Sağlık hukuku, hasta ve sağlık hizmeti sunucuları arasındaki ilişkiyi düzenleyen hassas bir alandır. Tıbbi uygulama hataları (malpraktis), hasta hakları ihlalleri veya tedavi süreçlerinden kaynaklanan maddi ve manevi zararlar gibi durumlarda taraflar arasında uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir. Son yıllarda hukuk sistemimize giren arabuluculuk kurumu, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.
Sağlık Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Bir Dava Şartı mıdır?
Türkiye’de hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenmiştir. Belirli uyuşmazlık türleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu hale getirilmiştir; bu duruma “dava şartı arabuluculuk” denir. Sağlık hukukundan kaynaklanan tazminat talepleri, genellikle tüketici uyuşmazlığı kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle, 28 Temmuz 2020’den itibaren özel hastane veya serbest çalışan hekimlere karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı haline gelmiştir. Arabulucuya başvurulmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
Ancak, uyuşmazlığın kamu hastanesindeki bir tıbbi uygulamadan kaynaklanması ve davanın idareye karşı açılacağı durumlarda (tam yargı davaları), arabuluculuk dava şartı olarak aranmaz. Bununla birlikte, idarenin taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında veya Sağlık Bakanlığı’nın hekime karşı açacağı rücu davalarında ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna gidilebilir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Sağlık uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, tarafların mahkemeye gitmeden, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucu yardımıyla kendi çözümlerini bulmalarını hedefler. Süreç, hem hasta hem de hekim/sağlık kurumu için birçok avantaja sahiptir.
Başvuru
Dava şartı arabuluculuk kapsamında, başvurucu taraf, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili olan adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvurur. Başvuru sonrasında, büro tarafından sicile kayıtlı bir arabulucu atanır. Taraflar, listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşarak da süreci başlatabilirler. Başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Müzakere ve Görüşmeler
Arabulucu, tarafları bir araya getirerek veya ayrı ayrı görüşerek iletişim kurmalarını ve birbirlerinin taleplerini anlamalarını sağlar. Bu süreçteki en önemli ilkelerden biri gizliliktir. Görüşmelerde paylaşılan bilgi ve belgeler, taraflar aksini kararlaştırmadıkça mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu durum, özellikle sağlık kurumlarının ticari itibarlarının ve hekimlerin mesleki kariyerlerinin korunması açısından büyük bir avantajdır.
Sürecin Avantajları
- Hızlı ve Ekonomik: Mahkeme süreçlerine göre çok daha kısa sürede ve daha az masrafla sonuçlanır.
- Kontrol Taraflarda: Taraflar, yargılamadaki gibi bir karara tabi olmak yerine, çözümün kontrolünü kendi ellerinde tutarlar.
- Gizlilik: Sürecin gizli yürütülmesi, tarafların mahremiyetini ve ticari itibarlarını korur.
- İlişkilerin Korunması: Yıpratıcı dava süreçlerinin aksine, taraflar arasındaki mevcut veya gelecekteki ilişkinin korunmasına yardımcı olabilir.
Anlaşma veya Anlaşamama Durumu
Anlaşma
Taraflar, müzakereler sonucunda bir çözüme ulaşırlarsa, bu durum bir “Anlaşma Belgesi” ile kayıt altına alınır. Taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan bu belge, hukuki olarak güçlü bir niteliğe sahiptir. Taraflar, bu belgenin icra edilebilirliğine ilişkin bir şerh verilmesini mahkemeden talep edebilirler. Bu şerhi içeren anlaşma belgesi, tıpkı bir mahkeme kararı gibi ilam niteliğinde belge sayılır. Yani, anlaşma şartlarına uyulmaması durumunda, doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir. Anlaşmayla sonuçlanan bir uyuşmazlık hakkında, taraflar artık dava açamazlar.
Anlaşamama
Tarafların tüm çabalara rağmen bir uzlaşmaya varamaması halinde, arabulucu süreci sonlandıran bir “Son Tutanak” düzenler. Bu tutanakta, tarafların anlaşıp anlaşamadıkları ve sürecin nasıl sonuçlandığı belirtilir. Anlaşamama durumunda, dava açma hakkı saklı kalır. Davacı, bu son tutanağın bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek davasını açabilir. Bu tutanağın sunulması, dava şartının yerine getirildiğini gösterir.
“`

Anahtar Kelime : dava şartı arabuluculuk sağlık hukuku

