Diş Hekimine Karşı Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Diş hekimi hasta dava arabuluculuk süreci diş hekimi arabuluculuk

Diş hekimliği uygulamaları, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan son derece hassas tıbbi müdahaleleri içerir. Bu müdahaleler sırasında meydana gelen ve tıp literatüründe “malpraktis” olarak adlandırılan tıbbi uygulama hataları ya da tedavinin taahhüt edilen standartlarda sonuçlanmaması, hasta ile diş hekimi arasında hukuki uyuşmazlıkları beraberinde getirebilmektedir. Günümüzde bu tür uyuşmazlıkların mahkeme süreçlerine taşınmadan önce daha hızlı, ekonomik ve barışçıl yollarla çözülmesi amacıyla arabuluculuk müessesesi aktif bir rol oynamaktadır. Bir diş hekimine karşı maddi veya manevi tazminat davası açmadan önce arabulucuya gitmenin zorunlu olup olmadığı sorusunun cevabı ise tedavinin nerede yapıldığına ve talep edilen tazminat miktarına göre değişkenlik göstermektedir.

Tedavinin Gerçekleştirildiği Sağlık Kuruluşunun Hukuki Niteliği

Diş hekimine karşı açılacak tazminat davalarında görevli mahkeme ve dolayısıyla takip edilecek hukuki prosedür, hatalı olduğu iddia edilen müdahalenin yapıldığı kurumun niteliğine göre şekillenir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve ilgili yasal düzenlemelerde bu ayrım şu şekilde ele alınmıştır:

  • Özel Muayenehane ve Özel Hastaneler: Diş hekiminin kendi özel kliniğinde ya da özel bir hastanede gerçekleştirdiği tedavilerde, hasta ile hekim arasında kurulan ilişki hukuki niteliği itibarıyla bir tüketici işlemi olarak kabul edilir. Bu kapsamda ortaya çıkan uyuşmazlıklar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine tabi olup, görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir.
  • Kamu ve Üniversite Hastaneleri: Devlet hastaneleri veya üniversitelere bağlı diş hekimliği fakültelerinde gerçekleştirilen müdahaleler ise idare hukuku çerçevesinde “idari hizmet kusuru” olarak değerlendirilir. Bu durumlarda diş hekimine doğrudan dava açılamaz; ilgili kamu idaresine karşı idari yargıda “tam yargı davası” açılması gerekir. İdari yargıdaki bu davalar için arabuluculuk bir dava şartı değildir.

Özel Sektördeki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk ve 2026 Yılı Parasal Sınırları

Özel bir klinikte veya hastanede çalışan diş hekimine karşı Tüketici Mahkemesinde tazminat davası açılmak istendiğinde, 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca arabuluculuk yasal bir dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden doğrudan mahkemeye başvurulması halinde dava, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Ancak arabuluculuk zorunluluğunun sınırları belirlenirken uyuşmazlığın parasal değeri büyük önem taşımaktadır.

Resmi Gazete’de yayımlanan güncel tebliğler doğrultusunda, 2026 yılı itibarıyla Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru sınırı 186.000 TL olarak güncellenmiştir. Bu yasal sınır kapsamında arabuluculuk süreci şu kurallara göre işletilir:

  • 186.000 TL’nin Altındaki Talepler: Diş tedavisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplam tutarı 186.000 TL’nin altında ise doğrudan İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurulması zorunludur. Tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren bu uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.
  • 186.000 TL ve Üzerindeki Talepler: Talep edilen tazminat tutarı 186.000 TL ve üzerinde ise dava açılmadan önce adliyeler bünyesindeki arabuluculuk bürolarına başvurularak arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal bir zorunluluktur.

Arabuluculuk Süreci Nasıl Yürütülür?

Zorunlu arabuluculuk süreci, taraflardan birinin yetkili adliyede yer alan arabuluculuk bürosuna başvurmasıyla başlar. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından atanan tarafsız arabulucu, tarafları bir araya getirerek uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesine yardımcı olur. Süreç, başvuru tarihinden itibaren kural olarak 3 hafta içinde sonuçlandırılır; zorunlu hallerde bu süre arabulucu tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilir.

Görüşmeler sonucunda taraflar anlaşmaya varırsa, hazırlanan anlaşma belgesi mahkeme ilamı niteliği taşır ve uyuşmazlık kesin olarak çözülür. Tarafların anlaşamaması durumunda ise arabulucu tarafından bir “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenlenir. Davacı taraf, bu son tutanağın aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek Tüketici Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Sonuç

Özetlemek gerekirse; özel muayenehane ya da özel sağlık kuruluşlarında görev yapan bir diş hekimine karşı açılacak ve parasal değeri 186.000 TL barajını aşan tazminat uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması yasal bir zorunluluktur. Kamu kurumlarında gerçekleştirilen tedavilerde ise idari yargı yolu geçerli olduğundan bu şart aranmaz. Sürecin hak kaybına yol açmaksızın doğru yönetilmesi için tıbbi malpraktis ve sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması her iki taraf açısından da kritik öneme sahiptir.

Diş hekimi hasta dava arabuluculuk süreci
Anahtar Kelime : diş hekimi arabuluculuk

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız