Sağlık Meslek Mensubu Olmayan Kişinin Tıbbi İşlem Yapması

Sağlık personeli olmayan tıbbi işlem. tibbi islem yapma

Günümüzde estetik ve tıbbi uygulamalara olan ilginin artmasıyla birlikte, sağlık meslek mensubu olmayan kişilerin yetkisiz şekilde tıbbi müdahalelerde bulunması ciddi bir toplumsal ve hukuki sorun haline gelmiştir. Botoks, dolgu, mezoterapi gibi estetik işlemlerden cerrahi müdahalelere ve medikal tedavilere kadar geniş bir alanda karşılaşılan bu durum, hem hasta sağlığını hayati derecede tehlikeye atmakta hem de ağır hukuki yaptırımları beraberinde getirmektedir. Hukuk sistemimizde tıbbi işlem yapma yetkisi münhasıran gerekli eğitimi almış ve kanunen yetkilendirilmiş sağlık meslek mensuplarına tanınmıştır.

Tıbbi Müdahale Yetkisinin Hukuki Dayanağı

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ve tıbbi müdahalelerin kimler tarafından yapılabileceği emredici kanun hükümleriyle düzenlenmiştir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde hekimlik mesleğini icra etme ve hastalar üzerinde tıbbi teşhis ile tedavi uygulama yetkisi yalnız tıp fakültelerinden mezun olmuş hekimlere aittir. Hekim dışındaki sağlık personelleri (hemşire, anestezi teknikeri vb.) ise ancak kendi görev tanımları ve bir hekimin gözetimi veya direktifi çerçevesinde sınırlı tıp uygulamalarını gerçekleştirebilirler.

Yetkisiz Tıbbi İşlem Yapmanın Ceza Sorumluluğu

Sağlık meslek mensubu olmayan veya hekimlik diplomasına sahip bulunmayan kişilerin hastalar üzerinde tıbbi işlem yapması, Türk ceza hukukunda birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermektedir:

  • 1219 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçu: Diplomasız olarak hekimlik yapmak veya yetkisi olmadan tıbbi müdahalede bulunmak başlı başına bir suç teşkil eder. Bu eylemi gerçekleştiren şahıslar hakkında doğrudan hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.
  • Kasten veya Taksirle Yaralama / Öldürme: Yetkisiz müdahale sonucunda hastanın bedensel veya ruhsal bütünlüğüne zarar gelmesi durumunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri gereğince taksirle yaralama veya kasten yaralama suçlarından ceza sorumluluğu doğar. İşlemin ölümle sonuçlanması halinde ise kasten veya taksirle öldürme hükümleri uygulanır.
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu: Kendisini hekim, uzman veya yetkili estetiisyen gibi tanıtarak kişilerden maddi çıkar sağlayan şahıslar hakkında TCK m. 157 ve m. 158 uyarınca dolandırıcılık suçundan adli süreç başlatılır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere; tıp eğitimi ve diploması bulunmayan kişilerin hastanın vücut bütünlüğüne müdahalede bulunması hukuka aykırıdır ve bu kişiler işlemin doğurduğu tüm zararlı sonuçlardan doğrudan cezai olarak sorumludur.

Geçersiz Rıza ve Tazminat Sorumluluğu

Tıbbi müdahalelerin hukuka uygun sayılabilmesi için hastanın aydınlatılmış rızasının bulunması şarttır. Ancak Türk hukukunda temel ilke şudur: Yetkisiz veya ehliyetsiz bir kişiye verilen rıza hukuken geçersizdir. Hastanın işleme kendi isteğiyle onay vermiş olması, işlemi gerçekleştiren yetkisiz kişinin cezai ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Özel hukuk bakımından ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 49 uyarınca haksız fiil sorumluluğu devreye girer. Yetkisiz tıbbi işlem sebebiyle bedensel veya estetik zarara uğrayan mağdur;

  • Tedavi masrafları, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından doğan zararlar için maddi tazminat,
  • Uğranılan bedensel zararın, ağrının ve yaşanan psikolojik travmanın telafisi amacıyla manevi tazminat (TBK m. 56) talep etme hakkına sahiptir.

Güzellik Merkezlerinde Tıbbi İşlem Sınırı

Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve emsal yargı kararları uyarınca; güzellik salonları veya merkezlerinde deri altına nüfuz eden iğneli uygulamalar (botoks, dolgu, gençlik aşısı, iğneli mezoterapi), derin kimyasal peeling ve tıbbi lazer cihazlarıyla yapılan müdahaleler kesinlikle yasaktır. Bu tür uygulamalar invaziv (girişimsel) tıbbi işlem niteliğinde olduğundan sadece yetkili hekimler tarafından ve ruhsatlı sağlık kuruluşlarında yapılabilir.

Sonuç ve Hukuki Haklar

Sağlık meslek mensubu olmayan kişilerin tıbbi müdahalede bulunması açık bir kanun ihlalidir. Böyle bir durumla karşılaşan veya hatalı müdahale sonucu zarara uğrayan vatandaşların, delilleri muhafaza ederek Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunmaları, İl Sağlık Müdürlüklerine ihbarda bulunmaları ve idari ile hukuki süreçleri başlatmak adına bir sağlık hukuku uzmanından hukuki destek almaları önem taşımaktadır.

Sağlık personeli olmayan tıbbi işlem.
Anahtar Kelime : tibbi islem yapma

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız