Son yıllarda estetik tıbbın hızla gelişmesiyle birlikte dermal dolgu ve botulinum toksin (botoks) gibi medikal estetik uygulamalarına olan talep belirgin şekilde artmıştır. Ancak bu popülerlik, yetkisiz kişilerin veya merdiven altı işletmelerin tıbbi müdahale sınırlarını aşarak dolgu uygulaması yapması sorununu da beraberinde getirmiştir. Sağlık hukuku mevzuatımıza göre dolgu uygulaması, enjeksiyon içeren ve vücut bütünlüğüne müdahale teşkil eden bir tıbbi işlemdir. Dolayısıyla yetkisiz kişilerce yapılan dolgu uygulamaları, hem ağır cezai yaptırımlara hem de ciddi tazminat sorumluluklarına yol açmaktadır.
Tıbbi Müdahale Yetkisi ve Yasal Çerçeve
Türk hukuk sisteminde medikal estetik işlemler de dahil olmak üzere insan vücuduna yönelik her türlü enjeksiyonel müdahale yalnızca yetkili hekimler tarafından gerçekleştirilebilir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca, diploması ve Sağlık Bakanlığı tescili bulunmayan kişilerin hastaya tanı koyması, tedavi uygulaması veya enjeksiyon yapması kesin olarak yasaklanmıştır.
Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuatı ve Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeleri kapsamında; güzellik salonları veya estetik merkezlerinde hekim dışı personel (güzellik uzmanı, estetisyen vb.) tarafından dolgu veya botoks enjeksiyonu yapılması hukuka aykırıdır. Bu tür merkezlerin yetkisi yalnızca cerrahi ve enjeksiyon içermeyen yüzeysel cilt bakımları ile sınırlıdır.
Yetkisiz Dolgu Uygulamasında Ceza Sorumluluğu
Tıbbi yetkisi olmadığı halde dolgu uygulaması yapan kişiler veya bu tür işlemlere izin veren işletme sahipleri, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve özel kanunlar kapsamında birden fazla suçtan yargılanma riskiyle karşı karşıyadır:
- 1219 Sayılı Kanun’a Aykırılık (Yetkisiz Hekimlik Suçu): Diploması olmaksızın hasta tedavi eden veya tıbbi müdahalede bulunan kişiler hakkında hapis ve adli para cezası öngörülmektedir.
- Kasten veya Taksirle Yaralama (TCK m. 86 / m. 89): Yetkisiz uygulama sonucunda hastanın yüzünde doku kaybı (nekroz), enfeksiyon, kalıcı iz, körlük veya asimetri gibi zararlar meydana gelirse, uygulayıcı kasten veya taksirle yaralama suçundan cezalandırılır.
- Dolandırıcılık (TCK m. 157): Kendisini doktor veya yetkili medikal uzman olarak tanıtıp hileli davranışlarla mağdurdan maddi menfaat temin eden kişiler hakkında dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir.
Tazminat Sorumluluğu ve Hukuki Sonuçlar
Tıbbi yetkisi bulunmayan kişilerce yapılan hatalı veya hukuka aykırı dolgu uygulamaları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında “haksız fiil” teşkil eder. Haksız fiil sorumluluğu gereğince, başkasına hukuka aykırı bir eylemle zarar veren kişi, bu zararı tam olarak tazmin etmekle yükümlüdür.
1. Maddi Tazminat
Mağdur hasta, yetkisiz işlem nedeniyle uğradığı tüm doğrudan ve dolaylı maddi zararları talep edebilir. Bu kapsamda;
- Hatalı uygulamanın düzeltilmesi için yapılan hastane, ilaç ve cerrahi tedavi giderleri,
- İş göremezlik süresince uğranılan kazanç kayıpları,
- Kalıcı bir deformasyon oluşmuşsa çalışma gücünün azalmasından doğan zararlar talep edilebilir.
2. Manevi Tazminat
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, kişinin beden bütünlüğünün ihlal edilmesi ve özellikle yüz bölgesinde meydana gelen estetik bozukluklar ağır bir ruhsal travmaya yol açmaktadır. Mağdur, yaşadığı elem, keder ve psikolojik yıpranmanın karşılığı olarak mahkemeden uygun bir manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Yargıtay İçtihatlarında Yaklaşım
Yargıtay’ın emsal kararlarında, güzellik salonu veya ruhsatsız mekânlarda enjeksiyon yöntemiyle yapılan estetik müdahalelerin hem uygulayıcı hem de işletme sahibi açısından müşterek ve müteselsil sorumluluk doğurduğu kabul edilmektedir. Hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen bu eylemlerde, hekim olmayan kişilerin tıp ilminin gereklerine aykırı davranması asli kusur sayılmakta ve meydana gelen zararlardan doğan tazminat yükümlülüğü katı kurallara bağlanmaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
Yetkisiz kişilerce yapılan dolgu enjeksiyonları yalnızca estetik bir başarısızlık değil, hayati organ kayıplarına kadar varabilen ağır tıbbi komplikasyon riskleri taşır. Hastaların sağlıklarını korumak adına tüm invaziv işlemleri yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış kliniklerde uzman hekimlere yaptırmaları hayati önem taşır. Yetkisiz dolgu uygulaması nedeniyle mağduriyet yaşayan kişilerin ise Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunma ve Hukuk Mahkemeleri’nde maddi-manevi tazminat davası açma hakkı mevcuttur.

Anahtar Kelime : dolgu sorumluluğu tazminat

