Hastanın Erken Taburcu Edilmesi ve Tıbbi Malpraktis İlişkisi
Sağlık hizmetlerinin sunumunda, bir hastanın tedavi sürecinin ne zaman sona ereceği ve ne zaman taburcu edileceği tamamen tıbbi bir karardır. Ancak bu kararın aceleye getirilmesi, hastanın klinik durumu tam olarak stabilize edilmeden evine gönderilmesi, telafisi güç sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Tıp hukukunda sıklıkla karşılaşılan bu durum, “erken taburcu edilme” başlığı altında incelenmekte ve belirli şartların varlığı halinde hekim veya hastane yönetimi açısından tıbbi malpraktis (hekimliğin kötü uygulaması) olarak kabul edilmektedir.
Tıbbi Malpraktis Nedir ve Erken Taburcu ile Nasıl Bağdaşır?
Tıbbi malpraktis, sağlık çalışanının standart uygulamalara uymaması, beceri eksikliği veya hastanın tedavisi sırasında gereken özeni göstermemesi nedeniyle hastaya zarar vermesidir. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde hekim ile hasta arasındaki ilişki çoğunlukla bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Bu sözleşme uyarınca hekim, hastasına karşı en yüksek düzeyde özen göstermekle yükümlüdür.
Hastanın erken taburcu edilmesi; hekimin hastayı takip etme, gerekli tetkikleri eksiksiz yapma ve klinik olarak güvenli aşamaya gelene kadar gözetim altında tutma ödevini ihlal etmesi durumunda malpraktis teşkil eder. Burada belirleyici olan unsur, taburcu etme kararının tıp biliminin güncel kurallarına ve objektif özen kriterlerine uygun olup olmadığıdır.
Hangi Durumlarda Erken Taburcu Malpraktis Sayılır?
Her erken taburcu kararı kendiliğinden bir kusur oluşturmaz. Ancak yargı kararlarına ve tıp etiğine göre, aşağıdaki durumların varlığı halinde erken taburcu kararı hukuken malpraktis olarak nitelendirilir:
- Yaşamsal Bulguların Stabil Olmaması: Hastanın tansiyon, nabız, ateş veya solunum gibi vital bulguları stabil hale gelmeden, klinik olarak risk teşkil eden bir aşamada taburcu edilmesi.
- Yetersiz Tetkik ve Gözlem: Cerrahi operasyon veya invaziv bir işlem sonrasında, olası komplikasyonların tespiti için gerekli olan minimum gözlem süresine uyulmaması ve tahlillerin tamamlanmaması.
- Yatak veya Kaynak Yetersizliği Gerekçesi: Hastanenin idari veya ekonomik gerekçelerle (örneğin yatak kapasitesini boşaltmak amacıyla) tıbbi gereklilikleri göz ardı ederek hastayı taburcu etmesi.
- Aydınlatma ve Bilgilendirme Yükümlülüğünün İhlali: Hastanın taburcu edilirken evde dikkat etmesi gereken hususlar, kullanacağı ilaçlar ve acil durumlarda hangi semptomlara dikkat ederek hastaneye başvurması gerektiği konusunda yeterince bilgilendirilmemesi.
Erken Taburcu Kararının Hukuki Dayanakları
Türk hukuk sisteminde hastanın erken taburcu edilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluklar şu temel mevzuatlara dayanmaktadır:
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK): TBK’nın haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen hükümleri ile vekilin özen borcunu düzenleyen ilgili maddeleri uyarınca; hekim, hastasının zarar görmemesi için tıp biliminin gerektirdiği her türlü tedbiri almak zorundadır.
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi: Nizamnamenin ilgili maddeleri, hekimin hastanın tedavisini yarım bırakamayacağını ve tıbbi zorunluluk bulunmadıkça hastayı gözetiminden çıkaramayacağını hükme bağlar.
- Hasta Hakları Yönetmeliği: Hastanın sağlık durumu hakkında doğru ve eksiksiz bilgilendirilme hakkını güvence altına alır. Eksik bilgilendirmeyle yapılan taburcu işlemleri bu yönetmeliğe aykırılık oluşturur.
Yargıtay İçtihatlarında Erken Taburcu Edilme
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, hekimin sorumluluğu sadece tedavi süreci ile sınırlı değildir; bu sorumluluk hastanın tamamen güvenli bir şekilde taburcu edilmesine kadar devam eder. Yargıtay kararlarında, hastanın durumunun tam olarak değerlendirilmeden, risk analizleri yapılmadan ve gerekli reçete ile evde bakım eğitimleri verilmeden taburcu edilmesi durumunda meydana gelen komplikasyonlardan hekim ve hastane işletmesi müştereken sorumlu tutulmaktadır.
Yüksek mahkeme, benzer uyuşmazlıklarda Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişi heyetlerinden rapor alınmasını zorunlu kılmaktadır. Eğer raporda hastanın taburcu edilmesinin tıbbi hata (malpraktis) olduğu ve sonraki zararlar ile taburcu edilme eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilirse, maddi ve manevi tazminata hükmedilmektedir.
Hekimler ve Hastalar İçin Önemli Tavsiyeler
Hekimlerin erken taburcu suçlamalarıyla karşılaşmamak adına tüm klinik süreci, taburcu kriterlerini karşılayan bulguları ve hastaya yapılan bilgilendirmeleri detaylı bir şekilde hasta dosyasına kaydetmesi hayati önem taşır. Hastalar ise taburcu edildikten kısa süre sonra sağlık durumlarında bir kötüleşme yaşarlarsa ve bu durumun erken taburcu edilmelerinden kaynaklandığını düşünüyorlarsa, bir sağlık hukuku uzmanından destek alarak tıbbi kayıtlarını inceletmeli ve haklarını yasal yollardan aramalıdırlar.

Anahtar Kelime : erken taburcu malpraktis

