Ameliyathane Gazlarının Sağlık Personeline Etkisi Ve Tazminat

Ameliyathane gazları ve personel sağlığı

Ameliyathaneler, modern tıbbın en kritik alanlarından biridir. Ancak bu steril ve kontrollü ortamlar, hem hastalar için şifa kaynağı olurken hem de orada görev yapan sağlık personeli için bazı görünmez tehlikeler barındırabilir. Bu tehlikelerin başında, anestezi sırasında ortama yayılan atık anestezik gazlar gelmektedir. Uzun süreler boyunca bu gazlara maruz kalmak, sağlık personeli açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmekte ve bu durum hukuki bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.

Ameliyathane Gazlarının Sağlık Personeli Üzerindeki Etkileri

Ameliyat sırasında kullanılan anestezik maddelerin bir kısmı, hastanın solunum devresinden ve anestezi cihazından sızarak ameliyathane ortamına yayılır. “Atık anestezik gazlar” olarak adlandırılan bu maddelere uzun süreli maruziyetin, sağlık çalışanları üzerinde çeşitli olumsuz etkilere neden olabileceğine dair çalışmalar bulunmaktadır. Bu etkiler genellikle iki ana başlık altında incelenir:

  • Kısa Vadeli Etkiler: Baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi, mide bulantısı ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler, kısa süreli maruziyetin ardından görülebilir. Bu belirtiler, personelin çalışma performansını ve dikkatini olumsuz etkileyerek hem kendi güvenlikleri hem de hasta güvenliği için risk oluşturabilir.
  • Uzun Vadeli Etkiler: Kronik maruziyetin sonuçları ise çok daha ciddi olabilir. Yapılan bazı araştırmalar, atık anestezik gazlara uzun yıllar maruz kalmanın nörolojik rahatsızlıklar, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini göstermektedir.

Atık Gaz Maruziyetinin Hukuksal Niteliği: Meslek Hastalığı

Sağlık personelinin, çalışma ortamındaki faktörler nedeniyle maruz kaldığı sağlık sorunları, hukuken “meslek hastalığı” olarak tanımlanmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesi, meslek hastalığını; sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleri olarak tanımlar. Ameliyathane gazlarına maruz kalma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar da bu tanım kapsamındadır.

Bir sağlık sorununun meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için en önemli unsur, hastalık ile yapılan iş arasında uygun bir “illiyet bağının” yani neden-sonuç ilişkisinin kurulmasıdır. Sağlık personelinin, anestezik gazların bulunduğu bir ortamda çalışması ve yaşadığı sağlık sorununun bu maruziyetten kaynaklandığının bilimsel ve tıbbi delillerle ispatlanması gerekmektedir.

İşverenin Sorumluluğu ve Tazminat Hakları

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, ameliyathane gibi riskli ortamlarda daha da önem kazanmaktadır. İşverenin (hastane yönetimi), atık gaz maruziyetini en aza indirecek tedbirleri alması gerekir. Bu tedbirler arasında;

  • Etkili havalandırma ve atık gaz toplama (scavenging) sistemlerinin kurulması ve periyodik bakımlarının yapılması,
  • Anestezi cihazlarının düzenli olarak sızdırmazlık kontrollerinin gerçekleştirilmesi,
  • Personele kişisel koruyucu donanım sağlanması ve bu donanımların kullanımı konusunda eğitim verilmesi,
  • Çalışanların maruziyet düzeylerinin düzenli olarak ölçülmesi ve sağlık taramalarının yapılması yer almaktadır.

İşverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve sağlık personelinin bu ihmal sonucu meslek hastalığına yakalanması durumunda, hukuki sorumluluk doğar. Sağlık personeli, bu durumda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakkına sahiptir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da işverenin, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde kusurlu sayılacağı ve ortaya çıkan zararı tazmin etmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Süreç Nasıl İşler?

Ameliyathane gazlarına maruziyet nedeniyle sağlık sorunu yaşadığını düşünen bir sağlık çalışanı, öncelikle durumun “meslek hastalığı” olarak tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurmalıdır. SGK tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenen raporlar ve SGK Sağlık Kurulu’nun incelemesi sonucunda hastalığın mesleki niteliği tespit edilir.

Meslek hastalığı tespiti yapıldıktan sonra, işverenin kusurunun bulunduğu durumlarda, zarar gören sağlık personeli İş Mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu davalarda, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybından doğan zararlar ve yaşanan elem, keder ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talep edilebilir.

Unutulmamalıdır ki, sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda çalışma hakkı, en temel haklardandır. Ameliyathane gibi yüksek riskli alanlarda gerekli önlemlerin alınması, sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda hem sağlık personelinin hem de dolaylı olarak hastaların korunması için vicdani bir sorumluluktur.

Ameliyathane gazları ve personel sağlığı
Anahtar Kelime : ameliyathane gazları

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız