Sağlık sektöründe dijital dönüşümün en somut yansımalarından biri olan yapay zekâ teknolojileri; radyolojik görüntü analizlerinden genetik veri incelemelerine, tanı süreçlerinden cerrahi müdahale planlamalarına kadar pek çok alanda hekimlerin en önemli yardımcılarından biri haline gelmiştir. Bununla birlikte, algoritmaların klinik kararlara dahil olması, tıbbi müdahalelerin hukuki boyutunu ve hekimlerin sorumluluk alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin tıp pratiğine entegrasyonu, ortaya çıkan hataların hukuki nitelendirmesi ve sorumluluğun kime ait olacağı hususunda yeni ve karmaşık tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Karar Destek Sistemi Olarak Yapay Zekâ ve Hekimin Özen Borcu
Türk hukuk sisteminde hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki, kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında yer alan vekâlet sözleşmesi hükümlerine dayanmaktadır. Kanunun 506. maddesi uyarınca hekim, üstlendiği işi basiretli ve özenli bir şekilde yürütmekle yükümlüdür. Mevcut mevzuatımız ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının İfrazı Tarzına Dair Kanun çerçevesinde tıbbi teşhis koyma ve tedavi uygulama yetkisi münhasıran hekimlere tanınmıştır.
Bu doğrultuda yapay zekâ uygulamaları, ne kadar gelişmiş olursa olsun günümüz hukuk düzeninde bağımsız bir hukuki süje veya yetkili bir teşhis mercii değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere hekim, tıp biliminin ulaştığı genel kabul görmüş standartlara uymak ve hastasının yararını en üst düzeyde gözetmekle mükelleftir. Dolayısıyla yapay zekâ, klinik karar verme sürecinde bir “tanı ve karar destek sistemi” niteliği taşır; nihai hukuki ve tıbbi sorumluluk her koşulda kararı onaylayan hekime aittir.
Tıbbi Malpraktis ve Yapay Zekâ Kaynaklı Hatalar
Yapay zekâ algoritmalarının yanlış bir veri setine dayanarak hatalı tanı önermesi veya teknik bir aksaklık nedeniyle yanlış yönlendirmede bulunması durumunda sorumluluğun tespiti büyük önem taşımaktadır. Tıbbi uygulama hatası (malpraktis), hekimin mesleki özen yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucu hastanın zarar görmesi durumunda ortaya çıkar. Yapay zekâ kullanımında hekimin sorumluluğu şu iki temel senaryoda gündeme gelebilir:
- Körlemesine Güvenme (Aşırı Aşinalık Hatası): Hekimin, yapay zekâ tarafından sunulan verileri ve önerileri kendi tıbbi bilgi ve tecrübesiyle süzgeçten geçirmeden doğrudan uygulaması ve bu durumun zarara yol açması halinde hekimin özen borcunu ihlal ettiği kabul edilir.
- Gerekçesiz Reddetme: Tıp dünyasında genel kabul görmüş ve güvenilirliği kanıtlanmış bir yapay zekâ sisteminin uyarılarını hiçbir haklı nedene dayanmaksızın göz ardı etmek de özen yükümlülüğünün ihlali sayılabilir.
Hukuki açıdan hekimden beklenen, ortalama bir tıp mensubunun göstereceği mesleki dikkat ve özeni sergilemektir. Yapay zekâ sistemlerinin ürettiği sonuçlar hekim tarafından denetlenmeli, klinik bulgularla karşılaştırılmalı ve ancak tıbbi gerekçelerle uygun bulunduğunda işleme alınmalıdır.
Aydınlatılmış Onam ve Kişisel Verilerin Korunması
Yapay zekâ teknolojilerinin kullanımında bir diğer kritik nokta ise aydınlatılmış onam ve veri güvenliğidir. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca hastanın, teşhis ve tedavi süreçlerinde kullanılan yöntemler hakkında bilgilendirilmesi esastır. Teşhis veya tedavi planlamasında doğrudan yapay zekâ tabanlı bir sistem kullanılıyorsa, bu durumun ve olası risklerin hastaya açıkça anlatılması gerekmektedir.
Ayrıca, hastalara ait tıbbi verilerin yapay zekâ yazılımlarına işlenmesi süreci 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hükümlerine tabidir. Sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Hekimler ve sağlık kuruluşları, hasta verilerini bu tür sistemlere yüklerken açık rıza ve anonimleştirme kurallarına harfiyen uymakla yükümlüdür.
Sonuç
Yapay zekâ, hekimlerin iş yükünü hafifleten ve teşhis doğruluğunu artıran güçlü bir araç olmakla birlikte, hekimin nihai karar verici konumunu ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Sağlık hukukunda temel kural, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insani ve mesleki denetimin sürdürülmesidir. Hekimlerin yapay zekâ teknolojilerini kullanırken hem tıbbi etik ilkeleri hem de yürürlükteki kanuni düzenlemeleri göz önünde tutarak hareket etmesi, hem hastaların güvenliği hem de olası malpraktis iddialarına karşı hukuki koruma açısından büyük önem arz etmektedir.

Anahtar Kelime : yapay zeka hekim sorumlulugu

