Günümüzde akıllı telefonların ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte, günlük yaşamın her anını kaydetme ve paylaşma eğilimi ciddi şekilde artmıştır. Ancak bu durum, hastane gibi mahremiyetin en üst düzeyde korunması gereken hassas alanlarda ciddi hukuki sorunları beraberinde getirmektedir. Hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının rızası dışında fotoğraf veya video kaydının alınması, Türk hukuk sisteminde kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin doğrudan ihlali anlamına gelmektedir. Bu yazıda, hastanelerde izinsiz görüntü alınmasına karşı sahip olunan itiraz hakları, bu hakların yasal dayanakları ve yargı organlarının konuya yaklaşımı ele alınmaktadır.
Hastanede Görüntü Almanın Hukuki Boyutu ve Yasal Dayanaklar
Bir kişinin rızası olmaksızın fotoğrafının çekilmesi veya videosunun kaydedilmesi, anayasal ve yasal düzeyde korunan temel hakların ihlalidir. Hastaneler, kamusal hizmet veren alanlar olsa da kişilerin sağlık durumları gibi son derece hassas verilerinin işlendiği ve mahremiyet sınırlarının en yoğun olduğu mekanlardır. Bu doğrultuda hukuki dayanaklar şu şekilde özetlenebilir:
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Madde 20): Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Ayrıca kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı da bu maddede açıkça güvence altına alınmıştır.
- Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK – 6698 Sayılı Kanun): Kişilerin ses, fotoğraf ve video gibi biyometrik ya da görsel verileri kişisel veri kapsamındadır. Sağlık durumuna ilişkin veriler ise “özel nitelikli kişisel veri” statüsünde olup, açık rıza olmaksızın işlenmesi ve kaydedilmesi kesinlikle yasaktır.
- Türk Medeni Kanunu (TMK Madde 24): Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden saldırıya son verilmesini, önlenmesini veya hukuka aykırılığın tespitini isteyebilir.
- Hasta Hakları Yönetmeliği (Madde 21): Hastanın mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta, tedavisiyle doğrudan ilgili olmayan kişilerin muayene veya müdahale sırasında bulunmamasını ve görüntülenmemesini talep etme hakkına sahiptir.
Hastaların ve Sağlık Çalışanlarının İtiraz Hakkı
Hastanelerde izinsiz görüntü kaydı alınması durumu iki farklı yönüyle karşımıza çıkmaktadır: Hastaların hakları ve sağlık çalışanlarının hakları. Her iki taraf da rızaları dışındaki kayıtlara anında itiraz etme ve bu kayıtların sonlandırılmasını talep etme hakkına sahiptir.
Hastaların Mahremiyet Hakkı
Bir hastanın muayene, tedavi veya ameliyat süreçlerinde, hatta hastane koridorlarında rızası dışında fotoğraflanması veya videoya alınması kabul edilemez. Hasta veya hasta yakınları, başka bir hasta, ziyaretçi ya da sağlık personeli tarafından izinsiz olarak görüntülendiklerini fark ettikleri anda bu duruma derhal itiraz edebilirler. Görüntülerin silinmesini talep edebilir ve durumu hastane yönetimine ya da Hasta Hakları Birimi’ne bildirebilirler.
Sağlık Çalışanlarının Korunması
Hekimler, hemşireler ve diğer sağlık personeli görevlerini icra ederken hastalar veya hasta yakınları tarafından sıkça videoya alınabilmektedir. Sağlık çalışanlarının kamu görevi ifa ediyor olması, onların rızaları dışında görüntülenebileceği anlamına gelmez. Sağlık çalışanlarının kamu hizmeti sunuyor olması, kişisel haklarından feragat ettikleri şeklinde yorumlanamaz. Hekim veya diğer personelin görevini yaparken izinsiz olarak kaydedilmesi, iş huzurunu bozmakta ve sunulan sağlık hizmetinin kalitesini düşürmektedir. Sağlık çalışanları, tıbbi müdahale sırasında kendilerini kaydeden kişilere müdahaleyi durdurarak itiraz edebilir ve kaydın sonlandırılmasını isteyebilir.
İzinsiz Fotoğraf ve Video Çekiminin Cezai Müeyyideleri
Rıza dışı yapılan bu kayıtlar yalnızca hukuki (tazminat) sorumluluk doğurmaz, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç teşkil eder. TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca şu yaptırımlar söz konusu olabilmektedir:
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK Madde 134): Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza artırılmaktadır.
- Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK Madde 135): Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye hapis cezası verilir. Görüntülerin internette veya sosyal medyada yayılması ise verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu oluşturur.
Yargıtay’ın Konuya Yaklaşımı ve İçtihat Prensipleri
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, kişilerin rızası olmaksızın ses ve görüntü kaydı alınması prensip olarak hukuka aykırı bir eylemdir ve bu yolla elde edilen deliller yargılamalarda hükme esas alınamaz. Yargıtay, yalnızca ani gelişen, başka bir şekilde delil elde etme imkanının bulunmadığı ve bir suçun kanıtlanması amacıyla yapılan anlık kayıtları istisnai olarak hukuka uygun kabul edebilmektedir. Ancak hastanelerde planlı olarak hekimleri veya hastaları kayda almak, sistemli bir şekilde hak ihlali yaratmakta ve doğrudan cezai yaptırıma tabi tutulmaktadır. Yüksek mahkeme, hastane ortamında yapılan gizli kayıtları çoğunlukla özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirmektedir.
İtiraz Hakkı Nasıl Kullanılmalıdır?
Hastanede izinsiz olarak fotoğraflandığınızı veya videoya alındığınızı fark ederseniz şu adımları izleyebilirsiniz:
- Çekim yapan kişiye derhal sözlü olarak itiraz edin ve kaydı durdurmasını, mevcut kaydı silmesini talep edin.
- Durumu hastanenin güvenlik görevlilerine, ilgili birim sorumlusuna veya Hasta Hakları Birimi‘ne yazılı olarak bildirin.
- Eğer çekim ısrarla devam ediyorsa veya kaydedilen görüntüler sosyal mecralarda paylaşılmışsa, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunun.
- Kişilik haklarınızın zedelenmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınızı kullanın.
Sonuç olarak, hastaneler şifa ve tedavi merkezleridir; bu alanlarda mahremiyete, özel hayata ve kişisel verilere saygı gösterilmesi hem yasal hem de etik bir zorunluluktur.

Anahtar Kelime : itiraz hakki

