Diş Tedavisinde Hata (Malpraktis) ve Hastanın Hakları
Günümüzde diş hekimliği uygulamaları, hem fonksiyonel hem de estetik açıdan bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Ancak tıbbi müdahalelerin doğası gereği, hekimin dikkatsizliği, deneyimsizliği ya da mesleki standartlara aykırı hareket etmesi sonucunda hatalı diş tedavileri (malpraktis) ortaya çıkabilmektedir. Başarısız bir kanal tedavisi, yanlış planlanmış implantlar veya ağız yapısıyla uyumsuz protezler hastada ciddi fiziksel ağrılara ve estetik kayıplara yol açar. Bu tür durumlarda hastaların en sık karşılaştığı sorunlardan biri, hatalı tedavinin başka bir hekim tarafından düzeltilmesi için ödenen masrafların ilk hekimden hukuken talep edilip edilemeyeceğidir.
Hukuki İlişkinin Niteliği: Vekalet mi, Eser mi?
Hatalı bir diş tedavi süreci sonrası maddi tazminat talebinde bulunabilmek için öncelikle hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini doğru tespit etmek gerekir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında diş hekimliği sözleşmeleri, yapılan işlemin amacına göre ikiye ayrılır:
- Vekalet Sözleşmesi: Amacı sadece bir hastalığı teşhis etmek ve iyileştirmek olan kanal tedavisi, diş dolgusu veya diş eti tedavisi gibi uygulamalar vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. Burada hekim, kesin bir sonuç taahhüt etmez; ancak tıp biliminin gerektirdiği tüm özen borcunu yerine getirmekle yükümlüdür.
- Eser Sözleşmesi: İmplant, zirkonyum kaplama, porselen lamine veya protez gibi belirli bir estetik ve fiziksel sonucun ortaya çıkarılmasının taahhüt edildiği tedaviler ise eser sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda hekim, sadece özen göstermekle kalmayıp, söz verdiği sonucu kusursuz biçimde teslim etmek zorundadır.
Başka Hekim Tarafından Yapılan Düzeltme Masrafı İstenebilir mi?
Evet, hatalı yapılan tedavinin düzeltilmesi amacıyla başka bir diş hekimine veya kliniğe ödenen ücretler, ilk hekimden ya da ilgili sağlık kuruluşundan maddi tazminat olarak talep edilebilir. Hukuken bu giderler “ek tedavi masrafları” veya “zararın giderilmesi giderleri” başlığı altında değerlendirilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 112 uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda borçlu, doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca eser sözleşmesi niteliğindeki işlemlerde TBK m. 475 hükümleri devreye girer. Bu madde uyarınca, yapılan işin ayıplı olması halinde iş sahibi (hasta), masrafları yükleniciye (hekime) ait olmak üzere aybın giderilmesini isteme hakkına sahiptir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hatalı uygulama nedeniyle hekim ile hasta arasındaki güven ilişkisi zedelendiği için hastanın aynı hekime tedavi olmaya zorlanması beklenemez. Dolayısıyla hasta, düzeltme tedavisini başka bir hekime yaptırabilir ve bu masrafların tamamını ilk hekimden talep edebilir.
Maddi Tazminat Talebinin Şartları ve İspat Süreci
Düzeltme masraflarının ilk hekimden hukuken tahsil edilebilmesi için davanın belirli hukuki şartları taşıması ve iddiaların somut delillerle ispatlanması gerekir:
- Tıbbi Kusurun Tespiti: İlk tedavinin tıp biliminin kurallarına ve tıbbi standartlara aykırı yapıldığının bilirkişi raporuyla (Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ana bilim dallarından alınacak raporlar ile) kesinleştirilmesi gerekir.
- Zararın Belgelendirilmesi: Başka bir klinikte yapılan düzeltme tedavisi için ödenen ücretlerin resmi fatura, serbest meslek makbuzu veya banka dekontu gibi evraklarla mahkemeye sunulması zorunludur. Belgelendirilmeyen soyut harcamalar tazminat hesabında dikkate alınmaz.
- Nedensellik Bağı: İkinci hekime ödenen bedelin, yalnızca ilk hekimin hatalı işlemini düzeltmek amacıyla yapılan zorunlu tedavileri kapsıyor olması şarttır. Hatalı tedaviden bağımsız olarak yaptırılan ekstra estetik müdahaleler bu kapsamda talep edilemez.
Görevli Mahkeme ve Süreç Nasıl Yönetilmelidir?
Özel hastanelerde, tıp merkezlerinde veya serbest çalışan diş hekimlerinin muayenehanelerinde meydana gelen malpraktis vakalarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi’dir. Dava açılmadan önce yasa gereği arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunludur. Hatalı tedavinin bir devlet hastanesinde veya üniversite hastanesinde gerçekleşmesi durumunda ise idareye başvuru ve ardından idari yargıda tam yargı (tazminat) davası açılması gerekmektedir.
Sonuç olarak, hatalı diş tedavisinin düzeltilmesi için başka bir hekime ödenen masraflar yasal yollarla ilk hekimden rücu edilebilir. Ancak hem tıbbi hem de hukuki açıdan karmaşık olan bu süreçlerde hak kaybı yaşamamak ve ispat yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmek adına uzman bir sağlık hukuku avukatından hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.

Anahtar Kelime : dis tedavisi hatasi

