Teknolojinin tıp alanındaki ilerleyişi, teşhis ve tedavi yöntemlerinde devrim yaratırken, beraberinde yeni hukuki soru ve sorunları da getirmektedir. Göz içi katarakt ameliyatlarında veya refraktif lens değişimlerinde kullanılan “akıllı lensler”, yalnızca görme kusurlarını düzeltmekle kalmayıp, bazı yeni nesil modelleriyle çeşitli verileri toplama potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, hastaların en temel anayasal haklarından olan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı ekseninde önemli bir hukuki değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır.
Akıllı Lensler ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi “kişisel veri” olarak tanımlamaktadır. Akıllı lenslerin kaydettiği veya işlediği görsel veriler, doğrudan bireyi tanımlayabilir nitelikte olduğundan, KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri, özellikle de “sağlık verisi” statüsündedir. Kanun, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesini çok daha sıkı koşullara bağlamıştır.
Sağlık verilerinin işlenmesindeki temel kural, ilgili kişinin “açık rızası”nın alınmasıdır. Ancak kanun, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi gibi amaçlarla, sır saklama yükümlülüğü altındaki hekim veya yetkili kurumlar tarafından açık rıza aranmaksızın veri işlenmesine istisna tanımaktadır. Burada kritik olan, veri işlemenin bu amaçlarla sınırlı, ölçülü ve bağlantılı olmasıdır.
Görsel Verilerin Hukuki Niteliği ve İşlenme Şartları
Akıllı bir lens tarafından toplanan görsel data, hastanın sadece göz sağlığına ilişkin değil, aynı zamanda günlük yaşam aktiviteleri, bulunduğu ortamlar ve etkileşimde bulunduğu kişilere dair mahrem bilgileri de içerebilir. Bu durum, verinin hukuki niteliğini daha da hassaslaştırır.
- Açık Rıza ve Aydınlatılmış Onam: Hekimin, hastaya yalnızca tıbbi müdahalenin risk ve faydalarını değil, aynı zamanda kullanılacak akıllı lensin veri toplama özellikleri, bu verilerin ne amaçla, nasıl, nerede ve ne kadar süreyle saklanacağı, kimlerle paylaşılabileceği konularında da açık ve anlaşılır bir bilgilendirme yapması hukuki bir zorunluluktur. Bu süreç, Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de detaylıca düzenlenen “aydınlatılmış onam” müessesesinin bir parçasıdır.
- Amaca Bağlılık İlkesi: Toplanan görsel veriler, yalnızca hastanın teşhis ve tedavi süreci için mutlak surette gerekliyse işlenebilir. Tedavi amacı dışında, örneğin akademik araştırma, ürün geliştirme veya pazarlama gibi ikincil amaçlarla veri işlenecekse, bu durumlar için hastadan ayrı ve açık bir rıza alınması şarttır.
Hasta Mahremiyeti ve Hekimin Sorumluluğu
Hasta mahremiyeti, Anayasa’nın 20. maddesi ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının sağlık hukukundaki en temel yansımalarından biridir. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, sağlık bilgileri kişinin mahrem alanının en hassas parçasını oluşturur ve rıza dışı paylaşımı temel bir hak ihlalidir. Hekimler ve sağlık kuruluşları, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve ilgili mevzuat uyarınca sır saklama yükümlülüğü altındadır.
Bu bağlamda hekim ve sağlık kuruluşlarının sorumlulukları şunlardır:
- Veri Güvenliğini Sağlama: Toplanan görsel verilerin siber saldırılara, yetkisiz erişimlere ve veri sızıntılarına karşı en güncel teknolojik ve idari tedbirlerle korunması zorunludur.
- Hukuki Sorumluluk: Verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, ifşa edilmesi veya güvenliğinin sağlanamaması durumunda, hem hekimin hem de bağlı bulunduğu sağlık kuruluşunun hukuki ve cezai sorumluluğu gündeme gelebilir. Kişilik hakları ihlal edilen hasta, manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Sonuç ve Değerlendirme
Akıllı lens teknolojisi, göz sağlığı alanında çığır açan bir potansiyel sunmaktadır. Ancak bu teknolojinin getirdiği görsel veri toplama kapasitesi, hasta-hekim ilişkisine yeni bir hukuki boyut eklemiştir. Hasta mahremiyetinin ve kişisel verilerin korunmasının en üst düzeyde sağlanması esastır. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının, KVKK ve ilgili sağlık mevzuatına tam uyum göstermesi, şeffaf bir aydınlatma süreci yürütmesi ve veri güvenliğini titizlikle sağlaması, olası hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi ve hasta haklarının korunması için kritik öneme sahiptir. Hastaların ise kendilerine sunulan teknolojiler hakkında detaylı bilgi talep etme ve kişisel verileri üzerindeki haklarını bilme konusunda bilinçli olmaları gerekmektedir.
“`

Anahtar Kelime : akillilensgorselverihukuk

