Kordon Kanı Bankacılığında Depolama Hataları Ve Zarar

Sağlık hukuku hasta hakları yasal süreç

Kordon Kanı Bankacılığının Hukuki Boyutu ve Depolama Hataları

Kordon kanı, doğumun hemen ardından bebeğin göbek kordonunda kalan kandır ve “kök hücre” açısından son derece zengin bir yapıya sahiptir. Bu kök hücreler, lösemi gibi kan hastalıkları başta olmak üzere 80’den fazla hastalığın tedavisinde kullanılma potansiyeli taşımaktadır. Bu değerli biyolojik materyalin gelecekteki olası hastalıklar için bir tedavi umudu olarak saklanması, kordon kanı bankacılığı hizmetini doğurmuştur. Aileler, çocuklarının gelecekteki sağlığını güvence altına almak amacıyla özel veya kamu bankalarıyla anlaşarak bu hizmetten faydalanmaktadır. Ancak bu süreç, ciddi hukuki sorumlulukları da beraberinde getirmektedir.

Kordon Kanı Bankası ile Aile Arasındaki Hukuki İlişki

Aile ile kordon kanı bankası arasında kurulan ilişki, hukuki niteliği itibarıyla bir “saklama sözleşmesi” olarak kabul edilir. Bu sözleşme çerçevesinde banka, teslim aldığı kordon kanını belirlenen bilimsel ve teknik standartlara uygun olarak saklamayı ve talep edildiğinde iade etmeyi taahhüt eder. Aile ise bu hizmet karşılığında belirlenen ücreti ödemekle yükümlüdür. Bu sözleşme, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ve Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı Kordon Kanı Bankacılığı Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenir.

Bankanın en temel borcu, sakladığı kordon kanını özenle muhafaza etmektir. Bu özen borcu, sadece fiziksel korumayı değil, aynı zamanda kordon kanının biyolojik özelliklerini ve kullanılabilirliğini yitirmemesi için gerekli tüm tıbbi ve teknik şartların sağlanmasını da kapsar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür profesyonel hizmet sunan kuruluşlardan beklenen özen seviyesi, sıradan bir saklama hizmetinden çok daha yüksektir.

Depolama Hataları ve Sorumluluk Halleri

Kordon kanının depolanması sürecinde meydana gelebilecek hatalar, bu değerli materyalin kullanılamaz hale gelmesine ve ailelerin gelecekteki tedavi umudunun yok olmasına neden olabilir. Bu hatalar, ciddi hukuki sonuçlar doğurur.

Sık Karşılaşılan Depolama Hataları:

  • Sıcaklık ve Saklama Koşullarının İhlali: Kordon kanı, genellikle -196 derecedeki sıvı azot tanklarında dondurularak saklanır. Bu sıcaklık zincirinin kırılması, kök hücrelerin canlılığını yitirmesine neden olur.
  • Kontaminasyon (Bulaşma): Saklama sürecindeki hijyenik olmayan koşullar, kordon kanına bakteri veya mantar gibi mikroorganizmaların bulaşmasına yol açabilir. Bu durum, kanın tıbbi kullanımını imkansız hale getirir.
  • Kayıt ve Etiketleme Hataları: Saklanan ünitelerin yanlış etiketlenmesi veya kayıtların karışması, doğru kordon kanının sahibine ulaştırılamamasına neden olabilir. Bu durum, telafisi imkansız zararlara yol açar.
  • Teknik Arızalar ve İnsan Hatası: Dondurucu sistemlerdeki arızalar, elektrik kesintileri veya personelin dikkatsizliği gibi nedenlerle saklama koşullarının bozulması da bankanın sorumluluğunu doğurur.

Hukuki Sorumluluğun Dayanakları

Depolama hatası nedeniyle kordon kanının zarar görmesi durumunda, kordon kanı bankasının hukuki sorumluluğu gündeme gelir. Bu sorumluluk temel olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayanır.

Haksız Fiil Sorumluluğu (TBK m. 49 vd.): Kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bankanın saklama koşullarını ihlal etmesi, personelin ihmali veya dikkatsizliği “kusurlu bir fiil” olarak kabul edilir ve ortaya çıkan zararın tazmin edilmesini gerektirir. Yargıtay’ın tıbbi uygulama hatalarına ilişkin kararlarında da, sağlık kuruluşlarının organizasyon kusurlarından ve çalışanlarının eylemlerinden sorumlu olduğu prensibi benimsenmiştir.

Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Sorumluluk: Banka ile aile arasındaki saklama sözleşmesi, bankaya kordon kanını özenle muhafaza etme borcu yükler. Bu borcun ihlali, sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve ailenin maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını doğurur.

Zararın Kapsamı ve Tazminat Talepleri

Depolama hatası sonucu kordon kanının kullanılamaz hale gelmesi, aile için hem maddi hem de manevi bir zarar oluşturur.

  • Maddi Tazminat: Ailenin kordon kanı bankasına ödediği toplama, işleme ve yıllık saklama ücretleri maddi zararın ilk kalemini oluşturur. Bunun ötesinde, ileride kordon kanının kullanılması gereken bir hastalık ortaya çıktığında, alternatif tedavi masrafları da maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
  • Manevi Tazminat: Ailenin, çocuklarının gelecekteki sağlığı için bağladığı umudun ve beklentinin boşa çıkması, duydukları elem, keder ve hayal kırıklığı nedeniyle manevi tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Yargıtay, manevi tazminatın amacının zenginleşme olmadığını ancak zarar görende manevi bir tatmin duygusu yaratması gerektiğini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak, kordon kanı bankacılığı yüksek düzeyde bir özen ve profesyonellik gerektiren bir sağlık hizmetidir. Bu hizmetin sunumunda meydana gelecek depolama hataları, bankaların ciddi tazminat sorumlulukları ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bankaların, Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine ve uluslararası standartlara harfiyen uyması, teknik altyapılarını sürekli güncel tutması ve personel eğitimine azami önemi göstermesi hukuki bir zorunluluktur.

“`
Sağlık hukuku hasta hakları yasal süreç
Anahtar Kelime : sağlık hukuku

Bir Cevap Yazın

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız