Hatalı Diş Eti Tedavisinde Hastanın Hukuki Hakları

Diş eti tedavisi sonrası hukuki haklar. diş eti hukuku

Diş ve diş eti sağlığı, genel vücut sağlığının en temel taşlarından biridir. Günümüzde periodontoloji (diş eti hastalıkları ve tedavisi) alanında uygulanan tedaviler, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Ancak, her tıbbi müdahalede olduğu gibi diş eti tedavilerinde de hekimin hatalı uygulamaları (malpraktis) sonucunda hastaların fiziksel, psikolojik ve maddi zarara uğraması mümkündür. Diş eti tedavisinde meydana gelen hekim hataları karşısında hastaların sahip olduğu hukuki haklar, hem hastaların hak arama hürriyeti hem de hekimlerin mesleki sorumluluk sınırlarının belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Diş Eti Tedavisinde Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı

Hukuki sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için öncelikle “tıbbi uygulama hatası” (malpraktis) ile “komplikasyon” kavramlarının birbirinden ayırt edilmesi gerekir. Komplikasyon, tıbbi müdahalenin doğasında var olan, her türlü özen gösterilmesine rağmen kaçınılması mümkün olmayan istenmeyen sonuçlardır. Diş eti tedavisinde malpraktis ise, diş hekiminin tıp ve diş hekimliği biliminin güncel kurallarına, standartlarına ve meslek etiğine aykırı davranmasıdır. Örneğin, teşhiste gecikme, hatalı cerrahi teknik kullanımı, hijyen kurallarına uyulmaması veya hastanın durumuyla bağdaşmayan tedavi yöntemlerinin seçilmesi açık birer tıbbi uygulama hatasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimin komplikasyon yönetimi sürecinde göstermiş olduğu ihmal veya gecikme de tek başına malpraktis olarak kabul edilmektedir.

Hukuki İlişkinin Niteliği ve Hekimin Özen Borcu

Özel sağlık kuruluşlarında veya serbest çalışan diş hekimleri ile hastalar arasındaki hukuki ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında genel olarak bir “vekalet sözleşmesi” niteliğindedir. Vekalet sözleşmesinde hekim, sonucu garanti etmekle yükümlü değildir; ancak tedaviyi tıp biliminin gerektirdiği azami özen ve dikkatle yürütmek zorundadır. Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri (TBK m. 506) uyarınca vekil, vekalet görevini yerine getirirken özen göstermekle yükümlüdür ve bu özenin ölçüsü, benzer alanda uzman makul bir hekimin göstermesi gereken özen seviyesidir. Diş etindeki doku kaybı, sinir hasarı veya yanlış müdahale sonucu ortaya çıkan diş kayıpları gibi durumlarda, hekimin bu özen borcuna aykırı davrandığı kabul edilir.

Aydınlatılmış Onam Yükümlülüğü

Hasta haklarının en temel unsurlarından biri “aydınlatılmış onam” prensibidir. Diş hekimi, diş eti tedavisine başlamadan önce hastayı tedavinin riskleri, alternatif yöntemleri, olası yan etkileri ve tedavi edilmeme durumunda doğabilecek sonuçlar hakkında detaylıca bilgilendirmelidir. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve Yargıtay kararlarına göre, yazılı veya ispatlanabilir nitelikte bir onam alınmadan gerçekleştirilen müdahaleler, operasyon teknik açıdan kusursuz olsa dahi hukuka aykırı kabul edilir ve hekimin sorumluluğunu doğurur.

Hatalı Tedavi Sonrası Talep Edilebilecek Tazminat Hakları

Hatalı diş eti tedavisi nedeniyle zarar gören hastalar, maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etme hakkına sahiptir:

  • Maddi Tazminat: Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca hatalı tedavi nedeniyle ortaya çıkan ek tedavi masrafları, ilaç giderleri, hastanın iş ve güç kaybından kaynaklanan kazanç kayıpları ve gelecekte yapılması gerekecek düzeltici tedavilerin maliyeti maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca hatalı müdahale nedeniyle hastanın duyduğu bedensel ve ruhsal acı, elem ve kederin hafifletilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilir.

Hukuki Süreç ve Zamanaşımı Süreleri

Uygulanacak hukuki prosedür ve davanın açılacağı mahkeme, tedavinin yapıldığı sağlık kuruluşunun niteliğine göre değişiklik gösterir:

  • Özel Hastane, Klinik veya Muayenehaneler: Bu kuruluşlarda gerçekleştirilen hatalı tedaviler için Tüketici Mahkemelerinde dava açılmalıdır. Sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu uyarınca 5 yıldır. Eğer fiil aynı zamanda haksız fiil (TBK m. 49) kapsamında değerlendirilirse, zamanaşımı süresi zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıldır.
  • Devlet veya Üniversite Hastaneleri: Kamusal nitelikteki bu kuruluşlarda meydana gelen zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle idareye başvuru yapılmalı ve ardından İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK m. 13) hükümleri uyarınca İdare Mahkemelerinde “tam yargı davası” açılmalıdır. Buradaki zamanaşımı süreleri zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıldır.

Sonuç

Hatalı diş eti tedavisi vakalarında hastaların hak kaybına uğramaması adına, tedaviye ilişkin tüm epikriz raporlarının, röntgen ve tomografi görüntülerinin, onam formlarının ve ödeme belgelerinin eksiksiz bir şekilde muhafaza edilmesi elzemdir. Tıbbi uygulama hatalarının tespiti teknik ve hukuki uzmanlık gerektirdiğinden, uyuşmazlıkların çözümünde alanında uzman bir sağlık hukuku avukatından hukuki destek alınması ve sürecin tıp bilirkişileri aracılığıyla yürütülmesi tavsiye edilir.

Diş eti tedavisi sonrası hukuki haklar.
Anahtar Kelime : diş eti hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız