Tıbbi malpraktis (hekim veya sağlık kuruluşu hatası), tıp profesyonellerinin teşhis, tedavi veya bakım süreçlerinde standartlara aykırı hareket etmesi sonucu hastanın zarar görmesidir. Malpraktis iddiasıyla açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında süreci belirleyen en kritik aşama zamanaşımı süreleridir. Kanunda öngörülen yasal sürelerin aşılması durumunda, dava hakkı “zamanaşımı def’i” ile karşı karşıya kalır ve usulden reddedilir. Bu yazıda, malpraktis davalarında zamanaşımının ne zaman başladığı ve hangi hukuki ilişkiye göre hangi sürelerin uygulanacağı incelenmiştir.
Hukuki İlişkinin Niteliğine Göre Zamanaşımı Süreleri
Malpraktis davalarında zamanaşımı süresi, hasta ile hekim veya sağlık kuruluşu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve yargı kararları çerçevesinde bu süreler şu şekilde ayrılmaktadır:
1. Vekalet Sözleşmesi (Özel Sektör – 5 Yıl)
Özel hastanelerde veya özel muayenehanelerde gerçekleştirilen tedavi amaçlı tıbbi müdahaleler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. TBK’nın 147. maddesi uyarınca, vekalet ilişkisinden doğan tazminat davalarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, kural olarak tıbbi müdahalenin yapıldığı tarihten itibaren başlar.
2. Eser Sözleşmesi (Estetik Müdahaleler)
Estetik ameliyatlar veya diş protezi gibi hekimin belirli bir sonucu garanti ettiği operasyonlar eser sözleşmesi hükümlerine tabidir. Eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi normal şartlarda 5 yıldır. Ancak, TBK uyarınca hekimin ağır kusurunun bulunması halinde bu süre müdahale tarihinden itibaren 20 yıla çıkmaktadır.
3. Haksız Fiil ve Uzamış (Ceza) Zamanaşımı
Sözleşme ilişkisi bulunmayan durumlarda haksız fiil hükümleri uygulanır. TBK’nın 72. maddesi gereğince haksız fiilde zamanaşımı, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak, hekimin kusurlu eylemi aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ediyorsa (taksirle yaralama veya öldürme gibi), hukuk davasında da daha uzun olan ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Bu durum hukukta “uzamış zamanaşımı” olarak adlandırılır.
Kamu Hastanelerinde Zamanaşımı
Devlet ve üniversite hastanelerinde meydana gelen malpraktis vakaları idari yargının görev alanına girer. Kamu hizmetinin kötü işletilmesi “hizmet kusuru” sayılır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 13 uyarınca; hastalar, zararı ve idari eylemi öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye (örneğin Sağlık Bakanlığına) yazılı başvurarak tazminat talep etmelidir. Başvurunun reddi halinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılması gerekir.
Zamanaşımı Ne Zaman Başlar? “Gelişen Durum” İlkesi
Malpraktis davalarında en kritik husus zamanaşımının başlangıç anıdır. Genel kural, sürenin tıbbi müdahale gününde başlamasıdır. Ancak bedensel zararların hemen ortaya çıkmadığı veya tedavinin devam ettiği durumlarda Yargıtay’ın istikrarlı kararlarıyla uygulanan “gelişen durum” ilkesi devreye girer.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere; hastadaki bedensel zarar gelişim gösteriyorsa, tedavi süreci devam ediyorsa veya maluliyet oranı netleşmemişse, zamanaşımı süresi tıbbi müdahale gününde başlamaz. Süre, zararın tam ve kesin olarak belirlendiği (kesin teşhis veya maluliyet raporunun öğrenildiği) tarihte başlar. Böylece hastanın, zararının boyutunu tam olarak bilmeden dava açma süresini kaçırması engellenmiş olur.
Özet ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Özel sağlık kuruluşlarında vekalet sözleşmesine dayanan davalarda genel zamanaşımı süresi 5 yıldır.
- Müdahale kamu hastanesinde yapılmışsa, idareye başvuru süresi zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıldır.
- Eylemin suç teşkil ettiği durumlarda uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır.
- Zararın sonradan anlaşıldığı veya ilerlediği durumlarda zamanaşımı başlangıcı kesin teşhis/rapor tarihidir.
Malpraktis davaları, tıp ve hukuk disiplinlerinin kesiştiği oldukça teknik süreçlerdir. Sürelerin kaçırılması hak kayıplarına yol açabileceğinden, her somut olayın kendi özelinde titizlikle analiz edilmesi ve alanında uzman bir sağlık hukuku avukatından destek alınması tavsiye edilir.

Anahtar Kelime : malpraktis davasi zamanaşimi

