar nedeniyle bazı riskler ortaya çıkabilmektedir. Bu risklerin başında “sinüs perforasyonu” yani sinüs membranının delinmesi gelmektedir. Bu durum gerçekleştiğinde hem hastalar hem de hekimler açısından hukuki bir soru gündeme gelir: İmplant tedavisinde sinüs perforasyonu bir hekim hatası (malpraktis) mıdır, yoksa tıbbi bir komplikasyon mu?
Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı
Sağlık hukukunda en kritik eşik, meydana gelen zararın “komplikasyon” mu yoksa “malpraktis” mi olduğunun tespit edilmesidir. Komplikasyon, tıp biliminin kurallarına ve tüm özen yükümlülüklerine uyulmasına rağmen önlenemeyen, öngörülebilir ancak kaçınılmaz istenmeyen sonuçlardır. Malpraktis ise hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği veya özen borcuna aykırı davranışı neticesinde hastanın zarar görmesidir.
Sinüs perforasyonu, anatomik yakınlık sebebiyle üst çene cerrahilerinde her zaman karşılaşılabilen öngörülebilir bir risktir. Dolayısıyla, tek başına sinüsün delinmesi doğrudan bir hekim hatası olarak nitelendirilemez ve genel olarak komplikasyon kabul edilir. Ancak bu komplikasyonun yönetim süreci, hukuki sorumluluğu tamamen değiştirebilmektedir.
Hukuki Açıdan Hekimin Özen Yükümlülüğü
Hekim ile hasta arasındaki ilişki, hukuki niteliği itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilir. TBK hükümleri uyarınca, hekim işini yürütürken gerekli özeni göstermekle yükümlüdür ve en hafif kusurundan dahi sorumludur.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin tıp biliminin güncel kurallarına uygun davranması, gerekli teşhis yöntemlerini eksiksiz uygulaması ve operasyon sırasında azami dikkati göstermesi yasal bir zorunluluktur. Eğer sinüs perforasyonu, bu özen yükümlülüğünün ihlal edilmesinden kaynaklanmışsa malpraktis söz konusu olur.
Sinüs Perforasyonunun Hekim Hatası Sayıldığı Durumlar
Aşağıdaki durumların varlığı halinde, meydana gelen sinüs perforasyonu malpraktis kapsamında değerlendirilir:
1. Yetersiz Teşhis ve Planlama
Cerrahi öncesinde panoramik röntgen veya gerekmesi halinde dental tomografi (BT) gibi üç boyutlu görüntüleme yöntemlerinin kullanılmaması ve kemik hacminin hatalı ölçülmesi hekimin kusurudur.
2. Operasyon Sırasındaki Kusurlar
Cerrahi işlem esnasında anatomik sınırlara dikkat edilmeden agresif çalışılması ve uygun olmayan uzunlukta implant seçilmesi doğrudan özen yükümlülüğü ihlalidir.
3. Komplikasyonun Doğru Yönetilememesi
Sinüs membranı delindiğinde hekimin bunu fark etmemesi, fark etmesine rağmen gerekli tıbbi müdahaleyi yapmadan implantı yerleştirmeye devam etmesi veya hastayı bir uzmana sevk etmemesi komplikasyonu malpraktise dönüştürür.
4. Aydınlatılmış Onam Eksikliği
Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri gereğince, her tıbbi müdahaleden önce hastanın bilgilendirilmesi şarttır. Sinüs perforasyonu riski hastaya önceden anlatılmamış ve yazılı rızası alınmamışsa, bu durum komplikasyon olsa dahi hekimin tazminat sorumluluğunu doğurur. Yargıtay kararlarında, aydınlatılmamış bir komplikasyonun da hekimin sorumluluğuna yol açacağı açıkça belirtilmektedir.
Sonuç
Özetlemek gerekirse; implant tedavisinde sinüs perforasyonu öncelikle bir komplikasyon olarak kabul edilse de; yetersiz teşhis, hatalı teknik, müdahale yetersizliği ve aydınlatılmış onam eksikliği gibi faktörlerin varlığında hukuken “hekim hatası” olarak değerlendirilmektedir. Olası uyuşmazlıklarda tıbbi kayıtların eksiksiz tutulması ve sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : sinus perforasyonu hekim hatasi

