Günümüzde dijitalleşmenin ve internet kullanımının artmasıyla birlikte, sağlık sektörü de dijital platformların etkisi altına girmiştir. Hastalar, tedavi süreçleri öncesinde ve sonrasında hekimler hakkında internet ortamında yapılan yorumları sıklıkla incelemektedir. Ancak bu durum, bazen hekimlerin mesleki itibarını zedeleyen, gerçeğe aykırı, haksız ve hatta hakaret içeren yorumların yayılmasına yol açabilmektedir. Hekimlerin kişilik haklarını ve mesleki saygınlığını hedef alan bu asılsız iddialara karşı hukuk düzeni çeşitli koruma mekanizmaları öngörmüştür.
Hukuki Çerçeve ve Korunan Değerler
Hekimin mesleki itibarı ve şeref saygınlığı, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan “kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı” kapsamında değerlendirilir. İnternet ortamında yapılan gerçeğe aykırı ve karalayıcı yorumlar, hekimin kişilik haklarına doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Bu doğrultuda Türk Borçlar Kanunu (TBK), Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında hekimlerin başvurabileceği yasal yollar mevcuttur.
Gerçeğe Aykırı Yorumlara Karşı Başvurulabilecek Yasal Yollar
İnternet sitelerinde, forumlarda veya sosyal medya platformlarında gerçeğe aykırı yoruma maruz kalan bir hekimin izleyebileceği adımlar şu şekildedir:
1. Erişim Engelleme ve İçeriğin Çıkarılması Talebi (5651 Sayılı Kanun m. 9)
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan içeriği barındıran yer sağlayıcıya (platforma) başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilirler. Alternatif olarak, doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak söz konusu içeriğe erişimin engellenmesini veya içeriğin çıkarılmasını talep edebilirler. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, ifade özgürlüğünün sınırlarını aşan, eleştirinin ötesine geçerek hekimi karalayan ve mesleki itibarını zedeleyen asılsız yorumların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kabul edilmektedir.
2. Maddi ve Manevi Tazminat Davası
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 58. maddesi kapsamında, kişilik haklarının hukuka aykırı olarak saldırıya uğraması durumunda, uğranılan manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edilebilir. Hekim, gerçeğe aykırı internet yorumları nedeniyle hasta kaybı yaşamışsa veya mesleki saygınlığı ciddi derecede zarar görmüşse, bu zararların tazmini için genel mahkemelerde maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
3. Türk Ceza Kanunu Kapsamında Suç Duyurusu
Yapılan internet yorumunun niteliğine göre, haksız fiil aynı zamanda bir ceza hukuku suçunu da oluşturabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında şu suç tipleri gündeme gelebilir:
- Hakaret Suçu (TCK m. 125): Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle hakaret edilmesi durumunda suç oluşur. Fiilin internet üzerinden işlenmesi, suçun nitelikli halini (alenen işlenme) oluşturur.
- İftira Suçu (TCK m. 267): Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi durumunda iftira suçu gündeme gelebilir.
Bu durumlarda hekim, yorumu yapan fail hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir.
Hasta Mahremiyeti ve Hekimin Sır Saklama Yükümlülüğü
Hekimlerin, internet üzerinden yapılan haksız eleştirilere veya iftiralara yanıt verirken son derece dikkatli olması gerekmektedir. Hekim, kendisini savunmak amacıyla dahi olsa, hastanın tıbbi verilerini veya kimlik bilgilerini internet ortamında ifşa etmemelidir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hekimlerin sır saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri olup, bunların hukuka aykırı paylaşılması TCK m. 136 uyarınca suç teşkil eder.
Sonuç
İnternet dünyasında ifade özgürlüğü ile hekimlerin kişilik hakları arasındaki hassas dengenin korunması esastır. Hekim hakkındaki gerçeğe aykırı internet yorumları, sadece bireysel bir mağduriyet yaratmakla kalmayıp, toplumun sağlık sistemine ve hekimlere duyduğu güveni de sarsmaktadır. Bu tür haksız ve hukuka aykırı durumlarla karşılaşan hekimlerin, yasal haklarını korumak adına uzman bir sağlık hukuku avukatından destek alarak hukuki süreçleri başlatması önem arz etmektedir.

Anahtar Kelime : hekim internet yorumlari

