Hatalı Botoks Sonucu Göz Kapağı Düşmesi (Ptosis) İzmir

Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu

İzmir ve çevresinde botoks uygulamaları, estetik ve kozmetik amaçlarla sıkça tercih edilen medikal prosedürler arasında yer almaktadır. Ancak her tıbbi müdahalede olduğu gibi, botoks enjeksiyonlarının da belirli riskleri ve potansiyel komplikasyonları bulunmaktadır. Bu komplikasyonlardan biri de “ptosis” olarak adlandırılan göz kapağı düşmesidir. Bu durum, hastanın hem estetik görünümünü hem de görme kalitesini olumsuz etkileyebilir. Hatalı bir botoks uygulaması sonucu göz kapağı düşmesi yaşayan hastaların hukuki hakları bulunmaktadır.

Hatalı Botoks Uygulaması ve Tıbbi Sorumluluk (Malpraktis)

Tıbbi uygulama hatası veya bilinen adıyla “malpraktis”, hekimin bilgi, beceri veya deneyim eksikliği nedeniyle tıp biliminin standartlarına ve genel kabul görmüş tecrübelere aykırı hareket ederek hastaya zarar vermesidir. Botoks sonrası göz kapağı düşüklüğü (ptosis), her zaman bir hekim hatası olarak değerlendirilmeyebilir. Tıpta “komplikasyon” olarak adlandırılan, öngörülemeyen ve her türlü özene rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen durumlar da mevcuttur. Ancak, uygulamanın yanlış bir kasa veya yanlış dozda yapılması gibi durumlar, tıbbi standartlardan sapma olarak kabul edilebilir ve hekimin sorumluluğunu doğurabilir.

Hekim ve Hasta Arasındaki Hukuki İlişki: Eser Sözleşmesi

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, estetik amaçlı yapılan tıbbi müdahaleler, hekim ile hasta arasında bir “eser sözleşmesi” ilişkisi kurar. Tedavi amaçlı tıbbi müdahaleler genellikle “vekalet sözleşmesi” kapsamında değerlendirilirken, estetik uygulamalarda hekimin belirli bir sonucu (güzelleşme) taahhüt ettiği kabul edilir. Bu nedenle, botoks gibi estetik amaçlı bir işlemde, vaat edilen estetik sonuca ulaşılamaması veya ptosis gibi olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda, hekimin “sonucu garanti etme” borcu nedeniyle sorumluluğu gündeme gelebilir.

Hastanın Hakları ve Hukuki Süreç

Hatalı botoks uygulaması sonucu göz kapağı düşmesi yaşayan hastalar, uğradıkları zararların tazmini için hukuki yollara başvurabilirler. Bu süreçte talep edilebilecek haklar şunlardır:

  • Maddi Tazminat: Bu durum nedeniyle yapılan ek tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi somut maddi zararların karşılanması talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Yaşanan estetik kaygı, üzüntü, elem ve psikolojik yıpranma nedeniyle manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu, kişinin yaşadığı olumsuz deneyimin bir nebze de olsa telafi edilmesini amaçlar.

Aydınlatma Yükümlülüğü ve Aydınlatılmış Onam

Her tıbbi müdahaleden önce hekimin, hastasını planlanan işlem, potansiyel riskleri, yan etkileri ve olası komplikasyonları hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirmesi yasal bir zorunluluktur. Bu bilgilendirme sonrası hastadan alınan yazılı veya sözlü rıza, “aydınlatılmış onam” olarak adlandırılır. Göz kapağı düşüklüğü gibi potansiyel bir risk hakkında yeterli bilgilendirme yapılmamış olması, hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelir ve bu durum, tek başına bir sorumluluk nedeni olabilir.

İzlenmesi Gereken Adımlar ve Dava Süreci

İzmir’de hatalı botoks sonucu ptosis yaşayan bir hasta öncelikle durumu belgelemelidir. Farklı açılardan çekilmiş fotoğraflar ve başka bir hekimden alınacak durum tespit raporu, ispat açısından önemlidir. Süreç, genellikle şu adımları içerir:

  1. Uzman Bir Avukata Danışma: Sağlık hukuku alanında tecrübeli bir avukat, sürecin doğru yönetilmesi için kritik öneme sahiptir.
  2. Dava Açma: Hatalı estetik uygulamalardan kaynaklanan tazminat davaları, Yargıtay kararları uyarınca genellikle “Tüketici Mahkemeleri”nde görülür. Dava, işlemin yapıldığı yer veya hastanın yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
  3. Bilirkişi Raporu: Mahkeme, davada hekimin bir kusuru olup olmadığını, uygulamanın tıp standartlarına uygun yapılıp yapılmadığını ve ortaya çıkan sonucun bir komplikasyon mu yoksa tıbbi uygulama hatası mı olduğunu tespit etmek için adli tıp veya alanında uzman hekimlerden oluşan bir bilirkişi heyetinden rapor alır.

Önemli Not: Estetik işlemlerden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi, işlemin yapıldığı tarihten itibaren genellikle 5 yıldır. Ancak, hekimin ağır kusurunun varlığı halinde bu süre uzayabilir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecin hızlı bir şekilde başlatılması tavsiye edilir.

Sağlık hukuku hasta hakları doktor sorumluluğu
Anahtar Kelime : saglikhukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız