Üniversite Hastanesi Malpraktis Davası: Kurum Sorumluluğu, Dava Yolu Ve Tazminat

Üniversite hastanesi malpraktis davası

Tıbbi malpraktis, yani hekim uygulama hatası, bir sağlık personelinin tecrübesizlik, bilgisizlik veya ihmal gibi nedenlerle hastanın zarar görmesine yol açması durumudur. Özellikle kamu hizmeti veren üniversite hastanelerinde karşılaşılan malpraktis vakaları, hem hasta hem de hekim açısından özellikli hukuki süreçleri beraberinde getirir. Bu yazıda, üniversite hastanelerindeki tıbbi uygulama hatalarında kurumun sorumluluğu, izlenmesi gereken hukuki yol ve tazminat süreçleri ele alınacaktır.

Üniversite Hastanelerinin Hukuki Sorumluluğu: Hizmet Kusuru

Üniversite hastaneleri, kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlar oldukları için bu kurumlarda sunulan sağlık hizmeti bir kamu hizmeti niteliğindedir. Bu nedenle, bir üniversite hastanesinde hekim veya diğer sağlık personelinin hatası sonucu bir zarar meydana geldiğinde, “hizmet kusuru” ilkesi devreye girer. Hizmet kusuru, idarenin yani hastane yönetiminin, sağlık hizmetini hiç işlememesi, geç işletmesi veya kötü işletmesi sonucu ortaya çıkan bir sorumluluk halidir.

Anayasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği zararlardan dolayı dava doğrudan kamu görevlisine değil, ilgili kamu kurumuna karşı açılır. Bu ilke uyarınca, üniversite hastanesindeki bir hekimin tıbbi uygulama hatası nedeniyle zarar gören hasta, tazminat davasını doğrudan hekime değil, ilgili üniversite rektörlüğüne karşı açmalıdır. İdare, hastaya tazminat ödemesi durumunda, kusuru bulunan hekime rücu etme, yani ödediği tazminatı ondan talep etme hakkına sahiptir.

Malpraktis ve Komplikasyon Ayrımı Neden Önemli?

Her tıbbi müdahalenin belirli riskleri bulunur ve bazen hekimin herhangi bir kusuru olmaksızın istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu duruma komplikasyon denir. Malpraktisten kaynaklanan hukuki sorumluluğun doğması için ise hekimin veya kurumun kusurlu bir eyleminin varlığı şarttır. Yargı sürecinde mahkeme, bilirkişi raporları aracılığıyla olayın bir komplikasyon mu yoksa önlenebilir bir tıbbi uygulama hatası mı olduğunu titizlikle değerlendirir.

Dava Yolu: İdari Yargıda Tam Yargı Davası

Üniversite hastanelerinin kamu kurumu niteliği taşıması nedeniyle, tıbbi malpraktis kaynaklı tazminat talepleri adli yargıda değil, idari yargıda görülür. Bu davalar, “tam yargı davası” olarak adlandırılır ve idarenin bir eylemi nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin uğradıkları zararları tazmin etmeyi amaçlar.

Dava Öncesi Zorunlu Başvuru

İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmadan önce kanunen yapılması gereken zorunlu bir adım bulunmaktadır. Zarar gören hasta veya yakınları, hatalı tıbbi uygulamayı ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her durumda olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde ilgili üniversite rektörlüğüne yazılı olarak başvurarak tazminat talebinde bulunmalıdır. İdare bu başvuruya 60 gün içinde cevap vermezse veya talebi reddederse, bu tarihten itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkı doğar.

Tazminat Talepleri: Maddi ve Manevi Zararlar

Üniversite hastanesindeki bir malpraktis vakası sonucunda hasta, uğradığı zararların tazminini talep edebilir. Bu talepler iki ana başlıkta toplanır:

  • Maddi Tazminat: Hatalı tıbbi müdahale nedeniyle ortaya çıkan tüm ekonomik kayıpları kapsar. Bunlar; tedavi masrafları, ilaç giderleri, ameliyat ücretleri, hastanın çalışma gücü kaybından doğan kazanç kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlardır. Hastanın vefatı durumunda ise destekten yoksun kalan yakınları, cenaze giderleri ve diğer maddi kayıplar için tazminat talep edebilir.
  • Manevi Tazminat: Hastanın, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü ve psikolojik travmaların bir karşılığı olarak talep edilir. Vücut bütünlüğünün ihlali veya ağır bedensel zarar durumlarında hasta veya ölüm halinde yakınları manevi tazminat hakkına sahip olur. Mahkeme, olayın niteliğine göre hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmeder.

Sonuç olarak, üniversite hastanelerindeki tıbbi uygulama hataları, idare hukuku kapsamında ele alınan ve “hizmet kusuru” ilkesine dayanan bir sorumluluk doğurur. Zarar gören hastaların, dava açmadan önce idareye başvuru zorunluluğuna ve zamanaşımı sürelerine dikkat ederek, haklarını idari yargı yolunda aramaları gerekmektedir.

Üniversite hastanesi malpraktis davası
Anahtar Kelime : malpraktis

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız