Evde Bakım Hizmetlerinde Yaşanan Kazalar Ve Sorumluluk

Evde bakım hizmetleri kazaları hukuki sorumluluk

Evde Bakım Hizmetlerinde Yaşanan Kazalar ve Hukuki Sorumluluk

Nüfusun yaşlanması ve kronik hastalıkların artmasıyla birlikte evde bakım hizmetleri, modern sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu hizmetler, hastaların kendi ev ortamlarının konforunda tedavi ve bakım almalarını sağlarken, beraberinde bazı hukuki sorumlulukları da getirmektedir. Hizmet sırasında meydana gelebilecek düşme, yanlış ilaç verme gibi kazalar, hem hizmeti alan hem de sunan taraflar için ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, evde bakım hizmetleri sırasında yaşanan kazalarda hukuki sorumluluğun kime ait olduğu ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler ele alınacaktır.

Evde Bakım Hizmetinin Hukuki Niteliği

Evde bakım hizmeti, temel olarak bir “hizmet sözleşmesi” niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hizmet sözleşmesi, işçinin belirli bir ücret karşılığında, belirli veya belirsiz bir süre için işverene bağımlı olarak iş görmeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Evde bakım hizmetleri özelinde bu ilişki, genellikle hasta (veya yakını) ile evde bakım hizmeti sunan kuruluş (şirket, hastane, belediye vb.) arasında kurulur. Bakımı fiilen gerçekleştiren hemşire, hasta bakıcı veya fizyoterapist ise bu kuruluşun çalışanıdır.

Bu hukuki ilişki, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükler. Hizmeti sunan kuruluş ve onun personeli, özen ve sadakat borcu altında hareket etmek zorundadır. Bu, sağlık personelinin mesleki standartlara, güncel tıp birikimine ve genel güvenlik önlemlerine uyması gerektiği anlamına gelir.

Kaza ve Tıbbi Hata (Malpraktis) Ayrımı

Evde bakım sırasında ortaya çıkan her olumsuz sonuç, hukuki bir sorumluluk doğurmayabilir. Bu noktada “komplikasyon” ve “tıbbi hata (malpraktis)” ayrımını yapmak önemlidir.

  • Komplikasyon: Tıbbi standartlara uygun hareket edilmesine rağmen öngörülemeyen ve engellenemeyen istenmeyen sonuçlardır. Komplikasyon durumunda genellikle bir sorumluluktan bahsedilemez.
  • Tıbbi Hata (Malpraktis): Sağlık personelinin bilgisizlik, deneyimsizlik, dikkatsizlik veya özensizlik gibi nedenlerle standart uygulamayı yapmaması, yanlış veya eksik tedavi uygulaması sonucu hastanın zarar görmesidir.

Örneğin, yatağa bağımlı bir hastanın tüm önlemlere rağmen yatak yarası (bası yarası) geliştirmesi bir komplikasyon olabilirken, hastanın düşmesini önleyici tedbirlerin alınmaması (yatak kenarlıklarının kaldırılmaması vb.) sonucu meydana gelen bir düşme, ihmal ve dolayısıyla bir tıbbi hata olarak değerlendirilebilir.

Sorumluluğun Belirlenmesi

Evde bakım hizmeti sırasında bir kaza veya hata meydana geldiğinde sorumluluğun kime ait olacağı, olayın özelliklerine göre değişir. Sorumluluk, genellikle kusur oranına göre paylaştırılır.

1. Hizmeti Sunan Kurumun Sorumluluğu

Türk Borçlar Kanunu’na göre işveren, çalışanın işini yaparken üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur. Bu ilkeye “adam çalıştıranın sorumluluğu” denir. Dolayısıyla, evde bakım personelinin kusurlu bir eylemi (örneğin yanlış dozda ilaç vermesi, hastayı düşürmesi) sonucu hasta zarar görürse, personeli istihdam eden şirket veya sağlık kuruluşu doğrudan sorumlu olur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Kurumun sorumluluğu, personel seçiminde gerekli özeni gösterme, personeli denetleme ve güvenli bir hizmet organizasyonu kurma yükümlülüklerini de kapsar.

2. Sağlık Personelinin Sorumluluğu

Sağlık personeli, mesleğini icra ederken gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Kusurlu bir eylemiyle hastaya zarar veren hemşire veya bakıcı, hem işvereni olan kuruma karşı hem de doğrudan hastaya karşı sorumlu olabilir. Tazminatı ödeyen kurum, personelin kusuru oranında ona rücu etme (ödediği parayı geri isteme) hakkına sahip olabilir.

3. Hasta ve Hasta Yakınlarının Sorumluluğu (Müterafık Kusur)

Bazı durumlarda, zararın meydana gelmesinde hastanın veya hasta yakınlarının da kusuru bulunabilir. Örneğin, sağlık personelinin önerdiği güvenlik önlemlerine uyulmaması (kaygan zeminlerin temizlenmemesi, önerilen tutamaçların monte edilmemesi), hekimin bilgisi dışında hastaya ilaç verilmesi gibi durumlar, “müterafık kusur” olarak değerlendirilir. Bu halde, mahkemece belirlenecek tazminat miktarında kusur oranına göre indirim yapılabilir.

Önleyici Tedbirler ve Hukuki Tavsiyeler

  • Sözleşme Yapın: Evde bakım hizmeti almadan önce hizmetin kapsamı, süresi, ücreti ve tarafların sorumluluklarını net bir şekilde belirleyen yazılı bir sözleşme yapılması, olası uyuşmazlıkların çözümünde kritik öneme sahiptir.
  • Bilgilendirilmiş Onam: Hastaya veya yasal temsilcisine, yapılacak her türlü tıbbi müdahale, bakım planı ve olası riskler hakkında detaylı bilgi verilmeli ve yazılı onamları alınmalıdır.
  • Kayıt Tutun: Sağlık personelinin yaptığı tüm işlemler, verdiği ilaçlar, hastanın genel durumundaki değişiklikler düzenli olarak kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıtlar, olası bir hukuki süreçte delil niteliği taşıyacaktır.
  • Güvenlik Önlemleri: Hem hizmet sunucusu hem de hasta ailesi, ev ortamını hasta için güvenli hale getirmekle yükümlüdür. Düşme riskini azaltacak önlemler almak (aydınlatma, kaymaz zemin, tutamaçlar vb.) ortak bir sorumluluktur.

Sonuç olarak, evde bakım hizmetlerinde yaşanan kazalar ve ihmaller, karmaşık hukuki sorumluluklar doğurabilir. Temel sorumluluk hizmeti organize eden kurumda olmakla birlikte, sağlık personelinin ve hasta yakınlarının da özen yükümlülükleri bulunmaktadır. Hak kayıplarını önlemek adına, bu tür bir durumla karşılaşıldığında sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması en doğru yaklaşım olacaktır.

“`
Evde bakım hizmetleri kazaları hukuki sorumluluk
Anahtar Kelime : evdebakimhizmetlerikazalari

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız