GETAT Uygulamalarında Hekimin Sorumluluğu

GETAT uygulayan hekimin sorumlulukları getat hekim sorumlulugu

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamaları, günümüzde modern tıbbi tedavileri destekleyici ve tamamlayıcı niteliğiyle sıklıkla tercih edilmektedir. Akupunktur, sülük tedavisi (hirudoterapi), hacamat (kupaterapi), mezoterapi ve ozon tedavisi gibi yöntemlerin yaygınlaşması, bu uygulamaların hukuki boyutunu ve hekimlerin sorumluluğunu gündeme taşımıştır. Tıbbi müdahalelerin hukuka uygun kabul edilmesi belirli şartlara bağlıdır; GETAT süreçlerinde meydana gelen olumsuzluklar ve zararlar da Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve ilgili sağlık mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

GETAT Uygulamalarında Yasal Çerçeve ve Yetkili Kişiler

Sağlık Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği, bu alandaki standartları ve uygulama yetkisine sahip kişileri açıkça düzenlemiştir. Mevzuat uyarınca GETAT uygulamaları, yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş eğitim merkezlerinden sertifika almış hekimler ve kendi alanlarıyla sınırlı olmak üzere diş hekimleri tarafından yapılabilir.

Hekim dışı veya yetkisiz kişilerce gerçekleştirilen müdahaleler, Türk Ceza Kanunu ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca suç teşkil eder. Yetkisiz kişilerin bu yöntemleri uygulaması sonucunda doğan zararlarda cezai ve hukuki sorumluluk son derece ağırdır.

Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Borçlar Kanunu Yönünden Esasları

Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki, kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun vekalet sözleşmesine ilişkin hükümleri (m. 506 ve devamı) kapsamında ele alınır. Vekalet sözleşmesi gereğince hekim, hastanın mutlaka iyileşeceğine dair bir sonuç taahhüdünde bulunmaz. Ancak hekim, bilimin ve tıp sanatının güncel verilerine, meslek kurallarına ve dürüstlük ilkesine uygun olarak en yüksek özeni göstermekle yükümlüdür.

GETAT uygulamalarında hekimin özen borcuna aykırı davranması veya ihmali nedeniyle hastanın zarara uğraması halinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 (haksız fiil sorumluluğu) ve vekalet sözleşmesine aykırılık hükümleri uyarınca hekimin maddi ve manevi tazminat yükümlülüğü doğmaktadır.

GETAT’ta Tıbbi Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı

Sağlık hukukunda hekimin sorumluluğunun sınırlarını belirleyen en kritik kavramlar malpraktis ve komplikasyondur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere bu iki kavram şu şekilde ayrılmaktadır:

  • Tıbbi Malpraktis (Hatalı Müdahale): Hekimin teşhis, tedavi veya uygulama aşamasında mesleki standartlara, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kusuruyla zarara yol açmasıdır. Hijyenik olmayan şartlarda hacamat yapmak, yanlış teknikle akupunktur iğnesi uygulamak veya hatalı dozda ozon vermek malpraktis kapsamında değerlendirilir.
  • Komplikasyon (İzin Verilen Risk): Hekimin tüm tıbbi gereklilikleri ve özen borcunu yerine getirmesine rağmen, uygulamanın doğası gereği öngörülemeyen veya öngörüldüğü halde engellenemeyen olumsuz sonuçların ortaya çıkmasıdır. Komplikasyon geliştiğinde hekime hukuki veya cezai bir kusur yüklenemez. Ancak gelişen komplikasyonun hekim tarafından zamanında fark edilmemesi veya doğru yönetilmemesi durumu, süreci komplikasyon yönetim hatasına (malpraktise) dönüştürür.

Aydınlatılmış Onamın Önemi

Hastanın vücut bütünlüğüne yapılan her türlü tıbbi müdahale, hastanın rızasına bağlıdır. Rızanın hukuken geçerli olabilmesi için ise hastanın detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi (aydınlatılması) şarttır. GETAT uygulamalarında hekim;

  • Uygulanacak yöntemin niteliğini ve beklenen faydalarını,
  • Olası yan etkileri, riskleri ve komplikasyonları,
  • Var ise alternatif tedavi seçeneklerini hastaya anlayabileceği bir dille açıklamakla yükümlüdür.

Aydınlatılmış onamın usulüne uygun şekilde alınmaması, yapılan müdahaleyi hukuka aykırı hale getirir. Yargıtay kararlarına göre, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü hekime aittir.

Hekimin Cezaî ve İdari Sorumluluğu

GETAT uygulaması esnasında hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak hastanın yaralanmasına veya vefatına sebebiyet vermesi durumunda, Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları gündeme gelebilir. İdari açıdan ise Sağlık Bakanlığı mevzuatına veya etik kurallara aykırı uygulamalarda bulunan hekimler hakkında disiplin soruşturması açılabilir ve yetki belgesinin iptaline kadar varan idari yaptırımlar uygulanabilir.

Sonuç

GETAT uygulamaları, hastalar için geleneksel şifa kaynakları sunarken hekimler için yüksek hukuki sorumluluk getiren tıbbi işlemlerdir. Hekimlerin mevzuata uygun hareket etmesi, geçerli sertifikasyona sahip olması, aydınlatılmış onam sürecini eksiksiz yürütmesi ve tıbbi kayıtları titizlikle tutması; hem hastanın sağlığını korumakta hem de hekimi olası hukuki uyuşmazlıklardan güvenceye almaktadır.

GETAT uygulayan hekimin sorumlulukları
Anahtar Kelime : getat hekim sorumlulugu

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız