Kişisel Sağlık Verilerinin İhlali ve KVKK Kapsamında Sorumluluk
Kişisel sağlık verileri, bireylerin özel yaşamının gizliliği kapsamında en hassas verilerdendir. Sağlık verilerinin korunması, hem hastaların hem de sağlık profesyonellerinin hak ve yükümlülüklerini kapsamaktadır. Türkiye’de kişisel sağlık verilerinin korunmasına dair temel düzenleme, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile yapılmakta; ayrıca Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda da bu tür verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi karşısında yaptırımlar düzenlenmektedir.
Kişisel Sağlık Verisi Nedir?
Kişisel sağlık verisi; kişilerin kimliğiyle ilişkilendirilebilen, fiziksel ya da ruhsal sağlık bilgilerini içeren her türlü bilgiyi kapsar. Hastanede alınan tedavi bilgileri, laboratuvar sonuçları, ilaç kullanımı ve engellilik durumu gibi bilgiler sağlık verisi olarak nitelendirilir. Bu veriler, KVKK’ya göre “özel nitelikli kişisel veri” olarak özel koruma altındadır.
Kişisel Sağlık Verilerinin İhlali Nedir?
Sağlık verilerinin ihlali; bu verilerin, ilgili kişinin bilgisi ve rızası dışında, hukuka aykırı şekilde toplanması, açıklanması, paylaşılması, değiştirilmesi ya da silinmemesi gibi fiillerle gerçekleşir. İhlaller; hastane sistemlerinin hacklenmesi, yanlışlıkla hasta dosyalarının paylaşılması veya sağlık çalışanlarının yetkisiz erişimi gibi örneklerle ortaya çıkabilir. Bu gibi durumda hastaların mahremiyeti zarar görmekte, psikolojik veya sosyal açıdan olumsuz etkiler de doğabilmektedir.
Kişisel Sağlık Verilerinin Korunmasında KVKK’nın Rolü
KVKK’ya göre, kişisel sağlık verilerinin işlenmesi için açık rıza alınması esastır. Ancak bazı durumlarda, örneğin kamu sağlığının korunması, tıbbi teşhis ve tedavi hizmetlerinin yürütülmesi için sağlık verileri açık rıza olmaksızın da işlenebilir. Buradaki temel ilke; verilerin gizliliği ve güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunluluğudur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, sağlık kuruluşları ve hekimler, hasta bilgilerinin gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.
İhlal Durumunda Hukuki Sorumluluklar
Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi halinde doğan sorumluluklar, idari, hukuki ve cezai olarak üç başlık altında toplanabilir:
- İdari Sorumluluk: Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından, veri sorumlusu kişilere ve kurumlara idari para cezaları uygulanabilir. Özellikle gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmaması halinde yüksek miktarlarda cezalar söz konusu olabilir.
- Hukuki Sorumluluk (Tazminat): Türk Borçlar Kanunu m. 49 kapsamında, kişilik haklarının ihlali nedeniyle zarara uğrayan kişiler, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler. Mahkemeler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, kişisel verilerin ihlal edilmesinde kusurlu olan kurum veya kişileri sorumlu tutmaktadır.
- Cezai Sorumluluk: Türk Ceza Kanunu’na göre kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi, ele geçirilmesi veya başkasına verilmesi suç olarak düzenlenmiştir. Sorumlu kişiler hakkında hapis cezası öngörülmektedir.
Sağlık Çalışanlarının ve Kurumların Yükümlülükleri
Sağlık kurumları ve çalışanları, hasta mahremiyetinin korunması amacıyla güçlü bir gizlilik politikası oluşturmalı; elektronik kayıt sistemlerinde yetkisiz erişimi önleyici teknolojik altyapı kurmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı kılavuz ve genelgeler de, sağlık verilerinin işlenmesinde uyulması gereken temel ilkeleri düzenlemektedir.
Sonuç olarak, kişisel sağlık verilerinin ihlali, hem hastalar hem de sağlık hizmeti sunanlar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Hukuka uygun veri işleyen, gizlilik yükümlülüklerine sadık kalan sağlık hizmeti sunucuları ve hekimler, yasal yaptırımlardan korunmuş olacaktır.

