Göz Kapağı Estetiği Hatası Davasında Kapsam
Göz kapağı estetiği (blefaroplasti), hem kozmetik hem fonksiyonel amaçlarla sıkça başvurulan cerrahi işlemler arasında yer almaktadır. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi, bu operasyonda da istenmeyen komplikasyonlar veya hatalar meydana gelebilmektedir. Göz kapağı estetiğinde yapılan bir hata, hastanın hem sağlığını hem yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğinden, bu tür durumlarda hukuki sürece başvurmak mümkün olabilmektedir. Bu yazıda, göz kapağı estetiği hatası sonrası açılabilecek davaların kapsamı, süreçleri ve sıkça merak edilen hususlar özetlenmektedir.
Göz Kapağı Estetiği Hatası Davası Nasıl Açılır?
Göz kapağı estetiği sonrası ortaya çıkan komplikasyon veya hataların, tıbbi standartlara uygun olmayan bir uygulamanın sonucu olduğu iddia edildiğinde hasta tarafından hekim veya hastane aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, hukuka aykırı bir eylemle kişinin maddi veya manevi zarar görmesi durumunda tazminat talepleri gündeme gelmektedir. Yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, hekimin özen yükümlülüğüne uymaması veya tıbbi standartlardan sapması halinde hukuki sorumluluktan söz edilebilir.
Dava Açma Süresi
Göz kapağı estetiği hatası nedeniyle dava açılmak istendiğinde, zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi büyük önem taşır. Bu tür davalarda genel olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlükarda on yıl içinde dava açılması gerekmektedir. Ancak hizmet ilişkisine dayalı davalarda, bu süreler değişebileceğinden somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Dava Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
- Tıbbi belgelerin tam ve eksiksiz olarak temin edilmesi
- Estetik işlem öncesi ve sonrası çekilen fotoğraflar ve görüntülerin saklanması
- Uzman bir sağlık hukuku avukatından destek alınması
- Gerektiğinde, bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmek
Süreçte Bilinmesi Gerekenler
Estetik müdahaleler sonrası yaşanan olumsuz sonuçlarda, hatanın gerçekten hekimin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için genellikle bilirkişi raporu alınmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, komplikasyon ve malpraktis ayrımı yapılmakta; öngörülemeyen bir risk gerçekleşmişse hekime sorumluluk yüklenmemekte, fakat bilimsel kurallara aykırı bir uygulama varsa sorumluluk doğmaktadır.
- Her olumsuz sonuç hekimin kusuru anlamına gelmez.
- Hekimin özen borcu ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği önemlidir.
- Hastanın açık rızası olmadan yapılan işlemler, hukuka aykırı kabul edilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Göz kapağı estetiğinde oluşan her komplikasyon hekimin hatası mıdır?
Hayır, her komplikasyon hekimin kusuru anlamına gelmez. Komplikasyonların öngörülemeyen, hekimin müdahalesine rağmen gelişebilen yan etkiler olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Hekim, talep ettiğim estetik sonucu sağlayamadı; dava açabilir miyim?
Estetik işlemlerde hekimin sonuç taahhüdü yoktur. Yani, belli bir görünümün mutlak olarak sağlanacağı garanti edilemez. Ancak hekim tıbbi standartlara uymadıysa ya da ağır kusur varsa hukuki süreç başlatılması mümkündür.
Dava açmak için hangi belgeler gereklidir?
- Operasyon öncesi ve sonrası belgeler
- İlgili sağlık kuruluşu ile yapılan yazışmalar, onam formları
- Göz kapağı estetik işleminin yapıldığına ilişkin doktor raporu ve epikriz
Sonuç ve Değerlendirme
Göz kapağı estetiği sonrası yaşanılan sorunlarda hukuki yollar açıktır ve hasta ile hekim haklarının dengeli gözetilmesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, hekimlerin özen yükümlülüğüne uygun davranması esastır. Şüpheli durumlarda uzman hukuki destek alınması en sağlıklı yol olacaktır.

Anahtar Kelime : Göz kapağı estetiği hatası dava

