İzale-i şuyu, yani ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine tabi olan taşınır ya da taşınmaz mallardaki ortaklık durumunu sona erdiren bir dava türüdür. Bu dava sonucunda mahkeme, malın niteliğine göre öncelikle aynen taksim (fiziki olarak bölünmesi) yoluyla, bu mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın sonlandırılmasına karar verir. Özellikle miras kalan mülklerde sıkça karşılaşılan bu durum, satış aşamasına geldiğinde paydaşlar (hissedarlar) için itiraz hakkı doğurabilmektedir. Mahkemenin verdiği satış kararı kesinleşmeden satış işlemlerine geçilemez.
İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Nedir?
Hisseli bir mülke sahip olan kişiler, aralarında anlaşarak bu ortaklığı her zaman sonlandırabilirler. Ancak anlaşma sağlanamadığı durumlarda, paydaşlardan herhangi birinin talebiyle “izale-i şuyu” davası açılabilir. Bu dava, tüm ortaklar için benzer sonuçlar doğuran bir nitelik taşır. Mahkeme, dava konusu malın fiziki olarak bölünmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirir. Eğer mal, değerinde önemli bir kayıp olmadan bölünebiliyorsa “aynen taksim” kararı verilir. Örneğin, geniş bir arazi paydaş sayısına göre parsellere ayrılabilir. Fakat bir apartman dairesi gibi bölünmesi mümkün olmayan mallar için genellikle satış kararı çıkmaktadır.
Satış Kararı Sonrası Süreç Nasıl İşler?
Mahkemenin ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar vermesinin ardından, kararın kesinleşmesiyle birlikte dosya, görevli satış memurluğuna gönderilir. Satış memurluğu, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre satış sürecini yürütür. Bu süreç genel olarak şu adımları içerir:
- Kıymet Takdiri: Satış memuru, bilirkişi marifetiyle satılacak malın güncel piyasa değerini tespit ettirir. Bu rapora itiraz edilmesi mümkündür. Kıymet takdirine yapılan itirazlar, ortaklığın giderilmesi davasına bakan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından incelenir ve verilen karar kesindir.
- Satış İlanı: Kıymet takdiri kesinleştikten sonra, satış memuru artırma şartlarını belirleyerek satış ilanını düzenler. Satış ilanının ilgili taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi yasal bir zorunluluktur.
- Açık Artırma (İhale): Belirlenen yer ve zamanda, genellikle herkese açık olarak elektronik veya fiziki ortamda açık artırma yapılır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, tüm paydaşların rızası olmadıkça satışın sadece ortaklar arasında yapılması mümkün değildir.
İzale-i Şuyu Satışına İtiraz: İhalenin Feshi Davası
Yapılan satışın usul ve yasaya aykırı olduğu düşünülüyorsa “ihalenin feshi” talep edilebilir. Bu, bir şikayet yolu olup satış işlemini gerçekleştiren satış memurluğunun bağlı olduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne (ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkeme) yapılır. İhalenin feshi, ihale tarihinden itibaren genellikle yedi gün içinde talep edilmelidir.
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, ihalenin feshi nedenleri kanunda sınırlı sayıda sayılmamıştır. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan bazı temel itiraz sebepleri şunlardır:
- Satışa Hazırlık Aşamasındaki Hatalar: Satış ilanının yasalara uygun şekilde yapılmaması, taraflara usulüne uygun tebliğ edilmemesi en temel fesih nedenlerindendir. Ayrıca, kıymet takdirinin üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen yeni bir değerleme yapılmadan satışa çıkılması da bir fesih sebebi olarak kabul edilmektedir.
- Artırmanın Yapılmasındaki Usulsüzlükler: İhalenin ilan edilen yer ve saatte yapılmaması, satış bedelinin mülkün değerinin çok altında kalması gibi durumlar ihalenin feshini gerektirebilir. Satış bedelinin, muhammen bedelin (belirlenen değerin) yüzde ellisini ve satış masraflarını karşılamaması durumu, mahkemece re’sen (kendiliğinden) dikkate alınması gereken bir fesih nedenidir.
- İhaleye Fesat Karıştırılması: İhaleye katılımın engellenmesi, tehdit veya hile ile ihale sürecinin etkilenmesi gibi durumlar, Türk Borçlar Kanunu gereğince ihalenin feshini gerektiren önemli sebeplerdir.
İtiraz Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
İhalenin feshi talebinde bulunan kişinin, bu usulsüzlük nedeniyle menfaatinin zarar gördüğünü ispatlaması beklenir. Ancak bazı durumlarda, yapılan usulsüzlük kamu düzenine ilişkin ise (örneğin satış bedelinin yasal sınırın altında kalması gibi) mahkeme bu durumu kendiliğinden dikkate alır. İhalenin feshi davası, basit yargılama usulüne tabidir ve mahkeme, talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yaparak kararını verir. Bu süreçte profesyonel bir hukuki destek almak, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
“`

Anahtar Kelime : sağlıkhukuku

