Sağlık hizmeti sunumunda, tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğunun temel taşı “aydınlatılmış onam”dır. Hastanın, kendisine uygulanacak tıbbi işlem hakkında yeterli ve anlayabileceği bir dilde bilgilendirildikten sonra, özgür iradesiyle bu işleme rıza göstermesi anlamına gelen bu süreç, aynı zamanda hastanın kendi geleceğini belirleme hakkının da bir yansımasıdır. Ancak hasta tarafından verilen bu onam, mutlak ve geri dönülemez bir nitelik taşımaz. Hasta, tedavi sürecinin herhangi bir aşamasında verdiği onamı geri çekme hakkına sahiptir. Bu durum, hem hekimler hem de hastalar için önemli hukuki sonuçlar doğurur.
Aydınlatılmış Onamın Geri Alınması Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?
Aydınlatılmış onamın geri alınması, hastanın daha önce kabul ettiği tıbbi müdahaleyi, tedavi başlamadan önce veya başladıktan sonra reddetmesidir. Bu hak, hastanın vücut bütünlüğü üzerindeki mutlak hakimiyetine ve Anayasa ile güvence altına alınan kendi geleceğini belirleme hakkına dayanır. Hasta Hakları Yönetmeliği ve Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları gibi düzenlemeler, hastanın tedaviyi reddetme ve durdurma hakkını açıkça tanımaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da hastanın rızası olmaksızın yapılan müdahalelerin hukuka aykırı olduğu ve hekimin sorumluluğunu doğuracağı sıklıkla vurgulanmaktadır.
Onamın Geri Alınmasının Geçerlilik Şartları
Hastanın onamını geri çekme beyanının hukuken geçerli kabul edilebilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar, sürecin şeffaf ve hukuka uygun işlemesi için kritik öneme sahiptir.
- Açık ve Anlaşılır Beyan: Hastanın onamını geri alma iradesi, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve net olmalıdır. İspat kolaylığı açısından bu beyanın yazılı olarak alınması ve kayıt altına alınması tavsiye edilir.
- Özgür İrade: Hastanın kararı, herhangi bir baskı, tehdit veya yanıltma olmaksızın tamamen kendi özgür iradesine dayanmalıdır.
- Yeniden Bilgilendirme: Hekim, hastanın onamını geri çekme kararının olası tıbbi sonuçları, riskleri ve alternatif tedavi yöntemleri hakkında hastayı yeniden ve eksiksiz bir şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu bilgilendirme, hastanın kararını bilinçli bir şekilde vermesini sağlar.
- Zamanlama: Onam, kural olarak tıbbi müdahale başlamadan önce geri alınabilir. Ancak acil ve hayati durumlar haricinde, müdahale başladıktan sonra da hastanın bu hakkını kullanması mümkündür.
Hekim ve Sağlık Kurumunun Yükümlülükleri
Hastanın onamını geri çekmesi durumunda, hekimin ve ilgili sağlık kurumunun belirli yükümlülükleri ortaya çıkar. Bu yükümlülüklere uyulmaması, hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
- Karara Saygı Gösterme: Hekim, usulüne uygun olarak onamını geri çeken hastanın bu kararına saygı göstermek ve tıbbi müdahaleyi durdurmak zorundadır.
- Aydınlatma Yükümlülüğünün Tekrarı: Hekim, tedavinin durdurulmasının doğurabileceği tüm olumsuz sonuçları, hastalığın muhtemel seyrini ve riskleri hastaya tüm açıklığıyla anlatmalıdır.
- Kayıt Tutma: Onamın geri alındığına dair beyan, yapılan bilgilendirmeler ve hastanın nihai kararı, hasta dosyasına ayrıntılı olarak işlenmelidir. Bu durum, olası bir hukuki uyuşmazlıkta ispat açısından kritik rol oynar.
Geri Almanın Hukuki Sonuçları
Aydınlatılmış onamın geri alınmasına rağmen tıbbi müdahaleye devam edilmesi, hukuka aykırı bir fiil olarak kabul edilir. Bu durumda hekim ve/veya sağlık kurumu açısından önemli sonuçlar ortaya çıkabilir:
- Tazminat Sorumluluğu: Hastanın rızası olmadan yapılan müdahale, vücut bütünlüğünün ihlali anlamına gelir ve bu durum maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğurabilir. Yargıtay kararlarına göre, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali dahi tek başına bir tazminat sebebi olarak kabul edilebilmektedir.
- Cezai Sorumluluk: Tıbbi müdahalenin niteliğine göre, hastanın rızası olmaksızın yapılan eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında “kasten yaralama” gibi suçları oluşturabilir.
- Disiplin Sorumluluğu: İlgili hekim hakkında bağlı bulunduğu meslek odası tarafından disiplin soruşturması başlatılabilir.
Önemli Not: Acil ve hastanın bilincinin kapalı olduğu, yasal temsilcisine ulaşılamadığı hayati tehlike durumlarında, hastanın yararı gözetilerek ve varsayılan rızası olduğu kabul edilerek zorunlu tıbbi müdahaleler yapılabilir. Ancak bu durum istisnai olup, şartları oluştuğunda dikkatle değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, hastanın aydınlatılmış onamını geri alması, hasta haklarının temel bir parçasını oluşturur. İzmir’deki hastaların ve hekimlerin, bu sürecin hukuki çerçevesini, geçerlilik şartlarını ve sonuçlarını bilmesi, hak ihlallerinin önlenmesi ve sağlık hizmeti sunumunun güven temelinde yürütülmesi için esastır.
“`

Anahtar Kelime : aydinlatilmis onam

