Sağlık Ceza Hukuku: Suç Tipleri, Şikayet Süresi Ve Yargılama

Sağlık hukuku avukatı hasta danışmanlığı

Sağlık hizmeti, insan hayatı ve beden bütünlüğüyle doğrudan ilgili olması nedeniyle son derece hassas bir alandır. Bu süreçte hekimler ve diğer sağlık personelleri, mesleklerini icra ederken yüksek bir özen ve dikkat yükümlülüğü altındadır. Ancak her tıbbi müdahale istenen sonuçları vermeyebilir ve bu durum, sağlık çalışanlarının ceza hukuku kapsamında sorumluluğunu gündeme getirebilir. Sağlık ceza hukuku, bir yandan hastaların haklarını güvence altına alırken, diğer yandan da sağlık personelinin mesleki faaliyetlerini hukuki güvenlik içinde sürdürmelerini hedefler.

Sağlık Alanında Sık Karşılaşılan Suç Tipleri

Sağlık personelinin mesleki uygulamaları sırasında ortaya çıkan ve cezai sorumluluk doğuran fiiller, genellikle Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlenen genel suç tipleri çerçevesinde ele alınır. Bu suçların başında ise taksirle işlenen fiiller gelmektedir. [3]

Taksirle Yaralama ve Taksirle Öldürme

Sağlık ceza hukukunda en sık rastlanan suçlar, taksirle yaralama (TCK m. 89) ve taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlarıdır. [3, 7] Taksir, genel tanımıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, istenmeyen bir sonuca neden olmaktır. [3] Bir hekimin veya sağlık personelinin, tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına aykırı bir teşhis, tedavi veya cerrahi müdahale ile hastanın yaralanmasına ya da vefatına sebep olması durumunda bu suçlar oluşabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir eylemin tıbbi uygulama hatası (malpraktis) sayılabilmesi için sağlık personelinin tecrübesizlik, ihmal veya bilgisizlik gibi kusurlu bir davranışının bulunması ve bu davranış ile ortaya çıkan zararlı sonuç arasında bir neden-sonuç (illiyet) bağı kurulabilmesi gerekmektedir. [3, 20]

Görevi Kötüye Kullanma

Özellikle kamu kurumlarında görev yapan sağlık personeli için görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) suçu da gündeme gelebilir. [2, 3] Bu suç, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanmasıyla oluşur. [9] Ancak Yargıtay içtihatlarına göre, eğer sağlık personelinin eylemi taksirle yaralama veya öldürme gibi daha özel bir suçu oluşturuyorsa, görevi kötüye kullanma suçundan ayrıca ceza verilmez. [2] Görevi kötüye kullanma, daha genel ve tamamlayıcı bir suç tipi olarak kabul edilir. [2]

Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Sağlık suçlarında soruşturma ve kovuşturma süreçleri, suçun niteliğine göre farklı usullere tabidir.

  • Şikayete Tabi Suçlar: Taksirle yaralama suçunun basit hali (TCK m. 89/1) şikayete tabidir. [19] Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücü bir süredir ve bu süre içinde şikayet yapılmazsa soruşturma başlatılamaz. [19]
  • Şikayete Tabi Olmayan Suçlar: Taksirle ölüme neden olma (TCK m. 85) ve taksirle yaralamanın nitelikli halleri (örneğin, bir organın işlevini yitirmesine neden olma) şikayete tabi değildir. [19] Savcılık, bu suçları öğrendiği anda kendiliğinden (re’sen) soruşturma başlatır. [19] Benzer şekilde, görevi kötüye kullanma suçu da şikayete tabi olmayıp, savcılık tarafından doğrudan soruşturulur. [9]
  • Dava Zamanaşımı: Şikayete tabi olmasa bile her suçun kanunda belirtilen bir dava zamanaşımı süresi vardır. Örneğin, taksirle yaralama suçunda bu süre 8 yıldır. [16] Fiilin aynı zamanda daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturması durumunda “uzamış ceza zamanaşımı” kuralları uygulanabilir ve tazminat davalarında bu süreler dikkate alınır. [15]

Yargılama Süreci

Sağlık personelinin ceza yargılaması süreci, bazı özel usulleri de içermektedir.

Soruşturma İzni Zorunluluğu

Kamu veya özel sağlık kurumlarında çalıştıklarına bakılmaksızın, hekimler ve diğer sağlık meslek mensuplarının mesleklerini icra ederken işledikleri iddia edilen suçlar nedeniyle haklarında soruşturma yapılabilmesi, özel bir izne tabidir. [2, 6] 4483 sayılı Kanun gereğince bu soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. [6] Savcılık, bu izin olmadan soruşturma işlemlerine başlayamaz. [2] Kurulun izin vermemesi kararına karşı itiraz yolu açıktır. [7]

Yargılama Aşaması ve Bilirkişi İncelemesi

Soruşturma izni verildikten sonra savcılık delilleri toplar ve yeterli şüpheye ulaşırsa bir iddianame düzenleyerek ceza davası açar. [9] Yargılama sürecinin en kritik aşamalarından biri bilirkişi incelemesidir. Mahkeme, dosyayı Adli Tıp Kurumu’na veya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından seçilen uzman hekimlerden oluşan bir bilirkişi heyetine göndererek, tıbbi müdahalenin standartlara uygun olup olmadığını, personelin bir kusurunun bulunup bulunmadığını ve zarar ile eylem arasındaki illiyet bağını tespit etmeye çalışır. [19] Mahkeme, bu raporları ve diğer delilleri bir bütün olarak değerlendirerek sanığın cezai sorumluluğu hakkında bir karar verir.

“`
Sağlık hukuku avukatı hasta danışmanlığı
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız