Hastaneler, şifa bulmak ve sağlığımıza kavuşmak için başvurduğumuz kurumlardır. Ancak bu süreçte, hastanın güvenliğini sağlamak hastane yönetiminin en temel yükümlülüklerinden biridir. Ne yazık ki, zaman zaman hastaların hastane içerisinde düşerek yaralandığı hatta ciddi sağlık sorunları yaşadığı olaylarla karşılaşılmaktadır. İzmir ve çevresinde de görülen bu tür vakalar, hastanenin hukuki sorumluluğunu gündeme getirmekte ve tazminat davalarına konu olabilmektedir.
Hastanede Düşme Olaylarında Kurum Sorumluluğunun Hukuki Dayanağı
Bir hastanın sağlık kuruluşuna adım atmasıyla birlikte, kurum ile hasta arasında hukuken “hastaneye kabul sözleşmesi” kurulmuş sayılır. Bu sözleşme, hastaneye yalnızca tıbbi teşhis ve tedavi borcu yüklemez; aynı zamanda hastanın can ve mal güvenliğini sağlama konusunda da bir özen yükümlülüğü getirir. Bu yükümlülük, hastane ortamının fiziki şartlarının güvenli olmasından, personelin dikkatli ve tedbirli davranmasına kadar geniş bir alanı kapsar.
Hastanede meydana gelen düşme olaylarında kurumun sorumluluğu genellikle “organizasyon kusuru” ilkesine dayanır. Organizasyon kusuru, sağlık hizmetinin sunulması için gerekli olan personel, altyapı ve işleyiş düzeninde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle hastanın zarar görmesidir. Hekimin veya hemşirenin doğrudan bir tıbbi hatası olmasa bile, kurumun genel işleyişindeki bir eksiklik zarara yol açmışsa, hastane yönetimi sorumlu tutulabilir.
Organizasyon Kusuruna Örnek Teşkil Eden Durumlar
- Zeminlerin ıslak veya kaygan bırakılması ve uyarı levhası konulmaması.
- Koridorlarda veya hasta odalarında yetersiz aydınlatma.
- Yatak kenarlıklarının düşme riski olan hastalar için kaldırılmaması.
- Hastanın yaşı, kullandığı ilaçlar veya genel sağlık durumu gibi düşme riskini artıran faktörlerin değerlendirilmemesi.
- Yardıma ihtiyacı olan bir hastanın (örneğin tuvalete giderken) refakatsiz bırakılması.
- Hastane içerisindeki mimari engellerin veya eşyaların düzensizliğinin tehlike yaratması.
Tazminat Davası Süreci ve Talep Edilebilecekler
Hastanede düşme sonucu zarar gören bir hasta veya yakını, uğradığı zararların karşılanması için tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu süreçte öncelikle kurumun özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve bir organizasyon kusurunun bulunduğunun ispatlanması gerekir. Davada, düşme olayı ile ortaya çıkan zarar arasında uygun bir illiyet (nedensellik) bağı kurulması esastır.
Açılacak davada talep edilebilecek tazminat türleri şunlardır:
- Maddi Tazminat: Düşme olayı nedeniyle yapılan tüm tedavi masrafları, hastane giderleri, ilaç ücretleri, geçici veya kalıcı iş göremezlik nedeniyle oluşan gelir kaybı gibi tüm ekonomik zararları kapsar.
- Manevi Tazminat: Hastanın düşme olayı nedeniyle yaşadığı acı, elem, keder ve psikolojik sarsıntı için talep edilen tazminat türüdür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kişilik hakkının zedelenmesi durumunda manevi tazminat istenebileceğini düzenlemektedir. Ağır bedensel zarar durumlarında, hastanın yakınları da manevi tazminat talep etme hakkına sahip olabilir.
İzmir’de Dava Yolu ve Görevli Mahkeme
İzmir’de, hastanede düşme olayına bağlı tazminat davalarında, olayın yaşandığı sağlık kurumunun statüsüne göre görevli mahkeme değişiklik göstermektedir.
- Özel Hastaneler: Özel hastanelerde yaşanan düşme vakaları için açılacak tazminat davaları, özel hukuk hükümlerine tabidir. Bu tür davalarda görevli mahkeme, genellikle Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
- Kamu (Devlet ve Üniversite) Hastaneleri: Kamu hastanelerinde yaşanan düşme olayları, idarenin “hizmet kusuru” kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle, bu kurumlara karşı açılacak tazminat davaları, idari yargıda, yani İdare Mahkemelerinde görülür.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, hastane işleticisinin, hastanın güvenliğini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve organizasyon kusurundan kaynaklanan zararlardan sorumlu tutulacağı sıklıkla vurgulanmaktadır. Bu nedenle, hastanede düşme gibi bir olayla karşılaşan hastaların ve yakınlarının, haklarını aramak için sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan destek alması, sürecin doğru yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
“`

Anahtar Kelime : sağlık hukuku

