Günümüzde diş hekimliği uygulamaları, yalnızca bir sağlık hizmeti olmanın ötesine geçerek estetik beklentilerin de ön plana çıktığı çok boyutlu bir yapıya bürünmüştür. İmplant tedavilerinden ortodontiye, kanal tedavisinden gülüş tasarımına kadar uzanan bu geniş yelpazede, hekim ile hasta arasında bazen hukuki uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir. Hatalı tedavi (malpraktis) iddiaları veya estetik beklentilerin karşılanmaması durumunda, tarafların karşılaştığı en temel sorulardan biri şudur: Diş tedavisi uyuşmazlıklarında Tüketici Mahkemesi görevli midir?
Görevli Mahkemenin Belirlenmesindeki Temel Kriter: Tedavinin Yapıldığı Yer
Hukuk sistemimizde bir diş tedavisi uyuşmazlığının hangi mahkemede çözüleceğini belirleyen en temel unsur, sağlık hizmetinin alındığı kurum veya kuruluşun niteliğidir. Bu kapsamda iki temel ayrım mevcuttur:
- Özel Klinik, Muayenehane veya Özel Hastaneler: Tedavinin özel bir diş hekimi muayenehanesinde, özel bir poliklinikte veya özel bir hastanede yapılması durumunda uyuşmazlık, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilir. Bu durumda hasta “tüketici”, diş hekimi veya klinik ise “hizmet sağlayıcı” olarak kabul edilir. Dolayısıyla, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi‘dir.
- Devlet Hastaneleri, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM) ve Üniversite Hastaneleri: Tedavi bir kamu kurumunda gerçekleştirilmişse, sunulan hizmet bir kamu hizmeti, hekimin faaliyeti ise idari işlem/eylem niteliğindedir. Bu durumda uyuşmazlık idari yargının görev alanına girer. Zararın tazmini için İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri uyarınca İdare Mahkemesinde “tam yargı davası” açılması gerekmektedir.
Diş Hekimliği Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği: Vekalet mi, Eser mi?
Özel kliniklerde yapılan diş tedavilerinde Tüketici Mahkemesinin uyuşmazlığı çözerken uygulayacağı hukuk kuralları, yapılan işlemin niteliğine göre değişiklik gösterir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde diş hekimliği hizmetleri iki ana sözleşme tipi altında incelenir:
1. Vekalet Sözleşmesi Kapsamındaki Tedaviler
Kanal tedavisi, diş çekimi, dolgu veya diş eti hastalıklarının tedavisi gibi doğrudan tıbbi iyileştirmeyi ve sağlığa kavuşturmayı amaçlayan işlemler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesi ve devamında düzenlenen vekalet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Bu sözleşme türünde hekim, tedavinin kesin olarak olumlu sonuçlanacağını taahhüt etmez; ancak tıbbi standartlara uygun, özenli, sadakatli ve dikkatli bir şekilde hareket etmekle yükümlüdür.
2. Eser Sözleşmesi Kapsamındaki Tedaviler
İmplant uygulamaları, protez yapımı, zirkonyum kaplama veya estetik amaçlı diş beyazlatma gibi belirli bir fiziksel sonucun (eserin) meydana getirilmesinin taahhüt edildiği işlemler ise Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda diş hekimi, sadece özen göstermekle kalmayıp, hastaya taahhüt ettiği işlevsel ve estetik sonucu (eseri) kusursuz bir şekilde teslim etmekle yükümlüdür.
Yapılan işlem ister vekalet ister eser sözleşmesi niteliğinde olsun, taraflar arasındaki ilişki bir “tüketici işlemi” olduğundan uyuşmazlıkların çözüm yeri yine Tüketici Mahkemesi olacaktır.
Dava Açmadan Önce Yerine Getirilmesi Gereken Şartlar
Özel bir klinikteki hatalı diş tedavisi nedeniyle Tüketici Mahkemesinde dava açılmadan önce dikkat edilmesi gereken hukuki prosedürler bulunmaktadır:
- Tüketici Hakem Heyeti Sınırı: Uyuşmazlığa konu olan maddi tutarın (tedavi bedeli ve talep edilen maddi zarar toplamının), Ticaret Bakanlığı tarafından her yıl belirlenen parasal sınırın altında kalması durumunda doğrudan Tüketici Mahkemesine dava açılamaz. Öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvurulması zorunludur.
- Zorunlu Arabuluculuk Süreci: Hakem heyeti sınırının üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde Tüketici Mahkemesinde dava açılması mümkündür.
Sonuç
Özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilen diş tedavilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli merci Tüketici Mahkemesi iken; kamu hastanelerindeki uyuşmazlıklarda adres İdare Mahkemesi‘dir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi, hukuki nitelendirmenin (vekalet/eser sözleşmesi ayrımı) doğru yapılması ve dava şartlarının (arabuluculuk, hakem heyeti sınırı) eksiksiz yerine getirilmesi için sürecin uzman bir sağlık hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi büyük önem arz etmektedir.

Anahtar Kelime : diş tedavisi uyuşmazlığı

