Hatalı Yerleştirilen İmplant İçin Tazminat Davası Açılabilir mi?

Hatalı implanta karşı tazminat davası implant tazminat davası

Günümüzde diş hekimliği teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, eksik dişlerin tedavisinde implant uygulamaları oldukça popüler hale gelmiştir. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi, implant tedavisinde de hekim hatalarından kaynaklanan başarısızlıklar yaşanabilmektedir. İmplantın yanlış açıyla yerleştirilmesi, sinir hasarlarına yol açması veya hastanın çene yapısına uygun olmaması gibi durumlar “tıbbi uygulama hatası” (malpraktis) kapsamında değerlendirilir. Peki, hatalı yerleştirilen implant için tazminat davası açılabilir mi? Bu yazımızda, hatalı implant tedavisi nedeniyle hastaların sahip olduğu hukuki hakları ve tazminat davası sürecini ele alacağız.

İmplant Tedavisinin Hukuki Niteliği: Eser Sözleşmesi

Hukuki açıdan bir malpraktis davası açılmadan önce, hasta ile hekim arasındaki ilişkinin niteliği belirlenmelidir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında, genel tıbbi tedaviler çoğunlukla vekalet sözleşmesi olarak kabul edilir. Vekalet sözleşmesinde hekim, hastayı iyileştirme garantisi vermez; yalnızca tıp biliminin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür. Ancak, diş protezi ve implant gibi tedaviler bu kuralın istisnasını oluşturur.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, implant ve protez uygulamaları eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesinde hekim (yüklenici), hastaya (iş sahibi) belirli bir sonucu garanti etmektedir. Hekim, yalnızca özen göstermekle kalmayıp, hastanın ağız yapısına uygun, fonksiyonel ve estetik açıdan başarılı bir implant teslim etmekle yükümlüdür. Bu nedenle, hatalı yerleştirilen bir implant, sözleşmeye aykırılık ve ayıplı ifa olarak kabul edilerek hukuki sorumluluk doğurur.

Hangi Durumlarda Tazminat Davası Açılabilir?

İmplant tedavisinin başarısız olması her zaman hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmez. Davanın açılabilmesi için hekimin mesleki özen yükümlülüğünü ihlal etmiş olması gerekir. Tazminat davasına konu olabilecek başlıca hatalı uygulamalar şunlardır:

  • Hatalı Konumlandırma: İmplantın yanlış açıyla veya derinlikle yerleştirilmesi sonucu komşu dişlere veya çene kemiğine zarar verilmesi,
  • Sinir Hasarı: Operasyon sırasında çene sinirlerine zarar verilmesi nedeniyle kalıcı veya geçici his kaybı oluşması,
  • Sterilizasyon Hataları: Cerrahi ortamın hijyenik olmamasından ötürü implant çevresinde ciddi enfeksiyonlar (periimplantitis) meydana gelmesi ve implant kaybının yaşanması,
  • Aydınlatılmış Onam Eksikliği: Hekimin, tedavi öncesinde hastayı olası riskler, komplikasyonlar ve alternatif tedavi yöntemleri hakkında mevzuata uygun şekilde bilgilendirmemesi.

Talep Edilebilecek Tazminat Türleri

Hatalı implant tedavisi nedeniyle mağdur olan hastalar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca maddi ve manevi zararlarının tazminini talep edebilirler:

  • Maddi Tazminat: Tedavi için ödenen ücretin iadesi, hatalı implantın sökülmesi ve yeni tedavi için yapılacak tüm ek tedavi masrafları ile süreç boyunca yaşanan iş ve kazanç kayıpları maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Hatalı tedavi sebebiyle hastanın çektiği fiziksel acı, duyulan elem, ızdırap ve estetik görünümün bozulmasından kaynaklanan psikolojik yıpranma için manevi tazminata hükmedilir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı Süreleri

Hatalı implant davasında görevli mahkeme, tedavinin yapıldığı kuruluşa göre değişiklik gösterir. Tedavi özel bir diş kliniğinde veya özel hastanede yapılmışsa, uyuşmazlık Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirilir ve dava Tüketici Mahkemesi‘nde açılır. Eğer tedavi bir devlet veya üniversite hastanesinde gerçekleşmişse, idarenin hizmet kusuruna dayanılarak Sağlık Bakanlığına veya ilgili üniversiteye karşı İdare Mahkemesi‘nde tam yargı davası açılması gerekmektedir.

Eser sözleşmesinden doğan davalarda zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu uyarınca eserin teslim edildiği tarihten itibaren genel olarak 5 yıldır. Ancak hekimin ağır kusuru veya hilesi söz konusu ise bu süre 20 yıla çıkmaktadır. Hak kaybına uğramamak adına bu sürelerin titizlikle takip edilmesi son derece önemlidir.

Sonuç ve Hukuki Tavsiye

Hatalı yerleştirilen bir implant hem sağlık hem de maddi açıdan ciddi kayıplara yol açar. Bu tür uyuşmazlıklarda hekimin kusurunun tespiti; Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından alınacak bilirkişi raporları ile kanıtlanır. Sürecin teknik boyutu ve ispat yükümlülükleri göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak adına alanında uzman bir sağlık hukuku avukatından profesyonel destek alınması tavsiye edilir.

Hatalı implanta karşı tazminat davası
Anahtar Kelime : implant tazminat davası

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız