Aydınlatılmış Onam Alınmaması Dava: Geçerlilik Şartları, Yükümlülük Ve Sonuçlar İzmir

Aydınlatılmış onam formu hasta doktor

Tıbbi müdahaleler, doğası gereği kişinin vücut bütünlüğüne bir müdahale teşkil eder ve bu müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için en temel şart, hastanın “aydınlatılmış onamı”dır. İzmir ve çevresinde de sıkça karşılaşılan sağlık hukuku davalarının önemli bir bölümünü, bu onamın usulüne uygun alınmaması oluşturmaktadır. Bu yazıda, aydınlatılmış onam alınmamasından kaynaklanan davaların hukuki temelleri, geçerlilik şartları, hekimin ve sağlık kuruluşunun yükümlülükleri ile davanın olası sonuçları hem hastalar hem de hekimler için anlaşılır bir dille ele alınacaktır.

Aydınlatılmış Onam Nedir ve Neden Hayatidir?

Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine uygulanacak tıbbi işlem hakkında yeterli düzeyde bilgilendirildikten sonra, bu işleme özgür iradesiyle rıza göstermesi anlamına gelir. Bu süreç, hastaya sadece bir form imzalatmakla sınırlı değildir. Hekimin, hastanın anlayabileceği bir dilde, teşhis, önerilen tedavi yöntemi, bu yöntemin başarı şansı, riskleri, olası komplikasyonları, alternatif tedavi seçenekleri ve tedaviyi reddetmesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında detaylı bilgi vermesi zorunludur. Bu bilgilendirme, hastanın kendi geleceği hakkında bilinçli bir karar verebilmesinin temelini oluşturur.

Aydınlatılmış Onamın Geçerlilik Şartları

Bir onamın hukuken geçerli kabul edilebilmesi için bazı temel unsurları taşıması gerekir. Bu şartların eksikliği, alınan rızayı geçersiz kılar ve tıbbi müdahaleyi hukuka aykırı hale getirir.

  • Bilgilendirmenin Yeterliliği: Aydınlatma, standart formların ötesinde, hastanın özel durumuna ve yapılacak müdahaleye özgü olmalıdır. Sadece işlemin ne olduğunun değil, tüm risklerin ve alternatiflerin de anlatılması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, komplikasyon riskinin anlatılmadığı bir onam geçerli değildir.
  • Özgür İrade: Hastanın onamı, herhangi bir baskı, tehdit veya yanıltma olmaksızın, tamamen kendi özgür iradesiyle verilmelidir.
  • Yeterli Zaman: Bilgilendirme, hastanın durumu değerlendirip sağlıklı bir karar verebilmesi için müdahaleden makul bir süre önce yapılmalıdır. Ameliyattan hemen önce “aceleyle” yapılan bilgilendirmeler genellikle yetersiz kabul edilir.
  • Anlaşılır Dil: Hekim, hastanın sosyal, kültürel ve eğitim seviyesini göz önünde bulundurarak, tıbbi terimlerden arındırılmış, sade ve anlaşılır bir dil kullanmalıdır.

Hekimin ve Sağlık Kuruluşunun Yükümlülükleri

Sağlık hukukunda, hastayı aydınlatma yükümlülüğü doğrudan müdahaleyi gerçekleştirecek olan hekime aittir. Bu birincil bir yükümlülüktür. Hekim, bu görevi yerine getirirken azami özen ve dikkati göstermekle mükelleftir. Aydınlatma yükümlülüğünün usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini ispat etme yükümlülüğü, yani ispat külfeti, Yargıtay kararları uyarınca hekim ve sağlık kuruluşuna aittir. Bu nedenle, yapılan bilgilendirmenin ve alınan onamın yazılı ve detaylı bir şekilde kayıt altına alınması, olası bir davada hekim için en önemli güvencedir.

Aydınlatılmış Onam Alınmamasının Hukuki Sonuçları

Geçerli bir aydınlatılmış onam alınmadan yapılan her türlü tıbbi müdahale, hukuka aykırı kabul edilir. Bu durum, hekim ve/veya sağlık kuruluşu için ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir:

  • Tazminat Davası: Onam alınmaması, müdahaleyi hukuka aykırı hale getirdiğinden, hasta maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahip olur. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali, ortaya çıkan zararlı sonuç bir komplikasyon olsa dahi, hekimin sorumluluğunu doğurur.
  • Ceza Davası: Rıza olmaksızın yapılan tıbbi müdahale, duruma göre Türk Ceza Kanunu kapsamında “kasten yaralama” suçu olarak değerlendirilebilir.
  • Disiplin Soruşturması: İlgili hekim hakkında bağlı bulunduğu meslek odası tarafından disiplin soruşturması açılabilir.

Sonuç olarak, aydınlatılmış onam, hekim ile hasta arasındaki güven ilişkisinin ve hasta haklarının temel taşıdır. Bu yükümlülüğün ihmal edilmesi, basit bir usul eksikliği değil, hastanın en temel haklarından olan vücut bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı bir müdahaledir. Bu nedenle hem hastaların haklarını bilmesi hem de hekimlerin bu yükümlülüğü eksiksiz yerine getirmesi, sağlık hizmetlerinin hukuka uygun bir zeminde yürütülmesi için vazgeçilmezdir.

Aydınlatılmış onam formu hasta doktor
Anahtar Kelime : aydinlatilmis onam

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız