Yapay zekâ teknolojilerinin, özellikle de ChatGPT gibi büyük dil modellerinin hızla yaygınlaşması, sağlık sektöründe de yeni bir dönemi beraberinde getirmiştir. Hekimler ve sağlık çalışanları; tanı koyma süreçlerini kolaylaştırmak, makale özetlemek veya klinik raporları düzenlemek amacıyla bu araçlara sıklıkla başvurmaktadır. Ancak tıp pratiği kolaylaşırken, arka planda göz ardı edilen kritik bir hukuki risk bulunmaktadır: Hasta verilerinin yapay zekâ araçlarına girilmesi hukuken güvenli midir? Bu sorunun yanıtı, hem hekimlerin mesleki sorumlulukları hem de hasta haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
1. Hasta Verilerinin Hukuki Niteliği: Özel Nitelikli Kişisel Veri
Türk hukuk sisteminde kişilerin sağlık verileri, sıradan veriler gibi değerlendirilmez. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) 6. maddesi uyarınca, kişilerin sağlığına ve cinsel hayatına ilişkin veriler “özel nitelikli kişisel veri” olarak kabul edilir. Kanun, bu verilerin ifşa olması durumunda kişinin ayrımcılığa maruz kalma veya mağdur olma riskinin çok yüksek olduğunu öngörmüştür.
Kural olarak, özel nitelikli kişisel verilerin ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. KVKK kapsamında, sağlık verileri yalnızca kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altındaki kişiler (hekimler, sağlık personelleri) tarafından açık rıza aranmaksızın işlenebilir. Ancak bu istisna, verilerin yapay zekâ şirketleri gibi üçüncü taraflarla paylaşılması hakkını kesinlikle vermemektedir.
2. Sınır Ötesi Veri Aktarımı ve KVKK İhlali
ChatGPT ve benzeri yapay zekâ platformlarının neredeyse tamamı yabancı menşeli şirketler tarafından geliştirilmiştir. Bu araçlara girilen her türlü veri, yurt dışındaki sunucularda depolanmakta, işlenmekte ve hatta yapay zekânın eğitimi için kullanılmaktadır.
KVKK’nın 9. maddesi, kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasını son derece sıkı kurallara bağlamıştır. Hastanın açık rızası alınmadan veya kanunda öngörülen uygun güvenceler (taahhütnameler, kurul izinleri vb.) sağlanmadan bir hastanın epikriz raporunun, laboratuvar sonuçlarının veya klinik geçmişinin ChatGPT’ye girilmesi, hukuka aykırı bir yurt dışı veri aktarımı teşkil eder. Bu durum, sağlık kuruluşları ve hekimler için çok ciddi idari para cezalarının yanı sıra tazminat yükümlülüklerine yol açabilir.
3. Sır Saklama Yükümlülüğü ve Türk Ceza Kanunu Boyutu
Hekimler, meslekleri gereği hastalarına ait sırları saklamakla yükümlüdür. Hasta Hakları Yönetmeliği ve ilgili meslek etiği kuralları, hasta mahremiyetinin sınırlarını kesin olarak çizmektedir. Bu yükümlülüğün ihlali yalnızca hukuki tazminat davası konusu olmakla kalmaz, aynı zamanda cezai yaptırımları da beraberinde getirir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 136. maddesinde düzenlenen “Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçu, hasta verilerinin rızasız paylaşımı durumunda doğrudan uygulama alanı bulabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimlerin mesleki faaliyetleri sırasında edindikleri hasta bilgilerini yetkisiz kişilerle veya kontrolü kendilerinde olmayan dijital platformlarla paylaşması, görevi kötüye kullanma ve kişisel verilerin yayılması suçunun unsurlarını oluşturabilmektedir.
Hastalar Açısından Haklar ve Hak Arama Yolları
Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen “özel hayatın gizliliği hakkı” kapsamında, hastalar kendi verileri üzerinde tam bir denetim yetkisine sahiptir. Verilerinin rızaları dışında yapay zekâ platformlarına yüklendiğini veya bu sistemlerde işlendiğini tespit eden hastalar; öncelikle ilgili sağlık kuruluşuna başvurarak bilgi talep etme, sonrasında ise Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayette bulunma ve uğradıkları maddi/manevi zararın tazmini için dava açma hakkına sahiptir.
4. Yapay Zekâyı Sağlıkta Güvenli Kullanmanın Yolu: Anonimleştirme
Hekimlerin yapay zekâ teknolojilerinden tamamen uzak kalması günümüz tıp dünyasında gerçekçi değildir. Ancak hukuki sınırları koruyarak bu teknolojilerden faydalanmak mümkündür. Bunun tek ve en güvenli yolu verilerin tam anonimleştirilmesidir. Yapay zekâ araçlarına veri girişi yapılırken şu kurallara kesinlikle uyulmalıdır:
- Kimlik Bilgilerini Kaldırın: Hastanın adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, doğum tarihi, adresi ve protokol numarası gibi doğrudan kimlik belirten tüm unsurlar metinden tamamen silinmelidir.
- Dolaylı Tanımlayıcıları Ayıklayın: Sadece isim değil, hastanın nadir görülen mesleği, yaşadığı küçük bir yerleşim yeri gibi dolaylı yoldan kimliğinin tespit edilmesine yol açabilecek tüm spesifik detaylar temizlenmelidir.
- Genel İfadeler Tercih Edin: Veriler yapay zekâya aktarılırken “34 yaşındaki kadın hasta, kronik baş ağrısı şikayetiyle başvurmuştur…” şeklinde, hastanın gerçek kimliğiyle hiçbir şekilde eşleştirilemeyecek soyut klinik metinler haline getirilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Yapay zekâ araçları, tıp dünyasında devrim niteliğinde kolaylıklar sağlasa da hiçbir teknoloji hukuk kurallarının ve hasta mahremiyetinin üzerinde değildir. ChatGPT ve benzeri sistemlere hastaların gerçek kimlik bilgileri, fotoğrafları veya kişisel sağlık geçmişleri doğrudan girilmemelidir. Aksi takdirde, KVKK ihlalleri, TCK kapsamındaki cezai yaptırımlar ve hasta mahremiyetinin ihlali nedeniyle tazminat davalarıyla karşı karşıya kalınması kaçınılmazdır. Hekimlerin mesleki sorumluluklarını yerine getirirken tıp etiğinin en temel kuralı olan “önce zarar verme” ilkesini veri güvenliği alanında da titizlikle uygulaması gerekmektedir.

Anahtar Kelime : hasta verisi yapay zeka

