Sağlık hukuku, hastanın kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkını en temel değer olarak kabul eder. Bu hak, “aydınlatılmış onam” kavramı ile somutlaşır. Anayasa’nın 17. maddesi uyarınca, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne rızası olmaksızın dokunulamaz. Ancak, demans gibi hastanın karar verme yetisini (fiil ehliyetini) etkileyen durumlarda, bu onamın kim tarafından ve nasıl verileceği karmaşık bir hukuki mesele haline gelir.
Aydınlatılmış Onam ve Fiil Ehliyeti
Her tıbbi müdahale, hukuken hastanın aydınlatılmış onamını gerektirir. Aydınlatılmış onam, hastanın sadece bir işleme izin vermesi değil; aynı zamanda uygulanacak tedavinin niteliği, riskleri, faydaları, alternatif yöntemler ve tedaviyi reddetmesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında yeterli ve anlayabileceği bir dilde bilgilendirilmesini içeren bir süreçtir. Bu onamın hukuken geçerli olabilmesi için, onamı veren kişinin ayırt etme gücüne sahip olması, yani fiil ehliyetine haiz olması şarttır.
Demans, ilerleyici doğası gereği hastanın muhakeme ve karar verme yetisini zamanla azaltır. Hastalığın erken evrelerinde kişi kendi kararlarını verebilecek durumdayken, ileri evrelerde bu yetisini kaybedebilir. Bu noktada, hastanın ameliyat gibi ciddi bir tıbbi müdahale için geçerli onam verip veremeyeceğinin tespiti kritik önem taşır.
Hastanın Karar Verme Yeterliliğinin Değerlendirilmesi
Hastanın onam verme yeterliliği, hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede, hastanın önerilen tedaviyi, risklerini ve sonuçlarını anlama ve bu bilgiler ışığında mantıklı bir karar verebilme kapasitesi göz önünde bulundurulur. Eğer hekim, hastanın demans nedeniyle fiil ehliyetine sahip olmadığı kanaatindeyse, hastanın kendisinden alınacak onam hukuken geçerli sayılmayacaktır.
Demans Hastası Adına Kim Onam Verebilir?
Hastanın karar verme yetisini kaybettiği durumlarda, hukuki süreç devreye girer. Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat, bu durumda olan hastaların haklarını korumak için yasal temsilcilik kurumunu düzenlemiştir.
Vasi Atanması Süreci
Demans hastasının kendi tıbbi ve hukuki kararlarını alamayacak duruma geldiği tespit edildiğinde, yakınları Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak hastaya bir vasi atanmasını talep edebilir. Mahkeme, resmi bir sağlık kuruluşundan alacağı heyet raporu ile hastanın zihinsel durumunu ve vesayet altına alınma gerekliliğini değerlendirir. Raporun sonucuna göre mahkeme, hastaya genellikle eşi veya yakın bir akrabası olmak üzere bir vasi atar.
Vasi’nin Rolü ve Sorumlulukları
Vasi atandıktan sonra, hastanın yasal temsilcisi sıfatıyla onun adına hukuki işlemleri yapma ve kararları alma yetkisine sahip olur. Tıbbi müdahaleler de bu kapsama dahildir. Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca, hasta kısıtlı ise rızanın vasisinden alınması gerekir.
- Aydınlatılma Hakkı: Hekim, ameliyatla ilgili tüm bilgilendirmeyi, hasta yerine vasiye yapmakla yükümlüdür. Vasi, işlemin tüm detaylarını anladıktan sonra bir karar vermelidir.
- Onam Verme: Ameliyat gibi büyük ve önemli tıbbi müdahaleler için yazılı onam şarttır. Bu onamı, hasta adına vasi imzalar.
- Hastanın Üstün Yararı: Vasinin vereceği tüm kararlar, vesayet altındaki demans hastasının üstün yararını gözetmek zorundadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, yasal temsilcinin kararları hastanın menfaatine aykırı olamaz.
Acil Durumlar ve İstisnalar
Hastanın bilincinin kapalı olduğu, hayati tehlikesinin bulunduğu ve yasal temsilcisine ulaşılamadığı acil durumlarda, hastanın yararı gözetilerek rıza aranmaksızın gerekli tıbbi müdahale yapılabilir. Bu durum, hekimin takdir yetkisi ve hastanın yaşam hakkını koruma yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir. Ancak bu istisnai bir durumdur ve aciliyet ortadan kalktıktan sonraki işlemler için yine yasal temsilcinin onamı gerekir.
Sonuç
Demans hastasının ameliyat onamı, hastanın karar verme ehliyetine sahip olup olmamasına göre değişiklik gösterir. Hasta, hastalığın erken evresindeyse ve hekim tarafından fiil ehliyetine sahip olduğu değerlendirilirse onamı kendisi verebilir. Ancak, hastanın karar verme yetisini kaybettiği durumlarda, ameliyat gibi önemli bir tıbbi müdahale için onam, mahkeme kararıyla atanmış olan vasisi tarafından, hasta adına ve onun menfaatleri gözetilerek verilmelidir. Bu süreç, hem hastanın hukuki haklarını korur hem de hekim ve sağlık kuruluşunu olası hukuki sorumluluklara karşı güvence altına alır.
“`

Anahtar Kelime : demans ameliyat onam

