Sağlık hizmeti sunumu esnasında meydana gelen tıbbi uygulama hataları (malpraktis), hasta hakları ve hekim sorumluluğu açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Ancak tıbbi müdahalenin gerçekleştiği sağlık kurumunun niteliği, izlenecek hukuki yolu ve görevli yargı kolunu doğrudan belirler. Özel hastanelerde yaşanan malpraktis iddiaları özel hukuk hükümlerine tabi iken, kamu hastanelerinde veya üniversite hastanelerinde meydana gelen tıbbi hatalarda idari yargıda tam yargı davası açılması hukuki bir zorunluluktur.
Kamu Hastanelerinde Malpraktis ve Hizmet Kusuru Kavramı
Kamu hastanelerinde yürütülen sağlık hizmetleri, devletin kamu hizmeti sunma yükümlülüğü kapsamındadır. Bu hastanelerde görev yapan hekim ve sağlık personelinin tıbbi müdahaleleri, idare adına gerçekleştirilen idari eylemler olarak kabul edilir. Dolayısıyla, kamu hastanesinde meydana gelen bir teşhis, tedavi veya bakım hatası sonucunda hastanın zarara uğraması durumunda idarenin hizmet kusuru sorumluluğu doğar.
Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere; sağlık hizmetinin teşkilatlanmasında, organizasyonunda, personel seçiminde, teşhis ve tedavi süreçlerinde gerekli özenin gösterilmemesi hizmet kusuru teşkil eder. İdare, kendi bünyesinde sunduğu sağlık hizmetinin nitelikli ve kusursuz işlemesini sağlamakla yükümlüdür.
Tam Yargı Davası Nedir?
Tam Yargı Davası, idarenin eylem veya işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilen kişilerin uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla İdare Mahkemelerinde açtıkları bir tazminat davası türüdür. Kamu hastanesinde uygulanan hatalı tedavi, yanlış cerrahi müdahale veya bakım eksikliği nedeniyle zarara uğrayan hasta ya da ölüm halinde hastanın yakınları, idarenin hizmet kusuruna dayanarak tam yargı davası açabilir.
Dava Açmadan Önce Zorunlu İdari Başvuru Şartı (İYUK m. 13)
Kamu hastanelerine karşı tam yargı davası açılmadan önce yerine getirilmesi gereken son derece kritik bir usul kuralı bulunmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 13. maddesi uyarınca, idari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilenlerin idari dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak zararlarının tazminini istemeleri zorunludur.
- Zamanaşımı Süreleri: İdari başvuru, zararın ve tıbbi hatanın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili kuruma (Sağlık Bakanlığı veya üniversite rektörlüğü) yapılmalıdır.
- Dava Açma Süreci: İdarenin başvuruyu reddetmesi veya yasal süre içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmiş sayılması halinde, kanuni dava açma süresi içinde yetkili İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılır. İdari başvuru yapılmadan doğrudan açılan davalar usulden reddedilir.
Hekime Doğrudan Tazminat Davası Açılabilir mi?
Kamu hastanesinde çalışan doktorların hukuki sorumluluğu hususunda en sık yapılan yanlışlardan biri, davayı doğrudan hekime yöneltmektir. Anayasa’nın 129. maddesinin 5. fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri gereğince, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir.
Bu sebeple, kamu hastanesinde görev yapan bir hekime veya sağlık personeline doğrudan adli yargıda (Tüketici veya Asliye Hukuk Mahkemesi) kişisel tazminat davası açılamaz. Dava idareye karşı yürütülür; ancak idare tazminat ödemekle mahkûm edilirse, tıbbi hatada kastı veya ağır kusuru bulunan hekime veya sağlık personeline ödediği tutarı rücu etme hakkına sahiptir.
Tam Yargı Davasında Talep Edilebilecek Tazminatlar
Kamu hastanesinde yaşanan malpraktis neticesinde meydana gelen zararlar doğrultusunda şu tazminat kalemleri talep edilebilir:
- Maddi Tazminat: Hatalı müdahale sonrası yapılan ek tedavi masrafları, çalışma gücünün kaybından doğan kazanç kayıpları, bakıcı giderleri, organ kaybı veya engellilik durumunda bedensel zarar tazminatı; ölüm halinde ise vefat edenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı.
- Manevi Tazminat: Tıbbi hata sonucunda hastanın ya da yakınlarının duyduğu ağır elem, keder ve psikolojik çöküntünün bir nebze olsun telafi edilmesi amacıyla mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarı.
Sonuç
Kamu hastanesinde meydana gelen malpraktis vakalarında hak arama hürriyeti idari yargı kurallarına tabidir. Süreçte hak kaybına uğramamak adına 2577 sayılı Kanun’da yer alan 1 ve 5 yıllık hak düşürücü sürelere dikkat edilmesi, zorunlu idari başvurunun eksiksiz yapılması ve tam yargı davasının doğru idari mercii muhatap alınarak açılması gerekmektedir.

Anahtar Kelime : tam yargi davasi

