Göz kapağı estetiği (blefaroplasti), daha genç ve dinamik bir görünüm kazanmak amacıyla sıkça başvurulan cerrahi bir işlemdir. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi, bu operasyonda da istenmeyen sonuçlar ve hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde bu tür estetik operasyonlara olan talep, olası hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) iddialarını da beraberinde getirmektedir. Bu yazı, göz kapağı estetiği hatası nedeniyle dava açmayı düşünen hasta ve bu iddialarla karşılaşan hekimler için bir rehber niteliğindedir.
Göz Kapağı Estetiğinde Tıbbi Hata (Malpraktis) Nedir?
Tıbbi malpraktis, bir sağlık profesyonelinin bilgisizlik, deneyimsizlik, dikkatsizlik veya özensizlik nedeniyle hastaya zarar vermesi durumudur. Göz kapağı estetiği özelinde sıkça karşılaşılan hatalar arasında şunlar sayılabilir:
- Göz kapaklarının tam olarak kapanmaması (lagoftalmi).
- Göz kapağı düşüklüğünün (pitozis) giderilememesi veya daha kötü hale gelmesi.
- Asimetrik bir görünüm oluşması.
- Gerekenden fazla deri veya kas dokusunun çıkarılması sonucu fonksiyonel bozukluklar.
- Görme fonksiyonlarında bozulma.
Her olumsuz sonucun tıbbi hata olarak değerlendirilmeyeceğini belirtmek önemlidir. Tıpta “komplikasyon” olarak adlandırılan, hekimin tüm özeni göstermesine rağmen ortaya çıkabilen ve öngörülebilir riskler mevcuttur. Ancak hekimin bu komplikasyonları yönetmedeki başarısızlığı veya hastayı bu riskler hakkında yeterince bilgilendirmemesi de sorumluluk doğurabilir.
Hukuki Dayanak: Eser Sözleşmesi ve Hekimin Sorumluluğu
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, tedavi amacı gütmeyen, salt estetik ve güzelleşme amacıyla yapılan tıbbi müdahaleler, hekim ile hasta arasında bir “eser sözleşmesi” ilişkisi kurar. Bu durumun önemli hukuki sonuçları vardır:
- Sonuç Taahhüdü: Vekalet sözleşmesinden farklı olarak eser sözleşmesinde hekim, belirli bir sonucu (estetik olarak başarılı ve kusursuz bir görünüm) taahhüt eder. Sonucun taahhüt edildiği gibi olmaması, hekimin hukuki sorumluluğunu doğurabilir.
- Özen Yükümlülüğü: Hekim, operasyonu tıp biliminin güncel standartlarına ve tecrübelere göre gerekli özeni göstererek yapmakla yükümlüdür.
- Aydınlatma Yükümlülüğü: Hekim, operasyon öncesinde hastayı planlanan işlem, olası riskler, komplikasyonlar ve alternatif tedavi yöntemleri hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirmek zorundadır. Bu bilgilendirmenin yapıldığı ve hastanın özgür iradesiyle operasyona rıza gösterdiğinin “Aydınlatılmış Onam Formu” ile yazılı olarak belgelenmesi kritik öneme sahiptir. Yetersiz veya aceleye getirilerek alınan onam, hukuken geçersiz sayılabilir.
İzmir’de Göz Kapağı Estetiği Hatası İçin Dava Süreci
İzmir’de hatalı göz kapağı estetiği nedeniyle hukuki süreç başlatmak isteyen bir hasta, öncelikle maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava açma hakkına sahiptir. Süreç genel hatlarıyla şu şekilde işler:
- Delillerin Toplanması: Ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar, tüm tıbbi kayıtlar (epikriz raporu, ameliyat notları, aydınlatılmış onam formu vb.) ve uzman hekim görüşleri davanın temelini oluşturur.
- Yetkili ve Görevli Mahkeme:
- Eğer operasyon özel bir hastane veya klinikte yapıldıysa, bu bir tüketici işlemi sayılacağından görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Dava, davacının (hastanın) ikametgahının bulunduğu yerde, ameliyatın yapıldığı yerde veya davalının (doktor/hastane) yerleşim yerinde açılabilir.
- Eğer operasyon bir kamu hastanesinde gerçekleştirildiyse, idarenin hizmet kusuruna dayalı olarak İdare Mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekir.
- Bilirkişi İncelemesi: Dava sürecinde mahkeme, dosyadaki tıbbi belgeleri incelemesi ve operasyonda hekim kusuru (malpraktis) olup olmadığını, ortaya çıkan sonucun bir komplikasyon mu yoksa tıbbi hata mı olduğunu tespit etmesi için alanında uzman hekimlerden oluşan bir bilirkişi heyetinden rapor alır.
- Tazminat: Mahkeme, bilirkişi raporu ve diğer deliller ışığında hekimin kusurlu olduğuna kanaat getirirse, hastanın talepleri doğrultusunda maddi (ek tedavi masrafları, iş gücü kaybı vb.) ve manevi (yaşanan acı, elem ve üzüntü nedeniyle) tazminata hükmedebilir.
Sık Sorulan Sorular
Her olumsuz sonuç için dava açılabilir mi?
Hayır. Dava açılabilmesi için hekimin kusurlu bir davranışının (tıbbi standartlara uymama, özensizlik), bu davranış sonucu bir zararın ortaya çıkmasının ve kusurlu davranış ile zarar arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisinin bulunması gerekir. Tıbbi literatürde kabul edilen ve hastanın usulüne uygun olarak bilgilendirildiği bir komplikasyonun yaşanması, her zaman dava için yeterli bir sebep olmayabilir.
Dava açma zamanaşımı süresi ne kadardır?
Göz kapağı estetiği ameliyatları eser sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğinden, tazminat davası için zamanaşımı süresi genellikle 5 yıldır. Ancak hekimin ağır kusuru varsa bu süre 20 yıla kadar uzayabilir.
Aydınlatılmış onam formu imzalamış olmam dava açmama engel mi?
Hayır, engel değildir. Aydınlatılmış onam, sadece operasyonun risklerini anladığınızı ve kabul ettiğinizi gösterir; hekime hatalı bir müdahalede bulunma hakkı vermez. Ayrıca, onam formunun usulüne uygun şekilde, yeterli bilgilendirme yapılmadan veya hastaya düşünme süresi tanınmadan imzalatılması durumunda form geçersiz sayılabilir.

Anahtar Kelime : tıbbıcıhazlar

