Sağlık hukuku, hasta ve hekim arasındaki ilişkinin en temel unsurlarından biri olan “hekimin özen borcu” üzerine inşa edilmiştir. Bu borç, hekimin tıbbi müdahalenin her aşamasında, güncel tıp biliminin standartlarına ve etik kurallara uygun şekilde hareket etmesini gerektiren hukuki bir yükümlülüktür. İzmir gibi büyük şehirlerde sağlık hizmetlerinin yoğunluğu, bu konunun hem hastalar hem de hekimler için daha da önemli hale gelmesine neden olmaktadır. Özen borcunun ihlali, “tıbbi malpraktis” olarak adlandırılan hatalı tıbbi uygulamalara yol açabilir ve bu durumun hukuki sonuçları bulunmaktadır.
Hekimin Özen Borcunun Hukuki Dayanağı ve Şartları
Hekimin özen borcunun temeli, hekim ile hasta arasında kurulan ve genellikle “vekâlet sözleşmesi” olarak kabul edilen hukuki ilişkiye dayanır. Türk Borçlar Kanunu’na göre vekil, üstlendiği işi özen ve sadakatle yerine getirmekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, hekimden beklenen özen, orta düzeyde bir hekimin göstermesi gereken standart bir özendir. Bu, hekimin mesleki bilgi ve tecrübesini hastanın yararına kullanması, tıp biliminin güncel verilerini takip etmesi ve uygulaması anlamına gelir.
Özen borcunun somutlaşması için şu şartların varlığı aranır:
- Tıbbi Standartlara Uygunluk: Hekim, teşhis, tedavi ve takip süreçlerinde tıp biliminin genel kabul görmüş kural ve standartlarına uygun hareket etmelidir.
- Hastanın Durumunu Gözetme: Her hastanın durumu farklıdır. Hekim, hastanın bireysel özelliklerini, hastalığın seyrini ve olası riskleri dikkate alarak en uygun tedavi yöntemini seçmelidir.
- Aydınlatma ve Onam: Hekim, uygulanacak tıbbi müdahalenin niteliği, riskleri, alternatifleri ve başarı şansı gibi konularda hastayı yeterince bilgilendirmeli ve yazılı onamını almalıdır.
- Kayıt Tutma: Yapılan tüm tıbbi işlemlerin düzenli olarak kayıt altına alınması, özen borcunun bir parçasıdır ve ispat açısından kritik öneme sahiptir.
Özen Borcunun İhlalinde Deliller ve İspat Yükü
Bir tıbbi uygulama hatası (malpraktis) davasında, hekimin özen borcunu ihlal edip etmediğinin tespiti merkezi bir rol oynar. İspat yükü, kural olarak davacı olan hastadadır. Ancak Yargıtay kararlarına göre, hekimin tıbbi kayıtları düzgün tutmaması veya gerekli aydınlatmayı yaptığını ispatlayamaması gibi durumlarda ispat yükü hekime geçebilmektedir.
Davada kullanılabilecek temel deliller şunlardır:
- Hasta Dosyaları ve Tıbbi Kayıtlar: Ameliyat notları, tetkik sonuçları, konsültasyon raporları gibi tüm belgeler.
- Bilirkişi Raporları: Mahkeme tarafından atanan ve alanında uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetlerinin hazırladığı raporlar, davanın seyrini büyük ölçüde etkiler.
- Tanık Beyanları: Varsa, olaya tanıklık eden diğer sağlık personeli veya hasta yakınlarının ifadeleri.
Zamanaşımı Süreleri
Hekimin özen borcunun ihlali nedeniyle açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, hukuki dayanağa göre farklılık gösterir. Hasta ile özel bir hastane veya muayenehanesinde çalışan hekim arasındaki ilişki genellikle vekâlet sözleşmesi olarak kabul edildiğinden, bu tür davalarda zamanaşımı süresi 5 yıldır. Eğer hekimin eylemi aynı zamanda ceza kanununa göre bir suç teşkil ediyorsa (örneğin taksirle yaralama), daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir. Kamu hastanelerinde gerçekleşen hatalı tıbbi uygulamalarda ise dava, idareye karşı açılacağından, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde 5 yıl içinde idareye başvurulması gerekir.
Tazminat Yükümlülüğü
Hekimin özen borcuna aykırı davrandığının ve bu nedenle hastanın bir zarara uğradığının mahkeme kararıyla sabit olması durumunda, hekimin tazminat sorumluluğu doğar. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, hekimin en hafif kusuru dahi tam tazminat sorumluluğunu gerektirir. Tazminat, iki ana başlık altında toplanır:
- Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, ameliyat masrafları, ilaç bedelleri, çalışma gücü kaybından doğan zararlar ve gelecekteki ekonomik kayıpları kapsar.
- Manevi Tazminat: Hastanın çektiği acı, elem, ızdırap ve yaşam kalitesindeki düşüş nedeniyle talep edilen bir tazminat türüdür.
Sonuç olarak, hekimin özen borcu, sağlık hukukunun temel taşlarından biridir ve hem hastaların haklarının korunması hem de hekimlerin mesleklerini güvenle icra edebilmeleri için hayati önem taşır. İzmir’de bu konuda hukuki bir sorunla karşılaşan hasta ve hekimlerin, sürecin karmaşıklığı nedeniyle bir sağlık hukuku avukatından destek alması tavsiye edilir.

Anahtar Kelime : hekimin ozen borcu

