İdare Mahkemesinde Malpraktis Davası: Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sağlık hizmetlerinde hekimin veya sağlık personelinin bir kusuruyla kişinin zarar görmesi, hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından önemli hukuki süreçleri beraberinde getirir. Bu tür durumlarda en çok karşılaşılan hukuki terimlerden biri de “malpraktis”tir. Malpraktis, hekimin görevini yerine getirirken özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda ortaya çıkan zararlar anlamına gelmektedir.
Malpraktis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Malpraktis vakalarında hangi mahkemede ve hangi yolla dava açılması gerektiği, çoğunlukla sağlık hizmetinin hangi kurumda verildiğine bağlıdır. Sağlık hizmeti devlet hastaneleri veya kamu hastanelerinde verildiyse, yaşanan zarar kamusal bir eylemden kaynaklanmaktadır. Bu durumda ilke olarak tam yargı davası açılması, başka bir deyişle idari yargı yoluna başvurulması gerekmektedir.
- Devlet ya da belediye hastaneleri gibi kamu kurumlarında gerçekleşen malpraktis olaylarında idare mahkemeleri görevli mahkemedir.
- Özel hastanelerde veya özel muayenehanelerde yaşanan olaylarda ise, dava adli yargıda, yani asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Bu ayrımın temelinde Türk hukuk sisteminde idarenin sorumluluğu ve idareye karşı dava yollarında uygulanan kurallar yer alır (Anayasa m. 125, 2577 s. İdari Yargılama Usulü Kanunu).
Dava Yolu: Tam Yargı Davası ve Tazminat Talebi
Kamu hastanelerinde görev yapan bir hekimin eylemi nedeniyle zarar gören kişi, tazminat talebiyle doğrudan hekime karşı dava açamaz. Bu durumda zararın doğrudan idareye, yani sağlık hizmetini sunan kamu kurumuna karşı ileri sürülmesi gerekir. Tam yargı davası ise, idarenin kusurlu işlemi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini amaçlayan dava türüdür.
- İdare, zarar gören kişiye karşı sorumlu tutulur.
- Zarar gören, idareden tazminat talep eder.
- İdare, tazminatı ödedikten sonra olayda kusurlu olan hekime rücu edebilir. Bu durum 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuatta açıkça düzenlenmiştir.
Yargıtay ve Danıştay kararlarında da benimsendiği üzere, kamuya ait sağlık kuruluşlarında yaşanan malpraktis vakalarında idari yargı yolu zorunludur. Doğrudan hekime dava açılamaz, davalı olarak idare gösterilmelidir.
Yetki Kuralları: Dava Nerede Açılır?
İdari yargıda yetkili mahkeme, çoğunlukla davalı idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Yani zarara neden olan kamu hastanesi veya bağlı olduğu idari birimin merkezi, davanın açılacağı mahkemenin belirlenmesinde esas alınır (2577 s. İYUK m. 37).
Eğer malpraktis iddiasına dayanak teşkil eden olay farklı bir şehirde meydana gelmişse, olayın gerçekleştiği yerdeki idare mahkemesi de yetkili olabilir. Ancak başvuru öncesinde genellikle ilgili idareye zarar ve tazminat başvurusu yapılması zorunludur.
Başvuru ve Süreler
Kamu hastanelerinde yaşanan malpraktis olaylarında, tazminat talepleri için önce ilgili kurum ve idareye başvuru şarttır. İdare, başvuruyu reddeder veya 60 gün içinde cevap vermezse, idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Davanın açılma süresi ise, başvurunun reddinin tebliğinden veya 60 günlük sürenin dolmasından itibaren 60 gündür.
Sağlık Bakanlığı ve Resmi Gazete’de yayımlanan çeşitli mevzuat bu başvuru ve dava süreçlerinin nasıl işleyeceğini ayrıntılı şekilde düzenlemiştir.
Sonuç: Hastalar ve Hekimler İçin Bilinmesi Gerekenler
Malpraktis iddiasıyla dava açılacaksa, sağlık hizmetinin sunulduğu kuruma göre görevli ve yetkili mahkemenin doğru seçilmesi büyük önem taşır. Kamu hastanelerinde yaşanan zararlar için idari yargı yolu zorunludur ve dava doğrudan hekime değil, ilgili idareye yöneltilmelidir. Başvuru ve dava süreçlerinin tüm aşamalarında doğru hukuki adımların atılması, hak ve sorumlulukların korunması açısından gereklidir. Yargıtay’ın ve Danıştay’ın yerleşik kararlarında da vurgulandığı gibi, her somut olayda ilgili mevzuatın ve süreçlerin dikkatle uygulanması önerilir.

Anahtar Kelime : malpraktis davası

