Estetik Operasyon Dava: Disiplin Süreci, Yaptırımlar Ve Dava Etkisi

Sağlık hukuku avukatı hasta anlaşması

Estetik operasyonlar, niteliği gereği hem hastalar hem de hekimler için önemli hukuki sorumluluklar barındıran tıbbi müdahalelerdir. Beklentilerin karşılanamaması veya operasyon sırasında meydana gelen istenmeyen sonuçlar (komplikasyonlar), tarafları karmaşık bir hukuki sürecin içine sokabilir. Bu süreç, adli ve hukuki davaların yanı sıra hekimler için mesleki bir disiplin soruşturmasını da içerebilir. Bu yazıda, estetik operasyonlar sonrası gündeme gelebilecek disiplin süreçleri, bu süreçte hekimlere uygulanabilecek yaptırımlar ve bu sürecin tazminat davalarına olan etkisi ele alınacaktır.

Estetik Operasyonlarda Hekimin Hukuki Sorumluluğunun Kaynağı

Hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişki, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre iki temel sözleşme tipine dayanmaktadır. Tedavi amaçlı tıbbi müdahaleler genellikle “vekalet sözleşmesi” olarak kabul edilirken, estetik amaçlı operasyonlar “eser sözleşmesi” olarak nitelendirilmektedir. Bu ayrım önemlidir, çünkü eser sözleşmesinde hekim (yüklenici), belirli bir sonucu (estetik beklentinin karşılanması) taahhüt etmiş sayılır. Vekalet sözleşmesinde ise hekimin sorumluluğu, tıp biliminin standartlarına uygun özenli bir tedavi süreci yürütmektir; sonuç garanti edilmez. Bu nedenle, estetik operasyonlarda “sonucun” beklentiyi karşılamaması, hekimin sorumluluğuna gidilmesi için temel bir gerekçe oluşturabilir.

Aydınlatma Yükümlülüğü ve “Aydınlatılmış Onam”

Her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi, estetik operasyonlarda da hekimin en temel yükümlülüklerinden biri “aydınlatma yükümlülüğü”dür. Yargıtay kararlarına göre hekim, operasyonun niteliği, olası riskleri, komplikasyonları, alternatif tedavi yöntemleri ve operasyon sonrası süreç hakkında hastayı anlayabileceği bir dilde, açık ve net bir şekilde bilgilendirmek zorundadır. Bu bilgilendirme sonrası hastadan alınan rıza, “aydınlatılmış onam” olarak adlandırılır ve hukuken geçerli bir rızadır. Aydınlatma yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirildiğini ispat etme sorumluluğu hekime aittir. Yetersiz veya eksik bilgilendirme, operasyon tıbbi olarak başarılı olsa dahi hekimin sorumlu tutulmasına neden olabilir.

Hekimler Hakkında Disiplin Süreci Nasıl İşler?

Estetik operasyon sonrası tıbbi uygulama hatası (malpraktis) iddiasıyla karşılaşan bir hekim hakkında, adli ve hukuki süreçlerin yanı sıra bağlı bulunduğu Tabip Odası tarafından disiplin soruşturması da başlatılabilir. Bu süreç, hastanın şikayeti veya konunun basına yansıması gibi durumlar üzerine başlayabilir. Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği bu sürecin usul ve esaslarını belirler.

Soruşturma Aşaması

Şikayet üzerine Tabip Odası Yönetim Kurulu, bir veya birkaç üyeyi soruşturmacı olarak atar. Soruşturmacı, iddiaları araştırır, delilleri toplar (hasta kayıtları, tanık ifadeleri vb.) ve ilgili hekimin yazılı savunmasını alır. Soruşturma sonunda hazırlanan fezleke (rapor), hekimin kusurlu olup olmadığına ve uygulanması önerilen cezaya dair bir görüş içerir, ancak bu görüş karar organları için bağlayıcı değildir. Dosya, karar verilmek üzere Onur Kurulu’na sevk edilir.

Disiplin Yaptırımları Nelerdir?

Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği’ne göre, hekimin mesleki kusurunun sabit görülmesi halinde uygulanabilecek cezalar şunlardır:

  • Uyarma: Hekime mesleki davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir.
  • Para Cezası: Kanunda belirtilen sınırlar dahilinde para cezası verilmesidir.
  • Geçici Olarak Meslekten Men: Hekimin mesleğini belirli bir süre (genellikle 15 günden 6 aya kadar) icra etmesinin yasaklanmasıdır.
  • Oda Bölgesinde Çalışmaktan Sürekli Men: Ağır ve tekrar eden ihlallerde, hekimin o tabip odası bölgesinde çalışmaktan kalıcı olarak men edilmesidir.

Verilen bu kararlara karşı hekimin, Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu’na itiraz hakkı bulunmaktadır.

Disiplin Sürecinin Tazminat Davasına Etkisi

Disiplin soruşturması ve ceza davası ile hukuk mahkemesinde görülen tazminat davası birbirinden bağımsız süreçlerdir. Ancak disiplin kurulunun verdiği bir karar, hukuk mahkemesindeki dava için önemli bir delil niteliği taşıyabilir. Onur Kurulu tarafından hekimin kusurlu bulunduğuna dair verilen bir karar, tazminat davasında hâkimin kanaatini etkileyebilir ve hastanın (davacının) elini güçlendirebilir. Benzer şekilde, disiplin soruşturması sonucunda hekimin kusursuz bulunması da hekim lehine bir delil olarak mahkemeye sunulabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, hukuk hâkimi disiplin kurulu kararlarıyla bağlı değildir; kendi topladığı delillere ve bilirkişi raporlarına göre bir karar verecektir. Tıbbi uygulama hatasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlar için açılan tazminat davaları, bu sürecin en önemli hukuki sonuçlarından biridir.

“`
Sağlık hukuku avukatı hasta anlaşması
Anahtar Kelime : saglik hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız