WhatsApp Yazışmaları Malpraktis Davasında Delil Olur mu?
Günümüzde iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, hekimler ve hastalar arasındaki birçok görüşme dijital platformlar üzerinden yürütülmektedir. Bu kapsamda WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamaları, yapılan yazışmaların malpraktis davalarında delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı konusunu gündeme taşımaktadır. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, elektronik yazışmaların delil niteliği ve güvenilirliği, önemli birtakım hukuki ilkelere ve yargı kararlarına dayanmaktadır.
Malpraktis Davalarında Delil Kavramı
Malpraktis, bir hekimin mesleki yükümlülüklerine aykırı şekilde hareket etmesi neticesinde hastada zarara yol açması anlamına gelir. Böyle bir durumda, hasta zararının tazmini için hekim aleyhine tazminat davası açabilir. Bu tür davalarda ispat yükümlülüğü genellikle davacıya, yani hastaya aittir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi de zarar görenin, zarar ve kusur unsurlarını ispat etmesi gerektiğini belirtmektedir.
WhatsApp Yazışmaları Hukuken Delil Niteliği Taşır mı?
WhatsApp üzerinden yapılan yazışmalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca birer elektronik delil niteliğine sahiptir. Yazılı kanıt olarak kabul edilebilmesi için yazışmaların güvenilirliği, bütünlüğü ve içeriğinin doğruluğu değerlendirilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, elektronik ortamda gerçekleşen görüşmeler, karşı taraftan inkâr edilmediği veya teknik olarak manipüle edilmediği durumlarda mahkemeler tarafından dikkate alınmaktadır.
Yazışmalarda Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Gizlilik ve Kişisel Veri: Hekim-hasta yazışmaları çoğunlukla kişisel veri niteliği taşır. Bu nedenle, yazışmaların mahkemeye delil olarak sunulmasında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygunluk gözetilmelidir.
- Bütünlük ve Doğruluk: Sunulan mesaj kayıtlarının orijinal haliyle, kesintisiz ve manipülasyona uğramamış olması gerekir.
- Tarafların Açık Kimliği: Yazışmalarda tarafların açıkça tespit edilebilir şekilde bulunması, delil niteliğinin kabulünü güçlendirir.
Yargıtay’ın Görüşü ve Uygulama
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, elektronik yazışmaların delil olarak kullanılabilmesinin önünde teknik veya hukuki bir engel bulunmadığı vurgulanmıştır. Özellikle tarafların karşılıklı olarak mesajlaşmanın muhatabı olduğunun açıkça anlaşıldığı ve yazışmaların gerçeği yansıttığına dair şüphe bulunmadığı durumlarda, WhatsApp yazışmaları delil olarak kabul edilmektedir. Ancak, yazışmaları sadece tek başına değil, başka delillerle de desteklemek ispatı güçlendirecektir.
WhatsApp Yazışmalarıyla Hangi Haklar Korunur?
Malpraktis süreçlerinde WhatsApp yazışmaları üzerinden elde edilen bilgiler, hekimin tanı, tedavi ve bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin ispatında önem taşır. Özellikle bilgilendirme, onam alma ve hasta ile iletişim süreçleri açısından bu yazışmalar aydınlatıcı olabilir. Fakat her vaka kendi özel koşullarında değerlendirilmelidir.
Sonuç ve Değerlendirme
WhatsApp ve benzeri platformlar üzerinden yapılan yazışmalar, günümüzde malpraktis davalarında mahkemelerce delil olarak kabul edilmekte; ancak bu delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi ve içeriğinin güvenilir olması gerekmektedir. Elektronik delillerin sunumu sırasında, ilgili yazışmaların bütünlüğü ve doğruluğu mutlaka sağlanmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik kararları ve Borçlar Kanunu’ndaki genel esaslar doğrultusunda, WhatsApp yazışmalarının tek başına ya da diğer delillerle birlikte kullanılması mümkündür.

