Estetik ameliyatlar, günümüzde hem hastalar hem de hekimler için önemli hukuki sorumlulukları beraberinde getirmektedir. İzmir gibi büyük şehirlerde estetik cerrahiye olan talebin artması, bu alandaki hukuki uyuşmazlıkları da artırmıştır. Tıbbi bir hatanın (malpraktis) varlığı iddiası, hekim hakkında hem tazminat ve ceza davalarının açılmasına hem de mesleki bir disiplin sürecinin başlamasına neden olabilir. Bu süreçler, birbirinden bağımsız ilerlemekle birlikte birbirlerini etkileyebilir.
Estetik Ameliyat Hatalarında Hekimin Disiplin Sorumluluğu
Hekimlerin mesleki faaliyetleri, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan TTB Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde denetlenmektedir. Estetik ameliyatlarda bir hata veya ihmal iddiası, hastanın veya yakınının ilgili Tabip Odası’na (İzmir için İzmir Tabip Odası) şikayette bulunmasıyla disiplin sürecini başlatabilir. Disiplin sorumluluğu, hekimin ceza veya hukuk mahkemelerindeki sorumluluğundan ayrı ve bağımsız bir süreçtir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, estetik amaçlı tıbbi müdahaleler, bir “eser sözleşmesi” olarak kabul edilmektedir. Bu durum, hekimin sadece gerekli özeni gösterme borcu altında olmadığını, aynı zamanda vaat edilen sonucu (estetik görünümü) ortaya çıkarma yükümlülüğü taşıdığı anlamına gelir. Sonucun taahhüt edilene uygun olmaması, hekimin hem hukuki hem de disiplin sorumluluğunu doğurabilir.
Disiplin Soruşturması Süreci Nasıl İşler?
İzmir’de veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde süreç benzer şekilde işler. Şikayet üzerine ilgili Tabip Odası Yönetim Kurulu, bir soruşturmacı hekim görevlendirir. Soruşturmacı, iddiaları inceler, tarafların (hasta ve hekim) ifadelerini alır, tıbbi belgeleri toplar ve bir rapor hazırlar. Bu süreçte hekimin savunma hakkı kutsaldır ve usulüne uygun bir şekilde savunması alınmalıdır. Soruşturma raporu Yönetim Kurulu’na sunulur ve kurul, dosyayı Onur Kurulu’na sevk edip etmemeye karar verir. Onur Kurulu, disiplin yargılamasını yaparak bir karara varır.
Uygulanabilecek Disiplin Yaptırımları Nelerdir?
Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’ne göre, hekimin eyleminin niteliğine ve ağırlığına göre çeşitli yaptırımlar uygulanabilir. Bu yaptırımlar şunlardır:
- Uyarma: Hekime, mesleki davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
- Para Cezası: Kanunda belirtilen sınırlar dahilinde idari para cezası verilmesidir.
- Geçici Olarak Meslekten Alıkoyma: Hekimin, 15 günden az ve 6 aydan fazla olmamak üzere geçici bir süre mesleğini icra etmekten men edilmesidir.
- Oda Bölgesinde Çalışmanın Yasaklanması: Daha ağır durumlarda gündeme gelebilecek bir yaptırımdır.
Bu cezaların belirlenmesinde, eylemin ağırlığı ve yarattığı sonuçlar Onur Kurulları tarafından geniş bir takdir yetkisi kullanılarak değerlendirilir.
Disiplin Sürecinin Ceza ve Tazminat Davalarına Etkisi
Disiplin soruşturması ve sonucunda verilen karar, adli yargıda görülen ceza veya tazminat (maddi/manevi) davaları için doğrudan bağlayıcı değildir. Ancak, Tabip Odası Onur Kurulu tarafından hekimin kusurlu bulunduğuna dair verilen bir karar, hukuk veya ceza mahkemesinde görülen davada güçlü bir delil niteliği taşıyabilir. Mahkeme, bu kararı ve gerekçelerini dikkate alarak kendi değerlendirmesini yapacaktır.
Özellikle estetik ameliyatların “eser sözleşmesi” kabul edilmesi, tazminat davalarında ispat açısından hasta lehine bir durum yaratır. Beklenen estetik sonuca ulaşılamaması, başlı başına bir ayıp olarak kabul edilebilir ve hekimin sorumluluğuna gidilmesini kolaylaştırabilir. Disiplin sürecinin başlatılmış olması, hastanın tazminat taleplerini güçlendiren bir unsur olarak öne çıkabilir. Her iki sürecin de alanında uzman bir sağlık hukuku avukatı aracılığıyla takip edilmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
“`

Anahtar Kelime : aydinlatilmis onam

