Fizik Tedavi Sürecinde Oluşan Kemik Kırılmaları ve Hukuki Sorumluluk
Fizik tedavi, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde sıklıkla başvurulan etkili yöntemlerden biridir. Ancak nadir de olsa, tedavi sırasında istenmeyen komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir. Bu komplikasyonlar arasında en ciddi olanlardan biri de kemik kırılmasıdır. Hastaların ve hekimlerin haklarının korunması açısından, bu tür durumlarda ortaya çıkabilecek hukuki sorumlulukların bilinmesi büyük önem taşımaktadır.
Fizik Tedavi Sırasında Kırık Oluşmasının Nedenleri
- Osteoporoz veya kemik zayıflığı: Özellikle ileri yaş hastalarda kemik yoğunluğunun azalması, basit bir uygulamada dahi kırık riskini arttırmaktadır.
- Yanlış teknik uygulama: Egzersiz veya manüel terapi sırasında yüksek kuvvet uygulaması veya uygunsuz hareketlerin yaptırılması kırığa yol açabilir.
- Yetersiz ön değerlendirme: Hastanın genel sağlık durumunun, kemik yapısının ve olası risklerinin yeterince analiz edilmemesi komplikasyonlara neden olabilir.
Kemik Kırılması Durumunda Hukuki Sorumluluk
Fizik tedavi uygulamaları sırasında meydana gelen kemik kırıklarında, sağlık çalışanının veya hastanenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilmektedir. Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca, bir kişinin hukuka aykırı ve kusurlu fiili sonucu başkasının zararına sebep olması durumunda, tazminat yükümlülüğü doğar. Yani tedavi sırasında oluşan bir kırık, eğer hekimin veya sağlık personelinin özen yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanıyorsa, tazminat talep edilebilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bir sağlık hizmeti sunulurken hekimin ve kurumun hastayı korumak için azami özen göstermesi gerekmektedir. Buradaki temel kıstas, benzer koşullarda görev yapan makul bir sağlık çalışanından beklenebilecek dikkat ve özen standartlarına uygun davranılıp davranılmadığıdır.
Hangi Durumlarda Hekim veya Sağlık Kurumu Sorumlu Olur?
- Kusurlu uygulama: Tedavi sırasında mevcut bilimsel standartlara uygun hareket edilmemesi ya da açıkça hatalı uygulama yapılması.
- Bilgilendirme eksikliği: Hastanın, uygulanacak tedavinin olası yan etkileri ve riskleri konusunda yeterince bilgilendirilmemesi.
- Kayıt eksikliği: Tedavi süreciyle ilgili tıbbi kayıtların tam ve eksiksiz tutulmaması.
Ancak, tüm bu koşullara rağmen, bazı vakalarda kemik kırılması belirli tıbbi riskler kapsamında değerlendirildiğinde, hekim ya da kurumun sorumluluğu oluşmayabilir. Özellikle hastanın önceden mevcut kemik rahatsızlığının olması, yukarıda belirtilen tüm önlemlerin alınmasına rağmen komplikasyon gelişmesi gibi durumlarda tıbbi risk kapsamında sorumsuzluk söz konusu olabilir. Sağlık Bakanlığı’nın hasta haklarıyla ilgili güncel duyurularında da, her tıbbi işlemin belirli riskler taşıdığı ve bunların mutlaka hasta ile paylaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Hastaların ve Hekimlerin Hakları Nelerdir?
- Hasta hakları: Her hasta, kendisine uygulanacak tedavi ve potansiyel riskler hakkında bilgilendirilme ve onay verme hakkına sahiptir. Ayrıca tedavi sırasında bir komplikasyon gelişmesi halinde şikayette bulunma ve zararının tazminini talep etme hakkı vardır.
- Hekim ve sağlık çalışanlarının hakları: Tıbbi uygulama hatası olmadığı, tıbbi standartlara uygun hareket edildiği ve gerekli özenin gösterildiği durumlarda, komplikasyon oluşsa dahi hukuki sorumluluk doğmaz.
Sonuç ve Tavsiyeler
Fizik tedavi sırasında oluşabilecek komplikasyonlar, hem tıbbi hem de hukuki açıdan dikkatle ele alınması gereken durumlardır. Hem hekimlerin hem de hastaların kendi haklarını ve sorumluluklarını bilmesi, oluşabilecek zararların önlenmesi açısından önemlidir. Kırık gibi ciddi komplikasyonlarda ise sürecin başından itibaren hukuki destek alınmasında fayda bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların hakları hukuk düzeni tarafından güvence altına alınmıştır.

Anahtar Kelime : fizik tedavi kırıkları

