Sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında hastaların bedensel ve ruhsal bütünlüklerinin korunması, tıp etiği kadar hukuk düzeninin de temel önceliklerindendir. Kamu hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinde meydana gelen hasta hakları ihlalleri veya tıbbi uygulama hataları (malpraktis), hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından hukuki süreçlerin doğmasına neden olur. Kamu kurumlarında gerçekleşen ihlallerde izlenecek yol, özel hastanelerden farklı olarak idari hukuk rejimine tabidir.
Kamu Hastanelerinde Hasta Haklarının Hukuki Dayanağı
Türkiye’de hasta hakları, T.C. Anayasası’nın yaşama ve sağlık hakkını düzenleyen ilkeleri başta olmak üzere, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği ile koruma altına alınmıştır. Yönetmelik uyarınca her hastanın; adalet ve hakkaniyete uygun hizmet alma, bilgilendirilme, rıza gösterme ve mahremiyete saygı gösterilmesini talep etme hakkı mevcuttur. Kamu hastanelerinde bu hakların ihlal edilmesi durumunda başvurulabilecek idari, hukuki ve cezai mekanizmalar bulunmaktadır.
1. İdari Başvuru Yolları
Kamu hastanelerinde yaşanan aksaklıklar veya hak ihlallerinde öncelikle idari yolların tüketilmesi, uyuşmazlığın mahkeme öncesinde çözülmesi açısından önem taşır.
- Hasta Hakları Birimi ve Hasta Hakları Kurulu: Sağlık tesislerinde doğrudan hizmet veren bu birimler, hastaların şikayetlerini kabul eder. Birim tarafından incelenen başvurular, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Hasta Hakları Kurulu’na sevk edilir. Kurul, ihlal bulunup bulunmadığına ilişkin idari değerlendirme yapar.
- SABİM (Alo 184) ve CİMER Başvuruları: Hastalar veya yakınları, karşılaştıkları hak ihlallerini Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM – Alo 184) veya CİMER üzerinden yetkili mercilere iletebilirler. Yapılan başvurular ilgili kamu hastanesi yönetimine idari inceleme yapılması amacıyla yönlendirilir.
2. Hukuki Yollar: İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası
Kamu hastanelerinde görev yapan hekim, hemşire veya diğer sağlık personelinin kusurundan ya da hastanenin organizasyon eksikliğinden doğan zararlarda doğrudan kamu görevlisinin şahsına tazminat davası açılamaz. Anayasa’nın ilgili hükümleri gereğince, kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları doğrudan idareye karşı açılmalıdır.
Bu kapsamda, uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca Tam Yargı Davası açılır. Yargıtay ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, kamu idaresinin sağlık hizmetini sunarken gösterdiği “hizmet kusuru” veya organizasyon eksikliği tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır.
Dava Açılmadan Önce İdareye Başvuru Şartı
2577 sayılı İYUK’un 13. maddesi gereğince, kamu hastanesindeki hak ihlali veya tıbbi müdahaleden doğan zararlar nedeniyle idari yargıda dava açmadan önce ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı) yazılı olarak başvurulması ve zararın giderilmesinin istenmesi yasal bir zorunluluktur. İdarenin bu talebi reddetmesi veya kanuni süresi içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmiş sayılması durumunda idare mahkemelerinde dava açma süreci başlar.
3. Cezai Başvuru Yolları ve Soruşturma İzni
Hasta hakları ihlali aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ediyorsa (örneğin taksirle yaralama, görevi kötüye kullanma veya taksirle öldürme), ilgili sağlık personeli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir.
Ancak kamu hastanesinde görev yapan hekimler ve sağlık çalışanları kamu görevlisi statüsünde olduğundan, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma yürütülebilmesi için yetkili merciden soruşturma izni alınması gerekmektedir. Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı idari yargı mercilerine itiraz hakkı mevcuttur.
Hak Düşürücü Süreler ve Sonuç
Kamu hastanelerinde hak ihlaline uğrayan bireylerin hak kaybına uğramaması adına yasal başvuru sürelerini titizlikle takip etmesi gerekir. İdari yargıda idareye başvuru ve dava açma süreleri katı hak düşürücü sürelere tabidir. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında da altı çizildiği üzere, hak arama hürriyetinin etkin kullanımı için idari başvuru sürelerinin ve dava zamanaşımının doğru hesaplanması büyük önem taşır.

Anahtar Kelime : hasta haklari basvuru

